Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '12

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
3006
 

Emine Supçin'in insanlığı sorgulayan kitabı çıktı..."Hiç"

Emine Supçin'in insanlığı sorgulayan kitabı çıktı..."Hiç"
 

Fotoğrafı kitaptan kendim çektim....


Bazen bir blog okuruz. Onu okurken, konunun içine öyle bir gireriz ki, o blogun bitmesini hiç istemeyiz. Günce de dediğimiz bu blogları çok beğendimizde başa dönüp birkaç kere daha okuruz. Ama bloglar uzun olmaz ve bundan sonra o yazarın başka bir blog yazmasını bekleriz. Yazdığı her yazının beğenildiği blog yazarı çok fazla değildir. Ama yazılarını beğendiğimiz bir blog yazarı kitap çıkarırsa işte o kitabı okumanın zevki de bir başkadır. Birçoğumuzun tanıdığı değerli blog yazarımız Emine Supçin o söz ettiğim blog yazarlarının başında gelir.

Emine hanımın kitabının tanıtımına geçmeden önce bir anımı anlatmak istiyorum.

Çocukluğumuz geniş bahçeli bir evde geçti. Meyve ağaçlarımızın olduğu, sebzeleri kendimizin yetiştirdiği ve tavuklarımızın olduğu geniş bir bahçe. Tavuklarımız legorn cinsi beyaz tavuklardandı ve 6 tavuk ile bir horozumuz vardı. O tavuklar her gün birer yumurta yumurtlardı. Kümeslerinin kapıları ise her aman açıktı. Her gün altı yumurta alırken, bir zaman sonra follukta 5 yumurtadan fazlasını göremiyorduk. Ya tavuklardan biri gün aşırı yumurtluyordu veya tavuğun biri hiç yumurtlamıyordu. Aradan 1 ay kadar bir zaman geçmişti. Tavuklarımızdan biri arkasına 5 tane civciv takmış, bahçede dolaşıyordu. Sonradan anladık ki, o tavuk başka bir yere yumurtluyor ve bizim gulk dediğimiz dönemde de o yumurtaların üzerinde yatmıştı. Yani civcivi olan tavuk bir süre yumurtlamıyordu.

Benzetme nasıl oldu bilmiyorum ama, yazılarını takip ettiğim blog yazarları içersinde 3 blog yazarımız uzun süredir yazmıyor. Bu arkadaşlarımızdan Arif Öğütçü zaten kitap çalışmaları olduğu bilgisini bize vermişti. MB aracılığıyla tanıdığım değerli iki yazarımızdan Ata Kemal Şahin ise yeni kitap çalışmaları dolayısiyle, blog yazmaya ara vermiş, hatta kitap çıkarma aşamasında birlikte çalıştığı firmanın bu süre içersinde bloglarını yayından kaldırma önerisini uyguladığını anlatmıştı. Aynı şekilde yazılarını merak ettiğim Emine Supçin de kitap çalışmalarına vakit ayırdığından şu sıralarda blog yazamadığını gönderdiği mailde açıklamıştı.

Şimdi son iki paragrafı birleştirdiğimde şöyle bir sonuç çıkarabilir miyiz?

Bloglar bizim yumurtamızsa kitaplar civcivlerimizdir. (Bakın bu deyimi şu anda buldum. Dolayısiyle de patenti bana aittir. İsim vermeden yayınlanamaz :)) Yazarlar kitap yazdığı sürece blog yazamazlar. Tıpkı tavukların yumurtaların üzerine yattığı sürece yumurtlayamadıkları gibi...

Kitap tanıtımında bu sözlere ne gerek var diye düşünebilirsiniz? Ama işte birden aklıma geldi, yazdım...

Neyse gelelim kitabın tanıtımına.

Öncelikle facebook aracılığıyla Emine hanımın böyle bir kitap çıkardığını görünce hemen sipariş verdim ve 3 gün içinde de kitap elime geçti, bir gün içinde okuyup, yorumlayabilecek duruma gelebildim.

Kitabın ana fikri, İnsanlığın geçmişten bu yana , erdem adına, modernlik adına bir arpa boyu yol almadığını bazen mizahi bazen de felsefi yönden, okuyanları düşündürerek akıcı bir anlatımla okuyucularına sunuyor olması...

Kitabının başında yazar "En yüksek insanlık Makamına" bir dilekçe sunuyor. Bu dilekçe ise şöyle:

Yeryüzünde bulunduğum 45 yıllık sürede birebir yaşadıklarım ve şahit olduklarım neticesinde şu an itibari ile insanıktan istifa etmeye karar vermiş bulunmaktayım.

İş bu isteğimin dikkate alınarak; bundan böyle yapacak olduğum her türlü absürtlük, ayıp, suç, günah olarak adlandırdığınız ne varsa ve yaptırımları ne ise, karşılığında bir insan gibi değerlendirilmek yerine, bir HİÇ olarak kabul edilmemi arz ederim!

Bilginize

Emine Supçin,

26 Haziran 2011

İnsanlar olayların içinde olduğu sürece olayları objektif olarak göremezler. Ancak dışardan bakıldığında olaylar tarafsız ve bir bütün olarak görülebilir. Bakın Emine hanım bu açıklamayı nasıl yapmış?

"İnsanlıktan istifamın özü, insanlığa bir kahır dilekçesiydi. Fakat o istifa bana, insanlığa bir bütün olarak dışarıdan, objektif bakabilme şansı verdi. Ve hiçlik penceresinden varlık desenlerine baktığımda, düzeni ve evrenin kusursuzluğunu bozan tek etmenin insan olduğunu gördüm. Hâlâ dışardayım insan olmanın ve şu haliyle, anlattığım insan güruhuna dahil olasım yok. Biliyorum ki benim gibi hiçlik deryasından insanlığa kâh gülümseyerek, kâh acıyarak, kâh göz yaşları ve elem içinde bakan, ama insandan vazgeçmiş, ama hâlâ umut var olan sizler varsınız. Selam olsun engin yüreklerinize.

Kitap, kıskançlıkla başlayıp, iletişim, şehvet, koku, gürültü, duygu sömürüsü,iki yüzlülük, tüketen toplum, küçümsemek, kapitalizm, gdo gibi kısa başlıklar altında devam ediyor, yazar bazen kendisini bir köle sahibi, bazen bir köle yerine koyup, o andaki düşüncelerini bizimle çok samimi bir şekilde paylaşıyor.

Örneğin tüketen toplum başlığı altında reklamlardan söz etmiş. "Bilmem kim, şu mucizevi ilaçla şu kadar günde, şu kadar kilo verdi" deyip sırıtan reklamlar derken. Neden kilo almış peki o sözü edilen "şu" Yemiş kardeşim, yemiş, Sen o kadar, "Tüket, çok ve çabuk tüket" çığırtkanlığı yapıp üstünü, "Daha çok tüket, bak bu ne biçim lezzetli, bir tek yemeyen pişman" şeklinde alengirli, janjanlı reklamlarla süsler, televizyonda "Kızgın kumlardan serin sulara"diyerek en edebi sözcüklerle dondurma reklamlarını döndürürsen, şu'ncağız da alır o kiloları elbette.

Kendisi bir eğitimci olduğu için bazı bölümlerin sonuna testler koymuş. Bu testler ciddi, yarı şaka ve şaka adı altında hem eğlendirici hem düşündürücü bir şekilde düzenlenmiş.

Kitabının arka sayfasında ise bir poşet içinde küçük tohumlar var. Bu tohumlara dilek tohumu adını vermiş ve okuyuculardan bu tohumları aşağıdaki seçenekleri kullanarak toprağa ekmelerini diliyor.

Adı, dilek tohumu.

Aşk diliyorsanız, aşk,

Huzur diliyorsanız, huzur,

Başarı diliyorsanız, başarı,

Mutluluk diyorsanız mutluluk"

Tohumlar toprağa, dilekleriniz evrenin kulağına erişsin

Hayat vermenin kutsallığı, dileğinize can versin...

Aslında buraya aktarmak için daha birçok notlar almıştım. Ama siz en iyisi bir an önce o kitabı internetten alın ve zevkle okuyun derim.

Kitapla ilgili facebook sayfasının linkini aşağıda veriyorum. Ayrıca kitabı tedarik edebileceğiniz internet adreslerini de aşağıda bulabilirsiniz.

Ha,,, bu arada değerli Emine Supçin iki kitap daha hazırlıyor bu yüzden uzun bir süre daha blog yazamaz sanıyorum..

Biliyorsunuz kuluçkaya yatmış tavuklar yumurtlamaz...:)))

http://www.facebook.com/hiceminesupcin

http://www.kitapadresi.com/kitaplistesi.aspx?orderby=yazar&id=Emine+Sup%C3%A7in

 

 

 

 

 

Emine Supçin bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Erol Bey, Emine Hanım'ın kitabı "Hiç" şu an elimde, yarılamak üzereyim. Dün akşam başladım okumaya su gibi akıp gidiyor. Emine hanım'ın bildiğimiz neşeli üslubu, okyanuslar kadar engin bilgi birikimiyle birleşince kitap çok akıcı, öğretici ve oldukça eğlenci olmuş. Ben çok beğendim Herkese okumasını öneririm. Kitabı bitirince ben de sayfamdan tanıtımını yapacağım. Bu güzel tanıtım için teşekkürler. Sevgiler, saygılar, iyi pazarlar diliyorum.

A.Nilgün Aktaş 
 08.07.2012 15:59
Cevap :
Gerçekten öyle Nilgün hanım. Ben de bir günde okumuştum Emine hanımın kitabını. Gayet akıcı, esprili ve öğretici bir kitap. Siz de kitabın tanıtımını yaptığınızda kitap daha fazla kitlelere ulaşacaktır mutlaka. Emine hanımın yazmakta olduğu diğer kitapları da merakla bekliyorum. Teşekkürler, saygılar, selamlar...  09.07.2012 22:40
 

Uzun zamandır görüşemiyorum değerli dostum Emine Supçin'le... Sığınacağım tek şey onun olgunluğu olacaktır... Onu istifa etse de tüm insanlığıyla yüreğime koymuş dostlarından biriyim. Onur duyrım bundan... Kitabını henüz okumadım. Elbette hazla okuyacağım... Çıktığı bu yazın yolculuğunda sağnak yağmurlar gibi dolu dolu gürlemesini diliyorum... Size de teşekkürler Erol Bey. Dostlukla...

yeşilsoğan 
 24.06.2012 23:03
Cevap :
Emine hanımın, kitap yazarlığına büyük bir hızla girdiğini düşünüyorum. Kitabı gerçekten okunmaya değer güzellikte. Bundan sonra yayınlanacak olan iki kitabını da merakla bekliyorum. Dediğiniz gibi kendisinin yeri bir başka. Teşekkürler Levent bey. Saygılar, selamlar....  25.06.2012 14:25
 

Yeniden merhaba :) Anlaşılan değerli şairimizle papaz olacağız :)Gerçi bence bir mahsuru yok, kendisinin "Söz öncesini" de bilirim, "Gaffar ile nafile" muhabbetini de. Şiirle satranç oynayalım desem, mat olur şahım. Fakat mazeretimin 'go taşlarını' dizersem anlayacaktır umuduyla mail yazdım size ve kendisine.// Hazır gelmişken, yorum yazan tüm kadim dostlara, tekrar teşekkür etmek istiyorum. Ve siz Erol Bey, kitap çıkar çıkmaz edinip, üstüne yazdığınız bu harikulade tanıtım yazısıyla bana hem onur verdiniz hem de sağlam bir öğreti. Dostluk adına, değer-bilirlik ve bunu göstermek adına verdiğiniz bu ders için tekrar tekrar teşekkür ederim. Diler ve umarım ki, başta sizin,o akıcı ve sürükleyici kaleminizden çıkan hikayelerin kitaplaştığını görürüm ve ben de duyar duymaz sipariş verir, okur ardından tanıtımını yaparım. Aynı dilek yazan tüm dostlarımız için de geçerli elbette. Yeter ki duyayım.. Yorumlayan, okuyan tüm dostlara selam olsun.. Sevgiler, saygılar Denizli'den...

Emine Supçin 
 24.06.2012 20:31
Cevap :
Malinizi aldım değerli yazarım. Açıklamalarınız son derece akla yatkın. Sanıyorum Üstün dostumuz da size biraz takılmakta. Kendisi de sizi en az benim kadar tanıyor. Ben sizin bu güzel kitap yazma serisine aynı güzellikle devam edeceğinize inanıyorum, ve o kitaplarınızı da dört gözle bekliyorum. Değerli övgüleriniz için çok teşekkürler. Saygılar, sevgiler....  25.06.2012 0:28
 

Sayın ''ŞiireMeftun ve NutkuTutukluBayan'' ufak ufak saadet'e gelelim lutfen...''imzalısı...'' ile başlayan bir cümle görmezden gelinmiş miş miş galiba...günaydın dostlara...

nedim üstün 
 24.06.2012 8:08
Cevap :
Sanmıyorum üstadım. Emine hanımın gönlü boldur. Size istediğiniz kadar imzalı kitap gönderir, ilk fırsatta ben de kitabını imzalatmak isterim. Teşekkürler. Saygılar....  24.06.2012 12:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7878
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3116
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster