Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
2579
 

En Büyük Asker Bendim.(Çuval-Poşet Kavgası)

En Büyük Asker Bendim.(Çuval-Poşet Kavgası)
 

Sabah çok erken evden çıktım.
Kimseler beni görmeden, işimi bitirip gelecektim.
Kısa dönem çıkması için dua ede ede sınavın yapılacağı nizamiyenin önüne geldim.
Üniversite mezunları olarak hepimiz, anasının kucağından alınmış bebekler gibiydik.

Hey gidi Murat!
Askerlik bu yaşa bırakılır mı be oğlum?

Orda benim yaşıma yakın kimse yoktu. Üniversiteden yeni mezunlar veya bir iki yıllık mezunlar...
Sabi sübyanla beraber sırada bekliyorum. (İnşallah beni tanıyan birine, bir öğrencime veya velime rastlamam.)

Bendeki karizma can çekişiyor. Nefesim daralıyor.
Bir de lüks bir araçtan şık bir kıyafetle inip sıraya geçince herkes beni tepeden tırnağa süzdü. Herkesin monologu benle ilgiliydi sanki.

Ya sınava ilk ben gireyim de gün iyice ağarmadan, buralar kalabalıklaşmadan işim bitsin, çekip gideyim kurumuma ve o makam odama, deri koltuğuma.

Ama seni tınan yok Murat.

Önümde az kişi var; ama içeri alınmıyoruz. Yarım saat ayakta bekledim. Bir de ardıma döndüm ki en az 50 kişi…
Beni tanıyan mı soruyorsun? Oooo..
Kimi öğrencim, okumuş öğretmen, mühendis olmuşlar da benle askere gidecekler… Vay be…
Bana çok ukalaca gelen sesleri “Oooo hocam siz hâlâ askerlik yapmadınız mı?”

“Şeyy gençler, hani doktora, iş güç, idarecilik, şey, ney falan filan!..”

Bu sınav da yapılmadı ki kurtulayım bu buhrandan..


Ya nizamiyede nöbet tutup bizle dalga geçen askerler.. Hiç sormayın:
Ooo torunlar, gelin gelin biletimizi getirin…
Şuraya bak tertip, etraf torun torba kaynıyor muhahaha!..

Bir başka er bize bakıp:
Ne o poşetler yüzünüz mahkeme duvarı! Emzik ister misiniz? Muhahaha!..”

Ne poşeti yaww! Poşet senin…Tövbe tövbe..
Ve oracıkta öğrendim, bize neden poşet dendiğini:

Kısa dönem askerlerden biri kar yürüyüşü yapılacağı zaman, çorabının üzerine galoş takmış, bir çorap daha…Sonra botlarını giymiş de çıtkırıldımlık, kibarlık yapmış mış…

Diğer hikâyesi: Mıntıka temizliğinde yine kibar bir kısa dönem askerin ayağında poşet takılmış da o poşetten güçlükle kurtulmuş muş..

Nöbet bekleyen uzun dönem er’in yanında Afyon Elmadağlı bir kısa dönem çavuş vardı: Bu poşet lafına o da bize inat rahatlıkla o er’e dönüp:

Ulan siz de çuvalsınız, çuval!” diyerek bizim içimize su serpti.(Evet kışlada bana poşet diyen olursa “Sen de çuvalsın” diyecektim.)
Devam etti bizim çavuş:” Ulan çuval, ben geldim buradasın, gidiyorum sen yine buradasın. Benim gibi kaç poşet daha göreceğini hesapla sen çuvalll!”

Uzun dönem er: “N’apalım bura bizim evimiz gibi. 15 ay askerlik.. Biz burayı benimsedik. Kısa dönemler 5-6 aylık askerliği bile binbir stresle yapıyor. Biz de sizlerle ilk beş on gün eğleniyor, kafa buluyoruz çavuşum.”

Farkında olmadan askerlik havasına giriyordum. 12 Nisan'da elveda sivil hayat, merhaba kışla!.

Yaş: 32.5 ve “En büyük asker olma yolundayım.

3 Nisan Pazar 2005 saat: 07.30
resim: www.antipanzer.de

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu askerlik muhabbetleri hiç bitmez ve genelde de keyifli olur derler ya ben gidemediğim için en azından yakınlarıma anlattırıyorum. sizinkini de şimdi okudum. gerçi bu daha sınavla ilgiliydi. siz asıl askerlik günlerinizi anlatsanıza :)) sevgi ve selamlar...

beenmaya 
 21.11.2007 16:52
Cevap :
Haklısınız. Avcı hikayeleri gibi askerlik anıları da bitmez. Ve bu anılarda bol palavra vardır. Askere gidince buna şahit oldum. Anılara devam... Sevgi ve saygılar arkadaşım..  21.11.2007 20:16
 

Erkeklerin askerlik anıları hiç bitmez dostum dımı :)) hanımların da doğumları bu hep böledır ama keyıfle okudum ... Yinede kutsallığını iyi bilenlerdenim poşet ,çuval iyi güldüm he he he sevgilerle....

CANSİN 
 20.11.2007 22:35
Cevap :
Zaten biz askerliği sizin yüzünüz gülsün diye yapıyoruz:))  20.11.2007 22:53
 

Bizim zamanımızda (1980) 110 günlük kısa dönem yedek subaylık vardı...''Ben zerdalide gittim; kayısıda döndüm...'' Kulakları çınlasın Vakko'nun oğlu Cem Hakko askerlik arkadaşımdı. İyi futbolcuydu...Birlikte takımı kuralım,giydirelim,fotoğraflarını çekelim derken, baktık askerlik bitivermiş...Kutsal vatan görevinde üstün başarılar;hayırlı teskereler dilerim... Çarşı izninde bizleri unutma...Nasıl olsa internet Kafe vardır oralarda...Sevgilerimle...

Mesut Selek 
 20.11.2007 15:09
Cevap :
Hocam bari sen yapma! Benim askerlik biteli nerdeyse 3 yıl oldu. Paşa paşa... Selamlar..  20.11.2007 15:41
 

Şimdi herkes askerlik anıları anlatmaya başlarsa.(Ahmet Bey başlamış bile...)oku oku sonu gelmez...Akşam nöbeti tutmayınca ben yazınızı kaçırmışım, poşet-çuval ikilisi güzeldi...ne demişler demir tavında dövülür...(İyi ki askerden gelmeyene kız vermişler...)Selamlar...

Fatma Köse  
 20.11.2007 11:50
Cevap :
Evet askerlik biter anıları bitmez. Ayrıca, beni askere iki kızım uğurlamıştı. Her babaya nasip olmaz:)) Selamlar.  20.11.2007 11:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 2363
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2283
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

Bu âlem içinde aileme zaman ayırmak, gezmek, okumak, fotoğraf çekmek, resim çizmek ve iş hayatı h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster