Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1725
 

Emeklilik mi malullük mü?

Emeklilik mi malullük mü?
 

emeklilik malüllük mü


Emeklilik ile ilgili yapılan düzenlemeler sadece emekli olabilme yaşının altmışa mı çıkması? Herkes bu olaya yüzeysel bakarken biz biraz detaylara inelim.

"Emeklilik yaşı 60" ne anlama geliyor?

Altmış yaşına kadar çalışacaksın anlamına gelmiyor tabiki... Bu yaş senin emeklilik maaşını almaya başlayacağın yaş. Kırk yaşında prim ödeme günlerini dolduran bir kişi isterse o gün, "ben yoruldum arkadaş, buraya kadar" diyebilir. Ancak olayın püf noktası şu ki bu emekliye altmış yaşını doldurana kadar maaş bağlanmayacak. Peki çoğunluk ne yapar? Geçimini sağlayabilmek için ya başka işlerle uğraşır ya da altmış yaşına kadar çalışmaya devam eder.

Devlet dairelerine "gasılhane" projesi...
Hani derler ya cenaze bekletilmez, hemen definedilmeli; zaten kalp krizi riskleri genç yaşlara inmiş, ömür standartları kısalmış olan bir ülkede yaşarken, emekliliğini görebileceklerin sayısı gittikçe azalacak, görevi başında vefat edenlerin artması sonucu devlet dairelerinde gasılhane hizmeti de verilmeye başlanacak. Kamu sınavları ile memur alımlarında "devlet dairelerinin gasılhane müdürlüklerine personel alımı" ilanlarını görürseniz şaşmayın.

Emeklilik ikramiyeleri tarihe karışıyor...

Peki vatandaş prim gün sayısını doldurduğunda emekli olmak isterse, maaşının bağlanmasını bekleyene kadar geçimini nasıl sağlayacak.

Alternatif 1: Köyü varsa, köyüne yerleşip hayvancılık yapacak. İşine sabah gidip akşam gelerek düzenli bir yaşamı olan bu vatandaş, hayvancılığa başlayınca kendisini bir sürü görev ve gerekirse fazla mesailerin içinde bulacak.. Yem, bakım, barındırma ve benzeri konularda muhasiplik yapacak, düzenli bakımlarını yaparak işçilik görevini yerine getirecek, hastalıkları ile ilgilenerek sağlık işleri memurluğunu yapacak.

Alternatif 2: Şehirde yaşıyorsa bir dükkan satın alacak veya mevcut yan işlerde maaşlı olarak çalışacak. Hiç bir yan iş ona "iyiki emekli olmuşum" dedirtmeyecek. Gerekirse evine ekmek getirmek için devlete yıllarca hizmette bulunmuş bu vatandaşımızın gecesi gündüzüne karışacak.

Alternatif 3: Eşi çalışıyorsa veya ailenin gayrimenkul ve benzeri yerlerden düzenli bir gelir geliyorsa emekliliğin keyfini çıkardığını zannedecek. Akşamları televizyona takılıp geç saatlere kadar çeşitli programları seyredecek. Beynin kendini tamir mekanizmasını çalıştırdığı gece saatlerinde yeteri kadar uyumayıp beynini yaşlandırarak unutkanlıkla başlayan çeşitli hastalıklara yakalanacak. Ona göre sabah olan öğle saatlerinde kalkarak güne geç başlayacak. Çok uyumasının verdiği yorgunluk, bel ve eklem ağrıları, düzensiz beslenme, yetersiz hareket sonucu kireçlenmeler.... Bu örnekler çoğaltılabilir ki emeklilik maaşını hakedene kadar, bankaya gidip maaşını çekemez hale gelecek.

Sanırım en iyisi o yaşa kadar çalışmak. Ne demişler; "emeklilik adamı öldürür..." E o zaman?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2391
Kayıt tarihi
: 22.06.08
 
 

Trabzon Çaykara ÇayırOba köyü nüfusuna kayıtlıyım. 1980'den bu yana İstanbul'da yaşıyorum. İsta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster