Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
136
 

Embriyo savaşı...

Embriyo savaşı...
 

Görsel internetten alınmıştır.


Hollywood oyuncularından Sofia Vergara isimli kızımız iki yıl önce nişanlısından ayrılmış. Mutlu günlerinde bu çiftimiz ileride çocuk sahibi olabilmek için bir sağlık merkezine başvurarak, kızımız yumurtasını, oğlumuz da spermini vermiş ve iki embriyo oluşturulmuş. Tabii bu embriyolar dondurularak zamanı geldiğinde dünyaya gelmek üzere saklanmış.

Gelin görün ki bu uygulamadan altı ay sonra ünlü çiftimiz, hanım kızımızın haşin tavırları nedeniyle ayrılmış.

Eski nişanlı da bu embriyoların korunması için mahkemeye başvuruda bulunmuş, hani spermleri ziyan olsun istememiş ama kızımız bunu kabul etmemiş. Dava nasıl sonuçlanır bilemiyorum…

Bazı erkekler spermlerini nerelere saçtığını bile hatırlamazken, bir erkek embriyosuna sahip çıkıyorsa, nedeni ne olursa olsun bu güzel bir şey doğrusu.

Oysa bizde öyle erkekler var ki, eşiyle boşanmadan sonra çocuğuna asla sahip çıkmaz.

Eski eşine kızdığı için çocuğuna nafaka dahi ödemez.

Karısı ölmüşse, yerine gelen ikinci eşle arası açılmasın diye çocuklarını aile büyüklerine bırakır, yeni hayatında gülüp eğlenir.

Rahmetli annemin söylediği bir söz vardı; “Erkek, eşi hayattayken çocuklarına bir gözü kör olur, karısı ölür ya da boşanırsa iki gözü birden kör olur” derdi.

Mutlaka o da çevresinde gördüklerinden etkilenerek böyle ifade ediyordu erkeğin çocuğuna olan sorumluluğunu ya da sorumsuzluğunu. Çok da haksız değil hani…

Ancak hepsi böyle değil elbette erkeklerin. Tüm erkekler böyle dersek başımıza taş yağar maazallah…

İş yerimin önünde her sabah bembeyaz önlüğüyle simit satan bir amcamız vardı. Kahvaltı yapmadığım günlerde simit alırdım ondan. Çok güler yüzlü, melek gibi bir insandı. Eşi öldükten sonra üç yavrusunu okutabilmek için çırpınıyordu. Neden evlenmediğini sorduğumda boynunu büktü, ”Çocuklarımı üvey anneye emanet etmek istemedim” dedi.

Unutulmaması gereken şu;

Bu çocukları biz kendi arzumuzla dünyaya getiriyoruz, onlar istediği için değil. O halde, sorumluluğunu da birlikte yükleneceğiz. Çocuklarımızı en iyi şekilde hayata hazırlamak boynumuzun borcu olmalı. Evlilik bitse dahi, çocukların üzerindeki sorumluluğumuzu iliklerimizde hissedeceğiz, hissetmeliyiz. Aksi takdirde bir sürü sorunlu insan, sayemizde toplumda yerini almış olacak. Belki de geleceğin suçlularını oluşturacak bizim sorumsuzluğumuz…

Çocuklarımızı sevelim. Sevginin aşamayacağı hiçbir sorun yoktur…16 Nisan 2015

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizdeki sorun eğitimle de çözülmez. Genetik kodlamamızla oynanması gerekir! O nedenle ne onlarda ne de bizde olanlara şaşırmamak lazım:( Ne zamanki erkeklerimizin beyni kafaya, aklı uçkurdan taşınır, işte o zaman bir şeyler değişebilir. Sabır ve selametle.

Ata Kemal Şahin 
 24.04.2015 20:27
Cevap :
Çok haklısınız Ata Kemal Bey. Genetik bir problem olmalı. Yoksa nasıl izah edilebilir. Gün 24 saat akıl başa gelmiyor belli bir bölgeden...Selamlar, mutlu kalın...  26.04.2015 12:24
 

Sevgili Ayşegül Hanım, sorumsuz olanlar kadar kendini düşünmeden evlat hatırına şehir şehir gezen babalar da var. Benim babam gibi... Daha birkaç gün önce esprisini bile yaptım hatta. İnsan anne babasını ve kardeşini seçemez geriye kalan herkes insanın seçimine bağlıdır diye. Dünyaya bir kere daha gelsem ilk duymak istediğim ses, tutmak istediğim el yine onların olurdu. Çok güzel ve ince düşünülerek yazılmış bir yazıydı.. Sevgilerimle..

Papatya Tarlası 
 21.04.2015 15:03
Cevap :
Teşekkür ediyorum sevgili Papatya Tarlası. Fedakar, cefakar babalarımız her türlü saygıyı hak ediyorlar. Ne güzel evlat yetiştirmiş sizin gibi. Ona da size de ne mutlu. Kadir kıymet bilmek ayrı bir meziyet. herkes sorumluluğunun farkına varabilse dünya ne güzel olurdu...Selamlar, mutlu kalın...  22.04.2015 22:36
 

İnsan hayatının değerli olduğu gelişmiş memleketlerde demek ki canlının değeri daha spermken başlıyor. Fark bu! Çocuklar hakkında ne kadar yazılsa azdır. Dediğiniz gibi, geleceğin suçlularını toplum kendi elleriyle hazırlıyor. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 21.04.2015 12:53
Cevap :
Maalesef öyle. Hiç kimse doğuştan suçlu değildir. Onu suça iten ne yazık ki çevre. Tüm çabamız onları korumak olmalı oysa...Selamlar, mutlu kalın...  21.04.2015 13:28
 

Merhabalar. Bazıları var ki, sadece cinsel arzularını tatmin etmek için yola çıkmıştır. İşte onlar asla ne embriyonlarına, ne de dünyaya getirdiklerine sahip çıkmazlar. İşte o sahip çıkmayanlara hayvan gibi desem, hayvanlara da hakaret etmiş olurum. Kısaca insan demek mümkün değil. Embriyonuna sahip çıkanı da taşıdığı sorumluluktan dolayı tebrik ederim. Sorumluluklarımızı bilme öğretisi ile ilgili bu güzel paylaşımınızdan dolayı kaleminizi ve yüreğinizi kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim.

Recep Altun 
 19.04.2015 15:41
Cevap :
Merhaba Recep Bey. Sorumluluk sahibi olmayan insanlar serseri mayın gibi aramızda dolaşıp dururlar. Kazara dokunursanız size en büyük zararı verirler. Allah'ım uzak tutsun öylesine sorumsuzlardan. Teşekkürler...Selamlar, mutlu kalın...  23.04.2015 23:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1424
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster