Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aile ve Çocuk Kaygı Terapisti Burcu Polatdemir

http://blog.milliyet.com.tr/yasamsenin

14 Nisan '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
114
 

En çok neyin değerini bilirsiniz?

En çok neyin değerini bilirsiniz?
 

Merhabalar,

Bu ayki yazımda size  ‘değer’ olgusundan bahsetmek istiyorum. Kısaca başlıktan gidelim şöyle bir soralım kendimize.. Sahi en çok neyin değerini  biliriz.. Ailemizin, sağlığımızın, işimizin…başka..? Sahip olanlar için huzurumuzun, sevdiklerimizin..yine sahip olanlar için paramızın?.. Eminim hepinizden ayrı ayrı değişik yorumlar geldi ..Tahmin edeceğiniz üzere sevgili okur, bu değer olgusu hepimiz için farklı şeyler ifade eder.. Kimimize maddesel  duygular hissettirdiği gibi kimimize de maneviyatı yüksek hisleri muhteva eder.. Benim bu konuda söyleyeceklerim ise: Kime ya da neye değer vermek iyidir hoştur faydalıdır.. Bu konuda yaptığım kamuoyu araştırmasında karşılaştığım değişik yaklaşımları burada sizlerle paylaşmak yerinde olur..

Tabi bu konuda en tatmin eden ve mutlu hisler uyandıran elbette ki  verdiğiniz değeri koruyabilmek  karşılık görmektir.. Bunu şu şekilde açıklamak gerekirse, diyelim ki sağlığınız konusunda oldukça dikkatlisiniz kötü alışkanlıklarınız yok düzenli bir yaşamınız var.. Tüm bunlara istinaden sağlık kontrolüne gittiğinizde doktorunuzun ‘sağlıklısınız ve kendinize iyi bakıyorsunuz’ yorumu ve bunun karşılığında duyduğunuz haz tam anlamıyla bunun karşılığını görmektir. Ya da sevdiklerinizi üzmemek için imtina etmek onlara ‘değerli’ olduklarını hissettirmek onlar için gösterdiğiniz olumlu çabaya örnektir.. ya da işinizi ele alalım.. İşinize olan saygınız, kurallara olan bağlılığınız,şirkete duyduğunuz aidiyet de örnek verilebilir..

Bu araştırmam sırasında değişik  kişilerden aldığım ‘değer’verme konusuna farklı ve alışılmadık yaklaşanlar da oldu.. Bunu da bir arkadaşımdan duyduğum şekliyle aktarıyorum.. ’Eğer sevdiğin kişiye değer verdiğini belli edersen şımarır ve kendi değerini düşürürsün’ ..Mesela bu konuyu oldukça düşünme fırsatım oldu.. Eğer biz hayatımızdaki kişiye( bu akrabamız, arkadaşımız ya da sevgilimiz de olabilir..) gerçekten kıymet veriyorsak onun varlığı hayatımızda önemli bir yer tutuyorsa bunu belli etmenin ya da söylemenin nesi yanlış olabilir ki.. Biz toplum olarak sanırım güzel şeyleri söylemekten imtina eder olduk..Bunu yapmamızın nedeni  , etraftan empoze edilen toplum baskıları ‘söyleme’,belli etme’ gibi  uyarılar ya da geçmişteki  yaşanmışlıklarımızdır.. Daha önce yaşanan bir durumdan hareketle  hayatınıza giren  herkese aynı çekinik tavır ve kapalı hislerle yaklaşmak..sonra bu tavrı gösterdiğiniz kişiye tam anlamıyla kendi benliğinizi tanıtamamak..Ne kadar yazık..Hep yaşanmışlıkların getirdiği ‘yine aynı şeyleri yaşarsam’…’ona yapmıştım olumsuz sonuçlar gördüm şimdi bunda da görmeye gerek yok’mantığı maalesef ki bizi tüm doğallığımızdan uzaklaştırıyor.. Bu hayatımızın tüm bölümlerinde yaptığımız tipik davranışlardan biri haline geliyor..

Değer versek bunu karşımızdakine hissettirsek hep mi kötü sonuç alırız.. Sırf çok üstüne düştüğü için kedisinin şımardığını düşünen ve sadece mamasını vererek  daha olumlu tepkiler alacağına inanan insanlar tanıdım.. Dolayısıyla bazı tavırlarımızı çok otomatikleştirdiğimizi düşünüyorum.. Kime  ,ne kadar ,nasıl değer verdiğimizi göstermeme bize uzun vadede ne kazandırır.. İnsanlara hiç samimi taraflarımızı gösteremeyiz maalesef ki bu da zamanla sağlıklı ilişkiler kurmamıza engel olabilir..

Farzedin ki,hayatınızda değer verdiğiniz biri ya da birileri var.. Kardeşiniz, arkadaşınız , sevgiliniz vs..Onların mutlu olacağı şeyleri yapmayı erteliyorsunuz ya da bu işi güç savaşına döndürüp bunun tam tersi hareketle kendi  istekleriniz doğrultusunda ilerliyorsunuz.. Peki burda kazancınız ne? Daha fazla tatmin..? Yine duygularımı belli etmedim hazzı..ya da tahmin ettiğim kadar da değerli değilmiş sonucuna da varabilirsiniz.. Bunların hepsi olası..

Burdan kuvvetle muhtemel  ulaşacağımız sonuç sevgili okur.. Hayatınızda neye değer veriyorsanız, işiniz, patronunuz, kediniz, arkadaşınız, sevgiliniz, aileniz, paranız her neyse.. Bunun bir ölçütü ,limiti, engeli yoktur ki.. seversiniz değer verirsiniz.. Huzur verirsiniz, duygunuzu verirsiniz, en kıymetlisi zamanınızı verirsiniz.. bağınızı kuvvetlendirirsiniz.. Ama ‘değer’verirsiniz.. D olayısıyla karşıdan  aldığınız tüm kaygılar size döner ama acıtarak.ilmek ilmek ördüğünüz o bağı acıtır,incitir..sonra sertleşir taşlaşır değer vermek yok dersiniz anlamsızca.. İşte yanlışa düştüğümüz yegane alana geldik sevgili okur.. Değer vermek bunu hissetmek, hissettirmek insanoğlunun yaşadığı en güzel duygulardan biridir hiç kuşkusuz ama bunu gösterebilenler daha şanslıdır bu değeri alma konusunda.. Yaydığı huzur ve mutluluğu ne başka yerde bulabilirsiniz ne de siz vazgeçebilirsiniz.. Yani diyeceğim o ki.. Değer vermekten,karşı tarafa söylemekten,bunu belli etmekten korkmayın..Ne bir hesabı  var ne bir ölçütü.. Eğer bunun karşılığından  olumsuz duygularla geri dönüyorsanız bununla ilgili de kaygılanmayın.. Verdiğiniz değeri  almak da sizin elinizde tahmin edeceğiniz gibi ne bir ölçütü vaar ne de bir hesabı!!!Siz yeterki deneyin..

Hepinize iyi haftalar

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 144
Kayıt tarihi
: 12.04.15
 
 

2003 yılında İstanbul Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra insan ilişkilerini odak noktası alarak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster