Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
5657
 

Emekli öğretmenin düşlerinde...

Emekli öğretmenin düşlerinde...
 

Emekli öğretmenin düşlerinde, bir çocuk gülücüğü vardır, kara tahtada yankılanan...

Bitmemiş bir dersin, zil sesleriyle yarım kalmışlığı vardır.

Yoklama defterinin, ezberlenmiş öğrenci numaraları arasında bir kopukluk vardır.

Çocukların bakışındaki gizemlerin, dertlerin, sıkıntıların  belleğe kazınmışlığı vardır ..

Zil seslerine karışmış, hıçkırıklar vardır.

Emekli öğretmenin düşlerinde, bir çocuk ağlamakta, kalemini kaybetmiş olmaktan.

Öğretmen şairlerimizden, Ömer Zeki Defne, şu şiirini emekli öğretmenler için söylemiş olmalıdır diye düşünüyorum.

Zil çalacak...

Sizler derslere gireceksiniz bir bir

Duyacağım, evlerden, kırlardan, denizlerden

Ta içimden birisi gidecek ardınızdan uça ese...

Ama ben, artık gitmeyeceğim. ”

Öğretmen emekliliği, en zor emekliliklerden biridir. Bu durum ilkokul öğretmenleri için daha zor bir durumdur.

Çocuklarla çocuklaşan, büyüyemeyen öğretmen, emekli olduktan sonra büyümeye çalışıyor ama başarılı olamıyor.

Osmanlı döneminde ilkokul öğretmenlerinin tanıklığının kabul edilmemesi gerçeklerle örtüşüyor gibi.. Büyüyememek. Arınamamak duygusallıktan.

Küçük dostlarını özler dururlar, onlarla oynamak isterler. Onların düşlerine ortak olmak isterler.

Büyüdükçe bozuluyor gizemler,büyüler ve koyulaşıyor renkler...

Bir çocuk koşuyor, bir çocuk gülüyor ve biri de ağlıyor, ağıtlarını siliyor düşlerinde teker teker...

Ali gel, okul açıldı, Zil çaldı. Dersler başladı düşlerinde. Fatma yine mi gelmedi okula, annesi hâlâ iyileşemedi mi !...

Babasına, kardeşlerine yemek pişirecek Ayşe. Mehmet’ in boya sandığı boyundan büyük ve üç kardeşi ekmek beklemekte ondan. Hesap işlerini iyi bilir Mehmet, matematikte kimse geçemez onu. Boyaya batmış elleriyle boncuk gibi de yazı yazar kaderine inat.

Müfettişin sorduğu soruyu bilemediği için ağlayan sulu gözlü Zehra, şimdi sen müfettişlerden daha iyi biliyorsun. Onlara ders veriyorsun. Yoksa hala gözlerinde o anı mı saklayıp duruyorsun. ” Öğretmenim seni mahcup ettim diyebilme inceliği ve duygusallığını taşıyor musun koskoca yüreğinde..

Yıllarca öğretmenini arayan ve bulan Münir, ne kadar mutlu ettin öğretmenini genç bir edebiyat öğretmeni olarak, şimdi hep aklındasın öğretmeninin, tekrar görüşmek için....

Özkan’ ı vuran hain kurşun hala dolaşıyor, öğretmeninin yüreğinde.

Öğretmenin düşlerinde silinmez anıları vardır, yıllara meydan okumuş. Ve gülücükleri hep asılı durur pembe bulutlarda...

Bir gün tekrar yeniden ikinci yaşamında, öğrencileriyle buluşmak ve evcilik oynamak düşlerini kurmaktadır.

Emekli öğretmenin düşlerinde, kara tahtadan silinmemiş ve silinmeyecek anıları durmadan canlanır durur....

Bu yazımı, bir emekli öğretmen olarak, bizlere büyük emeği geçen devrimci sevgili emekli öğretmenim Ali Vural'a adıyorum...

Ellerinden öpüyorum öğretmenim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel anlatmışsınız, öğrenci sevginizi anlamamak mümkün değil. Siz gibi öğretmenlere çok rastlanmıyor. Saygılarımla...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 20.03.2007 17:35
Cevap :
Teşekkür ederim Sıla, Çoğu insan anılarıyla yaşar,emekli öğretmenlerin anıları daha canlıdır.Belki yaşamı güzel kılan da budur. Esenlikler dileğimle...  20.03.2007 18:30
 

Hocam hep merak ettiğim birşey vardır..Bir öğretmen tüm öğrencilerinin hepsini hatırlayabilirmi?...Yada sınıfta ayrım yaptığı öğrencileri olur mu?..Saygılar

Sema CURUK 
 16.03.2007 22:52
Cevap :
Sema hanım merhaba, Çok güzel ve yerinde bir sorunuz var. İlkokul öğretmenleriyle,ortaöğretim öğretmenlerinin farklılığı var. Ortaöğretim öğretmenlerinin girdiği dersler çok az olduğundan , öğretmenler ancak sınıfın çok çalışkanlarını ve çok yaramazlarını tanırlar ve unutmazlar İlkokul öğretmenleri için durum çok farklı ilkokul öğretmenleri öğrencileriyle hep beraberler,olağanüstü bir durum olmazsa bu beraberlik beş yıl sürüyor. Öğretmen bu sürede öğrenciyi en iyi şekilde tanıdığı gibi ailesini de tanıyor.Çok sıcak ve yakın bir ilkişki bu.Bu emekli öğretmenlerin bu ilşkiden koptuğu anlamını doğurmuyor. En azından düşlerinde yaşatıyorlar,benim gibi... Saygı ve sevgilerimle esenlikler diliyorum..  17.03.2007 22:43
 

Hocam ,ben şimdi bile öğretmenlerimi gördüğümde ellerini öpüyorum.Bakıyorum,şimdilerde böyle bir adet yok . Üzülüyorum.Nesil iyice bozuluyor.Ne yapmak lazım?

Ahmet Balcı 
 16.03.2007 22:30
Cevap :
Sayın Balcı, Bazı güzel değerlerimiz zamana yenik düşüyor. Sizin oğlunuz veya kızınızda yıllar sonra aynı soruyu yöneltecek. Ahmet Bey zor bir durum doğrusu, yaşarken bazı toplumsal değerlerimizin kaybolup gitmesini görmek... Yaşam bu bakalım ne biçim yeni değerler sunacak önümüze.. Saygı ve sevgilerimle esenliler dilerim.  17.03.2007 22:50
 

O anları bir kez daha yaşamak isterdim. Dünyaya bir daha gelsem yine öğretmen olurdum.Düşler en güzel olanıdır...

Müyesser Saka 
 16.03.2007 11:59
Cevap :
Teşekkür ederim meslektaşım,öğretmenin duygularından öğretmenler anlıyor galiba..bu da çok doğal bir durum. Ben de sizin gibi düşünüyorum,Dünya'ya tekrar gelsem yine öğretmen olmak isterdim. Saygı ve sevgilerimle esenlikler dilerim.  16.03.2007 14:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1368
Toplam yorum
: 1900
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster