Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
2862
 

En hakiki “müstear” benim!..

En hakiki “müstear” benim!..
 

İzmir mavilim


Bu sayfalarda yazmaya başladığım ilk zamanları anımsıyorum da!.. Daha doğrusu yazamadığım. Yazabilmek için üye olmak gerekiyordu, becerememiştim. Ama bir gün, yazma eyleminin derdine düşünce, üye olamasam da, beni üye yapacak birini buldum. Yanlış anlaşılmasın lütfen “şöhret” :) demedim.

Her ne kadar iş yerinde bir iki kez kullanmışlığım varsa da, yetmeyen zamanlarımın derdinde, oturunca kalkamam düşüncesiyle evladın bilgisayarından hep geri durmuştum. Ve doğal olarak klavyeyi kullanma becerim gelişmemişti. Yani, üyelik bilgilerini yazmam vakit alıyordu. Meğer yavaş yazınca sayfanın kullanım süresi doluyormuş. Bu yüzden üye olmayı başaramamışım. Bildiğimden değil, arkadaş söyledi.

Sonra yayına çıkan ilk yazım “Çatlak” ve devamı. Editörüme yolladığım her yazının çıkmasını beklerkenki heyecanım ayrı çıkınca yaşadığım heyecan ayrıydı. Ve yorumlar... Onların heyecanı da bambaşkaydı hani. Okuduğum yazılara da heyecanla yorum yazıyordum hatta öyle ki, üç isimle yazan bir arkadaş bunu bana itiraf ettiğinde ki beni tanıyan arkadaşları “sen söylemezsen biz söyleyeceğiz” demişler, her “ismine” ayrı ayrı heyecanla yorum yapıp, yardım etmenin derdine düştüğümü anımsıyorum da!.. Neyse.

İyi niyetli biriyim ben ve bu iyi niyetimden, “iyi”, “dürüst” ille de “doğru” ya olan inancımdan vazgeçmeyi düşünmüyorum. Kısa vadede kaybeden gibi görünsem de uzun vadede kazandığıma da eminim.

Gelelim “müstear” konusuna. Son zamanlarda sıkça rastladım bu kelimeye ve anlamını merak ettim. “Takma” demekmiş. Yani sıfat. Ama “takmalar”* değil. Farklı bir adla yazıyorsanız “müstear adlı”; takma adlı oluyorsunuz. Benim gibi. Hani bu sayfalara üye olmamı sağlayan arkadaş vardı ya, bilgilerimi yazarken ki neysem onu yazmıştım, kendi adımı yazmamamı önermişti. Ne posta sayfama ne blog sayfalarına. Bu yüzden “İzmir mavilim” olarak yazmaya başladım. Ve itiraf ediyorum ne adım “İzmir” ne soyadım “mavilim”. Ama emin olun ve emin oldum ki “İzmir” adım, “mavilim” soyadım oldu. Şimdilerde “derinmavi..” olarak yazsam da, değişen bir şey yok. Yani ben gerçekten, has, öz, en hakiki “müstear” yazarım.

En derin sevgilerimle...

İzmir mavilim.

*Farklı adlarla yazmak başka bir şey.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizinle en ortak yanımız; sıcak, samimi, içten, olduğumuz gibi yazmamız sanırım. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 25.06.2011 20:58
Cevap :
Çok teşekkürler yorumunuz için. Ortak yana gelince; ne derler "insan insana benzermiş" Sevgiler, aydınlık selamlarımla.  26.06.2011 17:49
 

Mustear, geçmişimizde bütüne edebiyaçıların kullandığı bir yöntemdi. Aslında mustear isim esas ismi saklamazdı. Ve gerçek adın yanında şairin veya yazarın kendine daha sıcak bulduğu, yakıştırdığı bir başka ad idi. Ama günümüz öyle değil ki... Hani açık toplum olma yolunda ilerleyecektik?...))) acaba mustar isim kullanarak insan daha özgür mü hisssediyor kendini?... Şiirlerimde akraba soy ismimizi yazdım bir zamanlar "hacaloğlu" diye... ve bazı şiirlerimizn son dörtlüğünde hep onu kullandım. Hakikaten bir başka duygu veriyordu bana ama sonra şiir yazamaz oldum oda gitti... Sevgi ve saygılarımla

Metin TOPÇU 
 18.01.2011 23:03
Cevap :
İronik olarak anlatmak istediğim bu zaten: Müstear isim kullanmak esas ismi saklamaz. Ama bu sayfalarda bu anlamda bir kavram kargaşası var. Korkarım bazıları işine geldiği gibi anlıyor. Takma adla kendisini daha özgür hissetmek isteyenler, yazın alanındaki esas "müstear" tanımına girmiyor bence. Ben neden böyle yaptığımı anlattım ve takma da olsa adım, yazdığımın altında "imzam" vardır. Bazen kendi adını da yazmak yetmiyor, insanlar olduğundan bambaşka da davranabiliyor; tanıştığınızda anlıyorsunuz, yazdıklarından ne kadar farklı olduklarını. Sevgi ve saygılarımla.  20.01.2011 9:39
 

"hazroool!" komutu verdin. Sağol.

pirmete 
 21.12.2010 0:41
Cevap :
Rica ederim :) Toplumumuzun dejenere olması yolunda ilk kaybettiğimiz şeylerden biri sanırım; dürüst olmak. Evlada neyi öğreteceğimi şaşırıyorum bazen. Sevgiler, aydınlık bir sabahtan; günaydınlarla.  21.12.2010 8:39
 

ben bu müstear olayını farklı algıladım açıkcası. Sizin gibi takma isim kullananlar değil de takma isim kullanıp, arada bir görünüp ortalığı karıştırıp kim olduğu ne idüğü belli olmayanlar için kullanıldı. Siz derin olmaya, mavi olmaya, İzmir olmaya devam edin. Sevgilerimle:))

Gülün içinden 
 20.12.2010 13:07
Cevap :
Çok teşekkürler bu içten ve gülümseyen yorumunuz için.:) Ben de farklı algıladım inanın. Yani sizin gibi anladım. Ve sorun zaten müstear adla yazmak değil, bir kaç kişi olarak yazmak ya da tek kişi olarak olsa da farklı kişilik olarak yazmak; "aldatmak". Aldatma hiç açığa çıkmasa sorun yok ama... çıkıyor işte, o zaman insan kendisini kötü hissediyor. Oysa ben neysem oyum; adımın takma olup olmaması önemli değil ki yapılagelen bir uygulama. Ve adım ne olursa olsun sizin de farkettiğiniz gibi gibi derin ve mavi ve de İzmir'i anımsayacak yazdıklarımı okuyanlar. Önemli olan bu. Sevgilerimi yolluyorum, aydınlık şehrimden yansıyan mavilerle. Ve hoş geldiniz sayfama:) İlk fırsatta sayfanıza uğrayacağım.  20.12.2010 16:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 208
Toplam yorum
: 2556
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3231
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster