Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '18

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
7366
 

Empedokles Üzerine

Empedokles Üzerine
 

 
Devlet adamı ve yöneticidir.
Kendisine krallık teklifinin bile geldiği söylenir.
Ancak o filozof, bilim adamı, biyolog, hekim ve rahiptir.
Bilim düşkünlüğü kadar ilahi duyguları da oldukça gelişmiş bir insandır.
 
Empedokles de var olma ya da yok olma diye bir şeyin olmadığını, bunların algısal olduğunu söylemiştir. Bu algısallık sürecinin neliği ve nasıllığı üzerinde çalışmıştır.
 
Evrende her şey küçük parçalardan oluşur.
İnsanların varlık dedikleri şey bu temel parçaların bir araya gelişi, yokluk dediği şey ise dağılışıdır.
Bu temel parçalara, her şeyin kökeni  ‘Rizomata Panton’ adını verir.
 
Empedokles, bu çıkışıyla Parmenides’in ‘değişmez varlık’ dediği şeyi temellendirmiş ve 4 temel elementle açıklamıştir.
Bu noktada element kendi içinde bölünemeyen en küçük parçadır.
En saf köktür.
 
Kurduğu 4 element felsefesiyle evrenin köklerini, töz -arche-  ateş, hava,su, toprak olarak açıklamıştır.
Bu 4 elementin kendi içindeki kombinasyonları ve oranları varlık diye bilinen her şeyi meydana getirir.
 
Ateş, toprak, hava ve su’dan oluşan mistik bir dörtlünün kökü ise;  Aşk ve Nefret dediği ikiz güçten oluşur ve yön verir.
Empedokles’e göre bu 4 öge değişmez olan temel parçalardır ve belirli bir matematiksel oranlarla bir araya gelerek diğer her şeyi oluşturur.
İnsan vücudu ve kanı da bu dört elementten oluşmuştur.
İnsanın yetenekleri de bunlarla alakalıdır. 
Lakin bu dört element evrenin gereçleridir kendiliğinden insiyatif alan bir araya gelen ya da çözünen şeyler değildir.
4 elementi yönlendiren ise 'Aşk ve Nefret' denen dualist iki güçtür, iki ilkedir.
 
Elementlerle arche açıklanması daha önceki İonia felsefesinde vardı.
Lakin onlar tek ilkenin kök olduğunu savunmuşlardı ancak Empedokles de farklı bir bakış açısı vardır. İlahi mistik bir yön vardır.
Burada elementlerin bir arada olmasının sebebi birbirine güç olarak eşit olan iki ilkenin aşk-nefret'in birbiri arasındaki çatışmanın sonucudur.
 
Sıkı bir bilim adamı olduğunu gösteren bazı söylemleri şunlardır:
Varlıklar birbirlerine benzer yapıları nedeniyle tesir ederler.
Görmek ışığın göze gelmesiyle oluşur.
Işık belli bir sürede yol alır.
Ay bir ışık yansıtıcısıdır.
 
Empedokles’te biyoloji ve insan vucüdüyla ilgili araştırmalar da vardır.
Türlerin kökenleriyle ilgili evrim fikrine temel olabilecek fikirleri vardır.
İnsan kanı birçok maddeyi içinde barındırdığı için insan her şeyi bilebilir demiştir.
 
Mistik yönleri de oldukça güçlüydü.
Pythagorasçılara benzer şekilde bir ruh göçü ve ruhsal arınma inancı vardı.
Mucizeler gösteren ve arındıran bir rahip olarak dolaştığı söylenir.
Kendi tanrısallığını kanıtlamak için Etna yanardağında bir kratere atladığı söylenir.
Kimisine göre efsanedir ve tanrılara kavuşmuştur kimisine göreyse örneğin Bertrant Russell’a göre acı içinde ölmüştür. 
*
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1397
Kayıt tarihi
: 20.03.18
 
 

* ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster