Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
520
 

En büyük Oyun: Gerçekliktir

En büyük Oyun: Gerçekliktir
 

Düşmek ! veya Düşürülmek!


Kendimi matrix filminde gibi hisetmeye başladım. Hani bir sahne vardı; esas oğlan, kahinin yanına gittiğinde, küçük bir çocuk metal kaşığı eğip-büküyordu. Esas oğlan nasıl olduğunu sorduğunda, çocuk; - Aslında kaşık yok. diye cevap veriyordu. Evveeeet; aslında kaşık yoksa, ne var? Oyun var. yanılgı var, akabinde yanıltma var. yanıltanlar ve yanılanlar var.

Bir toplumsal kargaşanın içinde sürükleniyor muyuz/muyum acaba? Bişeylere sinirleniyor ve kızıyorum. Ardından bi bakıyorum, bir oyunun parçasına üzülmüşüm. Bir şeylere seviniyorum, kendim adına , ülkem adına, insanlık adına. Bir bakmışım, yapay birşeylere sevinmişim, samimiyetsiz bir oyunun içinde, bir kurguya sevinmişim. sevinmelerim, kızgınlıklarım, kaş çatmalarım bir kurgunun içinde yanılsamalara saplanıp kalmış. Uyanıveriyorum yada uyanıverdiğimi sanıyorum. Bir takım duyularımın köreldiğini hissetmeye başlıyorum. Üzülmelerim deforme olmuş güvensizlik içinde, yolda yıkılmış , ağlayan bir zavallıya acıyamıyorum. Neden? çünkü şüpheyle yaklaşıyorum, kandırıyor diyorum, yalan diyorum. Ve ölüyor gözlerimin önünde zavallı. En gerçek olan ölümle karşıma çıkıyor zavallı. Yaşamın yalanlığına nispet bir gerçekle ölüyor. Utanmıyorum kendimden, utanmalarımı deforme etmişler zira, dönüp arkamı çekip gidiyorum.

Herkesten ve herşeyden şüphelenmeye başlıyorum sonra. arkadaşlarımdan, dostlarımdan, ailemden şüphelenmeye başlıyorum. neden? ne içinm? hangi maksatla şüphe içinde olduğumu bilmiyorum. Tat alamıyorum sonra yaşamdan, nefessiz kalıyorum. Yüzüm gülmüyor farketmiyorum, pozitif düşünemez olmuşum farketmiyorum, kurgular üretmeye başlamışım. Boş konuşmaların eşliğinde, boş sözler sarfetmeyi tedbir bilmişiz sonra. Laf olsun torba dolsun hesabında, kimsenin kimsyte güvenmediği ve inanmadığı bir ortamda ciddiyetin ne manası kalırdı zira.

Ama diyorum ki yinede; içimde kalmış bir nebze muhabbeti, ciddiyeti, samimiyeti, ülkem ve insanlık sevgisini baz alarak; Bir oyun varsa etrafımızda, yalansa gerçek bildiklerimiz, yalansa gerçek sandığımız kişiler, yalansa ve oyunsa ağladıklarımız, yalansa sevdiklerimiz ve sevindiklerimiz. Oyun oynamayı bilmediğimiz için alet oluyorsak birilerinin oyunlarına tüm gerçekliğimizle. Biz de günah yok elbette. Ağladığım şeyler yalansa, ağlamalarım gerçek. Aslında yoksa sevinmem gereken bir şey, sevindiğim sebepler yalana dayanıyorsa şayet, sevinmelerim gerçek. Tüm yalanlara inat; Ben alabildiğine gerçeğim. Bu gerçeklerin yeterliğinde kuruyorum otağımı kendime. Aldanmak, farkedememek, kandırılmak utanılacak bir şey değil. Samimiyet gurulanılacak şey elbette.

Ve ben ağlamaya devam edeceğim şehitlerimin ardından, Ve ben üzüleceğim elbette haksızlığa uğramış her canlı için inatla. Dua edeceğim elbette, ellerim semaya uzanacak samimiyetimin diriliği ile her daim kuşluk vakti. Sevineceğim her doğan bebek için, umut tadında. Kaş çatacağım yine aynı samimiyetle bütün haksızlıklara, sahtekarlara, vatan düşmanlarına. dilimin yettiğince ahlaksıza, kan emiciye küfredeceğim elbette. Ve ülkem, vatanım, milletim ve tüm sadık ve samimi insanlar adına güzel düşler kurmaya devam edeceğim dua tadında.

Tüm gerçekliğimle yaşayacağım elimden geldiğince.

Rabbim; vatanımıza ve milletimize zeval vermesin dileğim.




Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Ağladığım şeyler yalansa, ağladığım gerçek. Yoksa sevinmem gereken bir şeyler, sevindiğim gerçek." Ne güzel ifade etmişsiniz. Bırakalım yalan olan ne varsa kendi ilizyonunda boğulsun. Somut olan, gerçek olan ise hep bizimle var olsun. Elinize, yüreğinize sağlık.

Ayrıntıda gezinmek 
 16.02.2012 9:43
Cevap :
"anlamın gerçekliğinde yaşamak, maddenin yalanında boğulmaktan kurtarır bizi, dayanma gücü veriri, yaşamda var olmak için geçerli sebep buldurur bize...teşekkür ederim. saygılar  16.02.2012 13:10
 

Leo (esas oğlan) ajanları yeniyor ama filmin diğer serilerinde ajanlar giderek çoğalıyorlar ne hikmetse? Ama dediğin gibi ''kaşık yok'' ya, ondan işte. Bu bir oyun ama içerisinde ne mertlik nede merhamet var. bize sadece bu duyguları taşıyan dostlara sahip çıkmak kalıyor. sağlıcakla kal GARDAŞIM. Yüreğine sağlık.

burakbozkurt 
 17.08.2008 13:43
Cevap :
:) Eyvallah. Sahip çıkak o zaman gardaş eşe dosta, etrafa vede efrada. :) muhabbetle kal  18.08.2008 9:03
 

Umutlarimiz, dualarimiz, sevinclerimiz eksik olmasin. Her ne kadar etrafimiz samimiyetsizlik ve yalan ile orulu olsa da...yasamak lazim tum gucumuzle ve yine umutlarimizla demek istiyorum. Sevgi ve selamlarimla.

Biraz 
 15.08.2008 17:43
Cevap :
ifadelerinize harfiyyen katılıyorum. sevgi ve saygı benden  16.08.2008 17:34
 

Acziyet zirvenin adı... Dua anahtar, şükür derman ve sabır da donanımlar... Ya da yerleri değişebilir... TAvsiye ile ziyaret ettim sizi ve bu ziyaretten memnun kaldım. Güzel insanlar takdirlerini avam diliyle söylemezler. FArkedenin vardır bir hesabı. Bu hesapla güçlü olduğunuzu unutmayınız. Menzile erenlerden olmak dileğiyle.

Mehmet Arda 
 14.08.2008 15:48
Cevap :
doğumdan ölüme dek acziyet; Zira O'nun karşısında ve O aklımızda. Fikir-zikir-şükür>hayat.. Hoşgeldin safa geldin hakikaten. Aynı muhabbetle memnun olduğumu bil isterim. Menzile erenlerden olmak dileğiyle amenna. ömrünüz keskin, bahtınız açık olsun.  15.08.2008 9:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 121
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 592
Kayıt tarihi
: 20.03.07
 
 

  Yıldız yüklü gecelerde Üşüyerek beklerim. Canım tellere takılır, Ellerimde yüreğim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster