Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
659
 

Emekliler AİHM yolunu öğrenmeli

Emekliler AİHM yolunu öğrenmeli
 

AİHM anlatan bir görüntü (sanal ortamdan alınmıştır)


Devletin emeklilik uygulamalarının ne kadar zalimane olduğunu artık herkes biliyor. Yıldan yıla kentlileşen ülkemizde ne kadar umarsız da olsanız emeklilerin içine atılmak istenilen açmazların ne kadar çok olduğunu görmemek mümkün değil.

Kendimizi hiç bir ülke ile karşılaştırmadan ve kendi imkanlarımız ölçüsünde düşünsek bile yanlış giden binlerce açmazın içinde yüzmekte olduğumuz çok açık bir biçimde görülecektir. Çünkü hakkımızı aramak için önümüzde onlarca engel vardır. Çünkü ne övünülecek bir hukuk düzenimiz var ne de 'daha çok çalışalım, namerde muhtaç olmayalım' diyenimiz var bu ülkede.

Dün Başbakan ERDOĞAN tarafından açıklanan kademeli zam ben dahil yedi milyon üç yüz bini aşkın işçi ve memur emeklisini memnun etmemiştir.

Sayın Başbakan: Emekli vatandaşların maaşlarını iyileştirme noktasında devrim niteliğinde düzenleme yaptık, demiş.

Çok geniş bir nüfusu ve yıllardan beri çok dengesiz seyreden maaş uygulamalarını her gün tartışan emekliler dün sayılara dökülmüş olan 'iyileştirme noktasında' nasıl durabilirler? Bence bu 'iyileştirme noktasında' her hangi bir 'd e v r i m' yapılamayacağını tahmin edebilmek için müneccim olmaya gerek yok.


Küresel Kriz ortamında ne gibi sorunlara duçar olunduğu, zengin ile fakirin, çalışan ile emeklinin, yoksullar ile işsizlerin, ihale alabilenler ile ihale alamayanların ne durumda olduğunu en iyi Devlet bilir. Bütün bu bilgilere ve kötüye gidişe rağmen uygulanmasına karar verilen 'iyileştirme zammı' hiç de iç açıcı olmamıştır.

Bilindiği gibi emekli en küçük ekonomik kıpırtıda bütçe açığı veriyor. TÜİK'in açıklamış olduğu verilere ne ben ne de çoğu tanıdıklarım inanmıyor. Yaklaşık kırk yıldan beri biliyoruz ki sayılar da yalan söyleyebilir. Yaklaşık otuz yıldan bu yana istatistik araştırmalarının bağımsız olmadığını ve belirli listelere göre ulaşılan verilerin ise millete inandırıcı gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Bana göre Devlet emeklisine çalışırken derecesine ve kademesine göre ödemiş olduğu 'çıplak, giydirilmemiş olan maaşı' ödemek zorundadır. Bilinmelidir ki şu an emekli olan kişinin çalışırken aldığı maaş, onun müktesebidir. Emekli ikramiyesi de o kişinin çalışırken maaşından yapılan kesintilerin toplamıdır.

Çalışırken Başbakanlık Müsteşarı'nın aldığı maaşa göre kıyaslanarak ödemesi yapılan memur, emekli olduktan sonra o maaşının sanırım en çok %40'ını ancak alabilmektedir. Bazı istisnalar olsa bile emekli olan memurun 'hal-i pür melâli' budur. Bu da sayıları yedi milyonun üstündeki işçi ve memur emeklilerinin maddi yönden içine düşürüldüğü durumun bir göstergesidir.

Bu itilmişliğin manevi yönlerinin ise ne kadar çok boyutlu olduğunu siyasiler tahmin etmeye çalışırlarken, yaşayanlar ile bu alanların uzmanları hastalığın teşhisinde hiç de zorlanmayacaklardır.

Unutmayalım ki emekli bir kişi ki çalışarak kendi ekonomisine olduğu kadar dünya ekonomisine de katkıda bulunmuştur. Bu yüzden emeklilik bir çalışan için içine düşülen bir kör kuyu değil, çalışmalarından dolayı ödüllendirildiği bir ömür parçası olmalıdır. Bu yüzden de çalışırken hak ettiği maaşına bağlı olarak kurmuş olduğu hayat seviyesini ince hesaplara feda etmeden yaşamak ve yaşatılmak zorundadır.

Kaynak yetersizliği, yatırımların gerekliliği, kalkınmış ülkelerdeki uygulamalar ile milli gelir oyunları bu işe hiç mi hiç bulaştırılmamalıdır. Çünkü olayın özünde yeteri kadar ve verimli çalışmayan bir Devlet ve iş düzenimizin olduğunu gerçeği vardır. Açıkçası eğer gerektiği gibi çalışılsa bu ülke insan gücü ve kaynakları bakımından dünyadaki çoğu ülkenin önüne geçebilecek güçtedir.

Anlaşılan o ki biz yine bütün kaynaklarımızı çarçur ederek eski tas eski hamam yaşamaya sarılacak ve çok acı da olsa IMF adlı ahtapotun kollarına koşmakta hiç bir beis görmeyeceğiz. Geleceğimizi yine ipotek altına aldıracağız. Oh ne dünya be!

İçinde binlerce güzellikleri taşıdığına inandığım HUKUK DEVLETİ olmak bu mudur? Konut, sağlık, eğitim, çalışma hayatı ve özellikle de günden güne çözüm bekleyen emeklilik düzenimiz; uygulanmasına çalışılan Hukuk Devleti anlayışına uygun olarak gelişmektedir.

Bana göre Emekli Dernekleri kendilerince 'yasalara saygılı olmak tutkusu ile' uyumakta ve bir kaç cümlelik bildiriler ile eski mevzilerine çekilmektedirler.

Sözün özü: Gelişen durumlar çerçevesinde artık bütün emeklilerin müktesep maaş haklarının elde edilmesi için gerekli yerlerde dava açılmalıdır. Gerekir ise AİHM de gidilmelidir. Çünkü iç hukukumuz dört bir yandan elimizi kolumuzu bağlamış bulunuyor. Bu yüzden artık emekliler de AİHM yolunu öğrenmeli.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sadece emeklilerin değil, Türkiyede "hizmet değer endeksi" olmadığından ücretlerin tamamında çapraşıklık var ve hiç bir iktidarın düzeltmeye gücü yetmiyor veya niyeti yok. Tüm ücretler bir tabloda toplansa çok garip karamizah durumlar ortaya çıkar ve DPT neyi planlar anlama mümkün değildir.? güzellikler diliyorum.

Kadri KANPAK 
 08.01.2010 10:02
Cevap :
KADRİ Bey bu konuları bilen bir kişi olarak yaşanan açmazlarımızın en can alıcı yönlerini dile getirdiğiniz için teşekkürlerimi sunarım.Çoğu konuda olduğu gibi ne yazık ki FEODAL AĞALAR dahil çok değişik alanlarda oluşmuş bulunan diğer BASKI GRUPLARI ne yazık ki ne kadar iyi niyetli olsalar bile hükumetlerin ellerini kollarını bağlıyorlar.Bu da hizmetlerde ve üretim alanlarında çalışanların;mutsuzluklarını ve kır kanaat geçinmeye mahkum olmalarının temelidir.Asgari ücretten tutun da konut edinebilmenin zorluklarına,ücret dengesizlikleri yanında emeklilikteki dengesizliklere kadar uzanan bir kumkuma içinde boğuluyor yurttaşlarımız.Ben emekli olmadan önce bilmezdim hayatın bu kadar dengesiz ve Devletin bu kadar adaletsiz olduğunu.Yazmış olduğunuz gibi bir 'KARA MİZAH' içre yaşanılıyor.Bir de emeklinin çalışmaması için başkaca ağlar da örülmüş:Yüzbinlerce yararlanılacak uzman emekli var ülkemizde: Kurslara, yüksek okullara, Küçük San.Siteleri ile OSB'ne alınamaz mı bu tecrübeli kişiler?U  08.01.2010 20:44
 

memur emeklilerinin zammı olmadığı gibi sayın başbakanımız ağzına dahi almadı.ama biz memur emeklileri olayı kavradık...

yasar siginç 
 07.01.2010 23:42
Cevap :
Durum ortada YAŞAR Kardeş. Görünen köy kılavuz istemez. Bana göre EMEKLİLER İÇİN artık bıçak kemiğe dayanmıştır: ben de diğer MİLYONLARCA EMEKLİ GİBİ gün gelir de DEVRİM niteliğinde bir 'iyileştirme' yapılabilir diye bekliyordum inanın. UMUT doluydum MİLYONLAR adına. Oysa ADALETLİ KALKINMA kapsamında bir de baktım ki dağ fare doğurdu! Bence İç Hukuk yolları baştan sona tıkalıdır. Çünkü yürürlükteki yasalar birbirini 'nakz ederek' yani yer yer yamultarak MÜKTESEP HAK olayını emeklilik aşamasında ortadan kaldırmaktadırlar. Oysa benzeri durum oranlama yapılır ise Milletvekili Emeklileri için hiç de böyle değil. ADALET var mı? YOK! İşte bu yüzden EMEKLİ DERNEKLERİ adı altında iyi niyetle kurulmuş olan STK'na; aracılığınızla bir kere daha sesleniyorum: İÇ HUKUK yolları sanırım biz emeklileri ödenen maaşlar kapsamında ne iyileştirecek ne de 'devrim' adlı bir oluşum ile emeklileri maddi sıkıntılarından kurtaracaktır. Bu yüzden de bir an önce AİHM'nin yollarına düşülmelidir. Sanırım orada   08.01.2010 16:05
 

İçerde hukuk ne kadar işliyor ki, hele de mağdursanız. Eee bu ülkede emekli de en çok mağdur edilen. Piyasaya gelen zamların yanında, emekliye yapılan zam nedir ki? Bence de gidilmeli. Elinize sağlık, selamlarımla...

n. 
 06.01.2010 11:26
Cevap :
NİLÜFER Hanım Türkiye'nin ne durumda olduğunu siz de biliyorsunuz:Milletimizin içinde sürüklenmekte olduğu sarmalın biri bitiyor, diğeri başlıyor ne yazık ki.Benim kuşağımın yaklaşık üçte biri İslam'da Sosyal Adalet uygulamaları ile Selçuklu ve Osmanlı'daki sanat ve ticaret erbabının yüksel kişiliklerini öğrenerek büyüdük. Devletimizin sırtındaki yüklerin ne kadar ağır olduğunu bilsek de Batılaşma anlamında sürdürülen teslimiyetçilik ne yazık ki sizin de bir yazınızda değindiğiniz gibi 1940'lardan beri yakamızı bırakmamıştır. Bu cennet vatanın zenginlikleri ile Devletin gücü birleştirilemediği ve çalışkan olmaya yönlendirilmediğimiz için zelil bir durumdayız. Ne yazık ki bir avuç mutlu azınlık her iktidarın elini kolunu bağlamış;çalışma ve emeklilik yasalarının kördüğümünü çözdürmemek için öğütlemiştir. Bu ezberlerin bozulması gerekiyor. Bunlardan biri de HAK ARAMA konusundaki uyuşukluğumuzdur.Bu açıdan denize düşmüş olmak bakımından AİHM emeklilik konusunu çözebilir diye düşünüyorum  07.01.2010 1:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster