Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
2633
 

En iyi evlilik, henüz gerçekleşmeyen midir?

En iyi evlilik, henüz gerçekleşmeyen midir?
 

Selin Özkök Karacehennem. Siz soyadına bakmayın, gülümsemesi, hali tavrı ile hayatınızı cehenneme çevirecek bir kadın değil. Hatta birçok kadının kurtarıcısı, televizyondaki dert ortağı. Evliliği kötü giden, çoğunluğu aldatılan, hor görülen, kocası ile yatağını ayıran kadınlar arıyorlar ve şakkadananak Selin hanım anlıyor dertlerinin ne olduğunu.

İlk önce uzun bir “Alloo” diyerek açıyor telefonu ve “Buyur canım” diye devam ediyor “İsmini vermek istemeyen izleyici”lerle konuşmaya. Evet, kadınların hiçbirisi ismini vermiyor, isimleri mi kalmış ki, diye düşünüyorsunuz zaten yaşadıkları travmaları, sevgisiz, çoraklaşmış hayatlarını dinlerken.

Bu arada söylemeyi unuttum: Selin hanım bir psikolog ve programının ismi de “Evlilik Sanatı”. ‘Alo, kocamdan bıktım hattı’ da diyebilirsiniz. Bir kadın da çıkıp kocamla aramız çok iyi, ben ondan sıkıldım, gönlüm onu çekmiyor demiyor, diyemiyor.

Selin Hanım, yaman kadın

Selin hanım’ı anlatmaya, tarif etmeye devam: Sarışın, mavi gözlü, etek giydiğinde ne hikmetse o da pehlivan gibi yağlananlardan ve her konuğu canlı yayına bağlansın bağlanmasın kendini büyük bir hayranlıkla monitörden izleyenlerden. Hem de ne izleme… Hatta dün programı izlemek yerine, bu upuzun tırnaklı kadını seyrettim bu nasıl bir narsisizm diye.

Narsist bir kadın Selin hanım. Kendini çok beğeniyor, uzun yıllar yurtdışında eşiyle yaşadığı için fazla İngilizce kurbanı bir de.

“Bir kocanın böyle ‘excuse’ları olamaz”

Bilmemnerenin köyünden, kasabasından arayan, dayak yiyorum diyen bir kadına, “Kocan böyle excuse’lerle gelmemeli, böyle evlilik olmaz” diyebiliyor hemencecik. İşte bu noktada bütün yollar ayrılıyor o kadınlarla Selin hanım arasında fakat kimse sesini çıkarmak istemiyor. Hiç olmazsa birisi onları dinliyor diye “excuse”lara, “communication”lara, “practice” kelimelerini dinlemek zorunda kalıyorlar anlamasalarda.

Durun bitmedi. Böyle şeker bir kadının evliliği kurtarmak için önerileri de fevkaladelikler taşıyor.

Örnek Dialog :

İsimsiz kadın: “Kocam benimle yatağını ayırdı. Tavernada çalışıyor, sanırım başka bir kadınla ilişkisi var. 10 senelik evliyim. Artık bana aşk dolu mesajlar atmıyor, hatta aramıyor bile”

Selin hanım: “Kızım sem bu adamla sevişerek mi evlendin? Eğer sevişerek evlendiysen ve çocuğum var diye diretiyorsam diretme çocuğum. Ama şunu da yapabilirsin. Kocana mum ışığında yemekler hazırlayıp onun avucunun içinde pek de güzel tutabilirsin”

İsimsiz kadın: İk mık ık… Şey ben onu seviyorum diyemeyeceğim. Hem çocuğum olduktan sonra çalışmayı da bıraktım..

Selin hanım: Sevmemek ne demek, boşanma en son karar olmalı. Dadılık yapmayı bırak yavrucuğum o zaman, kocanı da al pikniğe git mesela…

İsimsiz kadım: Ik mık ık…

Diyeceğim odur ki, çok yaşa sen Selin hanım. Neden mi? Her programını seyrettiğimde “bu da ne yahu?” deyip başlayıp, bırakamadığım ve de en önemlisi evlilik sanatı diye bir sanat dalının mümkün olmadığını tüm açıklığıyla gözler önüne serdiğin için teşekkür ederim. Hem her iki tarafta iki tarafta konuşurken o ayrı telden çalıyor ki, program sadece danışma hattını andıran bir şekle bürünüyor.

Selin hanımın düşünmesi gereken 3 nokta:

1. Elde tutmak, avucunun içine almak diye bir şey yoktur, olmamalıdır da. Hem kadına destek oluyorken, kadını daha beter buhrana sokmaya yarar bu gibi şeyler söylemek. Çünkü sonunda her kadın, elde tutulanın aslında kenarda tutulan kendisi olduğunu anlayacaktır.

2. İnsanların gelir düzeyi ve eğitim düzeyindeki eşitsizliklerin ayyuka çıktığı şu dönemde evlilik danışmanlarına mutlaka gidilmesi gerektiğini söylemek de başka bir ilginç yanı bu programın. İnsanlar doktora gitmekten korkuyorlar ya da gidemiyorlar, evlilik terapisti o kadar uzak bir kavram ki… Çocuk sahibi doktora gidilmemekten bile olunamıyor hala birçok hanede ya da töre kurbanı olabiliyorlar çocuksuz ilan edilen doktor mağduru kadınlar. Memleketin her noktasını düşünerek verilmeli her bir öneri, makul olmak şartıyla tabii.

3. En iyi ilişki, kim ne dersin, uzaktan uzağa tomurcaklanan ve sonunda aşk’a yaklaşan ilişkidir. Evlilik diye tutturmak tomurcuğun açması yerine o tomurcuğu kökünden koparmak anlamına gelelebilir. Bir kere de bunu diyebilecek insan duymak mümkün olmayacak mı bu evlilikseven progamlarda?

Nerden duydun, gördün, öğrendin diyenler Karacehenneme ve muallakta kalmış gibi gözükse de nokta atışı yapmaya bayılan Muallak kuşuna güvenebilirler…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

canımın muallak kuşusu, ay çok şaşırdım ve sevindim karacehennemle ilgili yazdığına!! ben de izliyorum bu programı, yazın pek keyifli olmuş:)) evet ya ne o öyle her önüne gelen evlilik danışmanıan git falan dio, hem kocayı elde tutmak ne demek yahu!!! ama haklısın yani kadın ekrana kitliyo beni de.. (ay ben pek özledim güzel yüzünü ayrıca) mujjjkkk**

nona meck 
 26.07.2007 20:40
Cevap :
Nonamm, güzel kuşum, çook özledim seni! Yine güzel güzel kalem çekiyorsundur sen gözlerine, ben hala öğrenemedim yahu! Yapmıyorum bişiy, yapınca da 2 dakikada akıyor, gidiyor! Selin hanım pek yaman walla, değil mi:) Gece 01'de tekrarı varmış , dün öğrendim! Kendine iyi bak, Alamanya'ya uçmana az kaldı kuşum:((  26.07.2007 22:33
 

Programı seyretmedim ama, bu kısacık blog yazında o kadar iyi özetlemişinki, seyretmiş kadar oldum.Aslını istersen problemli insanların televizyon kanallarını binbir zahmetle arıyarak,çözüm aramaları; problemlerinin büyük bir kısmının kendinden kaynaklandığını gösterir diye düşünüyorum:)hele problem evlilikse :)program yapımcısının ise ancak maddi problemleri vardır :) Evlilik hakkında ise birşeyler söylemek zor..Zor çünkü, aşk ve sevgi kadar kişilerin karekterleride evlilikte büyük rol oynuyor. Evlilik deyince Özdemir Asafın şu etikası aklıma geliyor, ve gülümsüyorum. "evlilik, katlanmanın eski adıdır"

Kenan Soyalp 
 26.07.2007 0:13
Cevap :
Selam Şaşkınım, evlilik hakkında söylüyorum bir şeyler de, ne kadarı, ne kadar hissedilir, inan bir bilgim yok. Bu arada hiçbir şeye katlanamayan, ama kod adı sabır olan bir insanım, bana ne bundan diyebilirsin, olsun ben yine de yazmak istedim:)  26.07.2007 22:37
 

Ne güzel bir yazı yazmışınız:)) Tebbessümle sonuna kadar geldim ve devamını beklerken ooo meğerse bitmiş... Şirketimiz çaycısının da nefret ettiği bir durumumu, evlilik kurumumu ve onun güzelliğini konuya zıtlık teşkil etmesi açısından yorumuma ekliyorum:))) 10 yıllık evliyim ve 6 yaşında da bir kızım var hem eşimi hem kızımı çok çok seviyorum:))) Bence doğru zamanda doğru kişiyle bu yola başvurmaktır önemli olan... Doğru insanalarla karşılaşıması dileğiyle... Sevgiler...

mihasu 
 25.07.2007 15:40
Cevap :
Merhaba Mihasu! Bu bir isim mi yoksa mihacılardan su isimli bir gazeteci misin, hımm? Merak ettim sadece, sakın yanlış anlama. Gelelim yazıma; tabii ki senin dediğin gibi doğru zaman, doğru yer ve doğru insan=hayatın olması gerektirdikleri. Ben bu görüşüne sonuna kadar katılıyorum. Sadece birtakım kurallarla planlanarak yaşanılanlara veryansındır bu yazı, evlilik kurumunu kurtarmak yerine, kadınları kalabalık yalnızlıklara sokan tutuma bir karşı duruştur. Çok mutlu ol hep, kızını da benim için öp! Sevgiler Mihasu! Tanıştığıma memnun oldum!  25.07.2007 21:51
 

İyi bir konuyu işlemişsiniz. Örneklendirerek. Bu bilgi çağında bu iletişim ortamında başkalarına danışarak,hayata yön vermak.(Bu gibi) sağlıklı bir davranış değildir. Sevgi ve saygılar

Nariçi 
 24.07.2007 0:13
Cevap :
Merhaba Nariçi!! Ne güzel bir ismin var, çok sevdm. Benim en kıymetlim de Narçiçeği der bana ve her Narçiçeği dediğinde mutluluktan kendimi uçuyor gibi hissederim. En sevdiğim renk tabii ki narçiçeği:) Yazıma gelince; biraz makul noktalarda durarak insanlara yardım etmeye çalışmalıyız. Deniz görmemiş birine sayfiye hayatının öneminden bahsetmenin ne anlamı var?  24.07.2007 23:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 246
Toplam mesaj
: 98
Ort. okunma sayısı
: 1164
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

29 yaşında ve yengeç burcuyum. Her sabah 'flu' gözlerle dünyaya merhaba dememi sağlayan 5 numara göz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster