Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
930
 

En Aziz Başkan

En Aziz Başkan
 

90’lı yıllar Fenerbahçe tarihine yakışmayacak yönetim başarısızlıkları ve istikrarsızlıkları geçti. 1996 yılında 7 sene aradan sonra biraz da Trabzonspor’un hediyesi ile şampiyonluğa ulaşıyordu ama Fenerbahçe’nin artık mevcut potansiyelini ortaya çıkarması bekleniyordu.

1998 yılında yapılan kongreye Vefa Küçük ve Aziz Yıldırım aday olarak katıldığında, ben dahil hemen hemen herkesin beklentisi ve isteği Vefa Küçük’ün rahat bir şekilde başkanlık seçimini kazanmasıydı. Ama o gün çok ilginç bir şekilde sadece “1” oy farkla Aziz Yıldırım başkanlığa seçilmişti. Tabii ki herkes şaşkındı. Aziz Yıldırım da daha önce bazı yönetimlerde görev almıştı ama Vefa Küçük kadar popüler birisi değildi. Soru işaretleri hakimdi.

Geçen 12 yıla yakın zaman gösterdi ki o “1” oy Fenerbahçe camiası için tam anlamı ile bir kırılma noktası olmuştu.

Aziz Başkan ilk iş olarak kulüpte ayrımcılığa neden olan ve birlikteliği baltalayan gruplar diye tabir edilen oluşumların ortadan kalkmasını sağlayarak camiada bir bütünlük oluşturdu.

Avrupa standartlarında son derece modern bir stada kavuşturdu, tribünlere gelen insanların kalitesi yükseldi, insanlar maçlara artık ailecek gelmeye başladılar. Sadece stadla kalmadı, Samandıra’da, Dereağzı’nda, Gölbaşı’nda muhteşem tesislerin yapılmasını sağladı. Şu anda da Ataşehir spor kompleksi ve Düzce tesislerinin yapımına devam edilmekte olup bu tesisler de tamamlandığında Fenerbahçe’nin ciddi gelir getiren taşınmaz kaynakları olmuş olacaktır.

Onun döneminde Fenerbahçe bir çok ilklere adım attı. FB TV, Fenerium ağı, Fenercell, Taraftar kart, 30.000’i aşan sezonluk kombine satışları. Artık Fenerbahçe eskisi gibi yöneticilerinden cebinden çıkacak paralarla transfer veya bir şeyler yapma devrini kapatmış, sabit gelirleri ile kendi kendini çeviren ve yüksek paralı transferleri mevcut gelir kaynakları ile gerçekleştirebilen bir kurum haline dönüşmüştür.

Ortega, Anelka, Van Hoojdonk, Alex, R.Carlos gibi dünya yıldızları onun döneminde Fenerbahçe’ye imza attılar. Kimisi uyum sorunları ile çok başarılı olamadı ve gitti, kimisi ise yıllarca başarılı hizmetlerde bulundular ama netice itibari ile Fenerbahçe’nin bu yıldızlar sayesinde dünya çapında bilinirliği artıyordu.

Başkan, çevresinde bulunan menfaatçileri çok yerinde kararlar ile kulüpten uzaklaştırdı ve buna bağlı olarak bir de kendisine karşı içeride karşıt grup oluştu. Ama Fenerbahçe’nin menfaatleri için bunu yapması gerekiyordu. Yanında barındırdığı yönetimdeki kişiler tamamı ile Fenerbahçe için gönülden çalışan kişilerden oluşuyordu artık.

Sportif başarı açısından baktığımızda ciddi bir istikrar yakalandı. Ülke genelinde rakiplerine karşı amatör branşlardaki ezici üstünlüğünü Avrupa çapına taşımaya başladı. Futbolda ise onun döneminde Fenerbahçe hep şampiyonluğa oynadı, bazen oldu bazen kılpayı kaçırdı ama rakiplerinin lobisinin de etkisi ile beklenen o ezici üstünlüğü tam olarak henüz sağlayamadı. Avrupa’da ise son yıllarda adından sıkça duyurmaya başladı. Avrupa kupalarında bir Türk takımının kazanmış olduğu en büyük başarıyı 2008 yılında Avrupa 5.si olarak elde ediyordu. Ama bu başarının tesadüf olmadığını kanıtlamak için devamının da mutlaka gelmesi gerekiyor. Destekleyici kısa bir istatistik vermek gerekirse Avrupa kupaları tarihinde yaklaşık 40 senede 2002 yılına kadar 100 golü olan Fenerbahçe son 7 senede 100 gol daha buldu ve 2009 yılında 200 gole ulaştı.

Yani yapmış oldukları ile Fenerbahçe camiasını Türkiye’nin çok çok üstünde bir camia haline getirdi. Kendisine bir çok defa bel altı vuruldu ama o ne sahada ne de saha dışında ayak oyunlarına girmedi.

Fenerbahçe haricinde Türk futbolunun gelişmesine yönelik olarak da bir çok çalışmalara ve projelere imza atmasına rağmen, rakip takım taraftarları tarafından hep küfüre maruz kaldı, kıskanıldı, hiç sevilmedi ve antipatik bulundu.

Ee ne demişler, “meyve veren ağaç taşlanır”..

Teşekkürler en Aziz Başkan...

Saygılarımla,

Muhittin KAYAKIRAN

mkayakiran@borusan.com

Selim Bayraktar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

okudum,bana sadece bir teşekkür etme fırsatı doğdu : teşekkürler muhittin bey...

Bayram Balkas 
 18.01.2010 16:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 616
Kayıt tarihi
: 12.11.09
 
 

1974 Adana Doğumluyum. İTÜ Makina 1996 mezunuyum. Hobilerim arasında film seyretmek, müzik dinlem..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster