Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

05 Eylül '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
105
 

Emin misiniz?

Emin misiniz?
 

“Kör Olmayın”

Bu anlamı taşıyan kaç makale yazdım kaç cümle içinde adeta yalvararak kullandım bilmiyorum, nasıl tepkiler aldım, kaç kişi küfür etti kaç kişi teşekkür etti onu da bilmiyorum ama bildiğimi defalarca tekrarladım…

Hayır, kendim için değil çıkarım olduğundan da değil ülkemiz için çocuklarımız için “Kör Olmayın” dedim o kadar…

Ülkemiz gerek ekonomik bağlamda gerekse sosyal alanlarda inanılmaz sorunlara gebe, çünkü “kendimiz” olmayı beceremeyen eğitimden sağlığa sanayinin her alanından savunma sistemlerimize kadar dışa bağımlıyız ve ne yazık ki halkımızda da olağanüstü “yabancı hayranlığı “var…

O yüzden iyi bir Fenerbahçeli olduğuma inanarak bunu yazmadan geçemeyeceğim.

Dikkat ettiniz mi Fenerbahçe de ülkenin en iyi santraforlarından Semih Şentürk var, yedek kulübesinde en çok zaman geçiren futbolcu unvanı olsaydı dünya rekorlar kitabına girecekti.

Arada sırada hata yapıyor hata insanlar için, gol kaçırmıyor gol pası alamıyor, alsa atamıyor neyse

Futbol oynayanlar bilir gol atmak büyük yetenek işidir, zordur ama her şeye rağmen özeldir golcüler. Bir de Sow diye bir santraforumuz var Semih’in yaptığı hataların on katını yapıyor, Semih yapınca taraftar havalara fırlıyor olmadık hakaretler yapıyor, çıldırıyor tahammül bile edemiyor, Sow yapınca ne güzel hata yaptı oluyor. Ne kızan var ne tenkit eden ne de yedeğe çeken. Bu yabancı hayranlığını düşününce yemin ediyorum iyi ki zamanında futbolu bırakmışım diyorum. Aslına bakarsanız da yabancı hayranlığımızda bir başka biçimdeki “körlüğümüzden” öte bir şey değil…

Bu konuyu böylece noktaladıktan sonra asıl körlüğümüz sağırlığımız ve dilsizliğimizi konu edeceğim; Emin misiniz?

Çocuktunuz genç oldunuz ya da hala gençsiniz yetişkinliğe adım attınız, yaşlandınız her neyse, ülkemizde gerek ekonomik açıdan gerekse siyasi açıdan bugüne kadar emin olduğunuz ne var hiç düşündünüz mü? İsterseniz ben size birkaç tanesini yazayım siz bu yazımın altına ya da ayrı bir sayfada sizin emin olmadıklarınızı yazabilirsiniz…

-Bir milletin ve Devletin geleceğini belirleyen ve demokrasinin olmazsa olmazı bir sistem var, “genel seçim” sistemi. Sayım sistemi sonrasında önümüze seçmen listesi gelir gönderilen belgelerle oy kullanırız. Bu seçim hakkımızdır. Şimdi bu konuda üç soru soracağım

a)Seçtiğiniz adamı tanıyor musunuz, ya da tanıdığınıza emin misiniz?

b)Önünüze seç diye koyulan kişinin sizin istediğiniz adam olduğundan emin misiniz?

c)Seçimlerin adil sayımların ise gerçek olduğundan emin misiniz?

-İnsanın en büyük serveti sağlığıdır, sağlığınız hatırı sayılır ölçülerde bozulursa yaşamın çok büyük bir bölümü işkence çekmek kadar acıdır. Şimdi birkaç soru soracağım sizlere.

a) Yediğiniz içtiğiniz gıdaların içtiğiniz suyun sağlıklı temiz ve kaliteli olduğundan emin misiniz?

b) Sağlığınızın Allaha değil de doktorlara emanet olduğunu düşünüyor musunuz? Doktorunuzdan emin misiniz?

c) Hastanelerin siz müşteri olarak görmediğinden önceliğin para olmadığından emin m isiniz?

d)Hastalığınıza konulan teşhisin doğru olduğundan emin misiniz?

-Eğitim sistemimiz bilgi depolama geliştirme ve paylaşma üzerine değil bunu herkes biliyor, çocuklarımız sınav manyağı yapılmış aldıkları diplomalar ise işsizlik belgesi olmaktan öteye gidememiştir. Şimdi size soruyorum.

a) Eğitim sistemimizin bu ülkenin vatandaşlarının kişiliğine gelişimine örf ve ananelerine uygun olduğuna emin misiniz?

b) Eğitim sistemimizin kendi ülkemizin şartlarına uygun düzenlendiğinden emin misiniz?

c) Öğretmenlerimizin bu eğitim sisteminde gerçek bir öğretmen olduklarından emin m isiniz?

d) Okula gidenlerin öğrenmek amacıyla okula gittiğinden emin misiniz?

- Ulu önderimiz Atatürk hemen her fırsatta spor ve sporcuya önem verilmesini dile getirmiş iyi ve ahlaklı zeki insan olmanın yollarından bir olduğunu söylemiş tavsiye etmiş hatta “Ben sporcunun zeki ahlaklı ve çevik olanını severim” demiştir. Ahlak ve zeka işte insanoğlunun en fazla ihtiyaç duyduğu iki olgu, ben size birkaç sor soracağım.

a) Bu ülkede sporcuların dürüst ilkeli ahlaklı olduklarına inanıyor musunuz? Sporun her dalında “şike” yapılmayacağından emin misiniz?

b)Bugünün ekonomik ortamında yani asgari ücretin komik miktarında Futbolculara ve teknik adamlara ödenen tutarın onların gerçek hakları ve değerleri olduğundan emin misiniz?

c)Ülkemizde hızla türeyen yabancı sporcu ve spor adamlarının bu ülkenin sporuna geleceğine yardımcı olduğundan olacağından emin misiniz?

-Herkesin inancına, inancı için katlandıklarına düşündüklerine büyük saygım var.

İslam dini de bundan 20 sene önce değil asırlar önce ortaya çıkmış amacı hedefi varlığı kesinlikle belli olan ve gerçekten dünyanın gıpta ile baktığı hoşgörünün en fazla alan bulduğu bir dindir, yani kısaca bugün öğrenilen uygulanan değeri anlaşılan bir din değildir. Şimdi sizlere yakın geçmişin içinden gelen bazı sorular soracağım.

a)İslam dini kadınlarımızı yok sayan erkek egemenliğinde hüküm süren kurallar koyan bir din midir?

b)İslam dini kadını zorla kapatın onu ikini plana itin sadece zevkleriniz için siz erkeklere hizmet için yaratılmışlardır diyebilecek kadar kadını onursuzlaştıran aşağılayan bir din midir?

c)Bizim Türk ulusu olarak Müslüman olduğumuzdan emin misiniz?

d)Ülkemizde “İslam dini” ve kutsal kitabımız ki ben okudum duyduğum ve anladığım bir çok sure ayet muhteşem kayıtları içermektedir, sizce Kuranı Kerim tam olarak bilinmekte midir?

-Ülkemizde misafirperverlik dostluk arkadaşlık ve komşuluk akrabalık ilişkileri çok övündüğümüz konuların başlarında gelir. Şimdi basit birkaç soru.

a) Biz Misafirperver bir ulus muyuz? O zaman bayramlarda tatillerde niye evimizi terk edip yazlıklara yaylalara kaçıyoruz?

b)Herkes dost olduğundan dostunun da dostluğundan emin midir?

c)Arkadaşlık akrabalık hatta aile kavramı bize miras bırakılan yerlerde midir? Aile ağacınızın tamamından ve akrabalarınızın sayısından emin misiniz?

En can alıcı kısmı bu ülkenin ekonomisinden yana olandır. Ne cebinizdeki paranın kaynağını ne ödediğiniz vergilerin gittikleri kaynakları bilmiyor ve sorgulamıyorsunuz. Şimdi size basit birkaç sor soracağım.

a)Bir yerde birilerinin yanında çalışıyorsunuz. Kazandığınız paranın temiz olduğundan emin misiniz?

b)Aldığınız paranın emeğininiz karşılığı olduğunu düşünüyor musunuz?

c)İşyerinde kayırmaların dedikoduların ve kaytaranların olmadığından emin misiniz?

d)Bu ülkedeki ekonomik verilerin gerçeği yansıttığına emin misiniz?

Yani sayın sayabildiğiniz kadar, daha yazacak o kadar çok “emin misiniz” sorusunu içerecek durum var ki benim yazmadıklarımı siz yazabilir isterseniz tartışabiliriz.

Ancak benim merak ettiğim kısaca paylaştığım soruların kaçından emin değilsiniz, onu merak ediyorum…

Sağlığınızdan düşüncelerinizden ve mutluluğunuzdan emin olmanız, gelecekten asla umudunuzu yitirmemeniz dileklerimle sevgiler…

Erdoğan Özgenç

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 846
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 389
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster