Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '21

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
16
 

En Güzeli Deli Olmak

En Güzeli Deli Olmak 
 
Dünyada herkes bir şekilde hayatını idame ettirme yoluna gidiyor.
Herkes bir şekilde para kazanma yolunu bulmuş.
Birçok insan, ya deli olmuş ya da deli gibi davranarak, bu dünyanın stres, sıkıntı ve problemlerinden kurtulmak için, deli gibi hareket etmeye, deliler gibi yaşamaya çalışmaktadır.
Delilik deyip geçmemek gerek.
İnsanların yaşantısı boyunca, deli gibi olmasında sayılmayacak derecede çok sebep bulunuyor.
İnsanlar neden insanın deli olduğuna, sebeplerine değil de, sadece deli olduğuna odaklanıyorlar.
Bazen delilik, iyi bir para kazanma kapısı, şekli ve yolu olabilir.
İnsanlar arasında, herhangi bir köşe başında bağdaş kurup oturabilirsin, rapçılar, popçular... gibi sağa-sola, aşağı-yukarı başını sallarsan daha gerçekçi olabilir.
Belki gülüp geçerler, belki de acırlar “kafayı yemiş!” diye.. 
Sen, senin ne durumda olduğunu biliyorsun ya, önemli olan da bu değil mi?
Başkalarının nasıl gördüğü, neler yaptığı o kadar da önemli değil.
İnsanlar arasında aşırıya kaçmadığın takdirde, (yoksa yakalanıp tımarhaneye ya da psikiyatriste gitme durumun olmasa tabi) rahatlıkla saçmalayabilirsin, özlediğin hareketli aptallıkları rahatlıkla yapabilirsin.
Açıklayamadığın, anlayamadığın, hasretini çektiğin, anlatamadıkların, yalan, dolan, dalavere ve düzenbazlıklara ancak böyle baş edebilirsin.
Deli olmanın çok kolay olduğu dönem ve dönemlerde yaşıyoruz.
Bazen insan, olan-biten karşısında sormadan edemiyor.
Millet nasıl oluyor da böylesi bir atmosferde kafayı yemiyor?
Yoksa herkes kafayı yemiş de kimsenin olanlardan haberi mi yok?...
Boş ver, kendi işine bak.
Kafayı yemişçesine, o cadde benim, bu sokak senin zırvalarıyla  dolaş, bağır, çağır çağırabildiğin kadar. 
Nasıl olsa hesaba alan, seni takan yok.
Hem hesaba alsalar bile, çözümler üreten, çözümler sunan mı var ki?..
Vaktinin boşa harca gitsin, anasını satim! 
Zaten korkutula korkutula, sindirile sindirile bu hale gelmemiş miyiz?..
Bundan sonra, korku içinde kafayı yemektense, bilinçli olarak kafayı yemiş görünmek, belki de en iyisi.
*
Kriz çıkarmayı, insanları batırmayı, hayatlarını allak bullak etmeyi sevenler ve bundan sonsuz zevk alanların  olduğu bir zamanda yaşıyoruz.
Kiraları artıyor, ev fiyatları artıyor, döviz, araba fiyatları almış balını gidiyor, Kuraklık kapımızda, su savaşları başlamak üzere, gıda, yeme-içme sıkıntısıyla baş edilemiyor. 
Günümüzde gündemi meşgul eden o kadar çok hadiseler yaşanıyor ki; deliler, o sorunlara çözümler bulmaya çalışanlar yanında süper akıllı kalıyorlar.
Cinayetler, gasplar, vurgun, mafya, tacizler, tecavüzler... gibi!.. 
Böyle bir durumda, başka ne yapılabilir ki?..
Haydi kafaya bir huni, eline bir sopa al, oynat başını , salla ellerini, kollarını...
Takma kafana dünya meselelerini.
Haydi sallanın, gülün, eğleninnnn!...
Oleyyyyy!!....
Haydi ama...
 
Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 986
Toplam yorum
: 126
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 212
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi İ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster