Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '13

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
105
 

En çok hangi dönemdeki anılarınızı taze tutabiliyorsunuz?

En çok hangi dönemdeki anılarınızı taze tutabiliyorsunuz?
 

Onlar zaten seksenli yıllarda dünyaya gelmişler ve dolayisi ile serbest piyasa ekonomisi koşullarında ilk defa anne-baba-mama demeyi öğrenmişler. Borsa-döviz-yatırım gibi adlandırmaların içinde ergenliklerini geçirmişler.

Aşık oldukları dönemde de menkul değerler havuzunda kulaç atıp kelebek yüzme modunda oldukları için tüm yaşamsal değerlerini de doğal olarak meta üzerinden yapmaya başlamışlar.

Yaşları elli civarında olan kişilerin çocukluk ve gençlik yılları, daha çok duyguya yönelik ve meta değerlerinden uzak dönemlerde geçirdikleri için bazıları piyasa ekonomisi rüzgarına kapılıp bir çok değerlerden uzak yaşamayı yeğlerken, bir kısmı ise iki değişik dönemi de dengelemeye çalışmaktadır tahtarevali misali.

Ellilerde olanların işi zor vallahi..

Hem, insanın şekillendiği önemli yaş diliminde yani çocukluğunda-gençliğinde, insanın insana vefasızlığın az olduğu, vicdan duygusunun önde olduğu dönemde kendilerini geleceğe hazırlamaya çalışsınlar, hem de tam hayata atılacakları vakitte önlerine kocaman-devasal, içinde her türlü mikropları barındıracağı, güçlünün güçsüzü ezeceği yeni bir yönetim biçimi ile tanışsınlar.

Taban tabana tamamen zıt iki kutup.

Ne zor şey değil mi?

Oysa seksenler ve sonrasında dünyaya gelmiş bireyler için böylesine duyguları tarımar edecek durum söz konusu değildir.

İlk solumaları yeni dönemde gerçekleştiği için onlara zor değildir. Mikroplardan kendilerini nasıl uzak tutacaklarını, dengeyi nasıl sağlayacaklarını öğrenerek yaşam sürdüreceklerdir.

Şimdi gelelim sorumuza..

Biz ellili yaşlara gelmiş her türlü maddi sorununu çözmüş insanlara "hafızanızda taze tuttuğunuz en güzel anılarınızı ve en mutlu dönemlerinizi anlatır mısınız?" diye soru sorsalar, hangi anılarınızı ve döneminizi anlatmak isterdiniz?

Yani, yirmibeş yaş öncesi mi sonrası mı? 

Piyasa ekonomisi öncesi ve sonrasını dengede tutmasını bilen biri olarak, acıları da içinde barındırmış olan yirmibeş yaş öncesi derim.

Öncesi derim çünkü acılarla da dolu olsa arkadaşlıkların-dostlukların-sevgilerin hatta aşkların sahici olduğu dönemlerdir o yıllar. Duygu savaşlarının verildiği yaş dilimleridir. 

Yirmibeş yaş sonrasında insan anne veya baba olamadıysa yani yuva kuramayıp yalnız yaşamını sürdürüyorsa, ilk evlilik teklifini yapmadıysa veya evlilik teklifini almadıysa, bebeklerin ilk anne veya baba dediği andaki mutluluğu yaşamadıysa, aile bireyleri ile birlikte bir tatil anıları olmamışsa hafızasında kalıcı güzelliklerin olabilmesi elbetteki mümkün değildir.

Bu tür yalnız yaşam sürdüren insanlar geleceklerine yönelik duygu yatırımı yapamadıkları için bazıları kazanmış oldukları meta değerlerle övünmeye çalışırlar hatta o meta değerlerden güç bulmaya çalışırlar. Dolayisi ile mutlu olduklarını sanırlar.

Böyle yaklaşımda bulunan insanlarda yirmibeş yaş sonrası için hafızalarına kazınmış ve anılarını taze tutabilecek çok şeyleri vardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2322
Toplam yorum
: 1109
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 446
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster