Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '16

 
Kategori
Yurtdışından Bildiriyorum
Okunma Sayısı
113
 

En iyi göçmen: Bize gelmeyen göçmendir!

En iyi göçmen: Bize gelmeyen göçmendir!
 

İnanmayacaksınız her ikisi de Avrupalı değil; Stern TV katılan konuşmacılar Resim ödünç alındı.Avrupalının bazen kafası karışıyor.


Viktor Orban: Macaristan’ın Liderine ait bir inci

Devasa yapıtlar; kocaman çanlar; yakılan onlarca mumlar; yüzyıllardır kesilen kurbanlar; tutulan oruçlar; dökülen kanlar… Heyhat, bin bir ibadet şekli, acımasız yasaklar: İnsan türünün cennete ulaşmasını sağlayacak mı?

Yüce bilir.

İnsan da sonunu sanki tahmin edebiliyor.

Yoksa hırçın haris hakkaniyetsiz tarzına bu denli sadık kalmazdı.

Kaybedecek bir şeyi olmayanın; umursamaz hallerine bürünmezdi.

 

Görünmeyen, elle tutulmayan sadece ve sadece hissedilen; ibadetlerin en büyüğü; ruhun oksijeni merhamet azalmakta…

Çocuklar ve doğanın savunmasız tüm çocukları, morara morara çırpınırken; Pazar günü kilise ziyareti; kafaların vurulduğu duvarlar; Cuma takibi, iki Rekât kılınan namaz neyi kurtarır?

Cennet oldukça kıymetli, paha biçilmez bir yer olmasaydı; adı cennet olur muydu?

Kendi türünden; gına getiren insan; yerden göğe haklı, haklı olmasına ama ne fayda?

Gına getiren de elmanın diğer yarısı; göçün kitabını yazanlar kanatlılar; gidiyorlar geliyorlar.

Allah’ın gezegeninde. İşin sırrını Allah’ın izniyle çözmüşler.

Güneyde de kuzeyde de misafirler. Nimetlerden faydalanıyorlar; parazitleri yok ediyorlar.

Annewill/ Televizyon programında bir araya gelenler tartışırken düşünmeden edemiyor insan;  bataklıktan çıkmanın yolları da var.

Cem Özdemir; düşüncelerini dile getirirken gayet dikkatli ne suya ne sabuna dokunuyor.

Çocukluğundan beri tanıdığım; hiçbir zaman bir Avrupalı bir Alman olmayacak ama bir gün Almanya’nın lideri olma ihtimali oldukça yüksek.

Macaristan referandumsu bir anket yaptı; halk pek katılmadı. Halk ve Macar hükümeti: Parası işi gücü uğraşı mesleği olan yabancılara gayet güler yüzlü lâkin karanlık, kapkara çarşaflara bürünmüş sorundan başka sunacak fazla bir şeyleri olmayanlara da surat asmaktan geri kalmıyorlar.

“Ne demek oluyor” diyorlar vatanı terk edip gitmek; orada kalanların da yardıma desteğe ihtiyaçları yok mu?

Oturdukları yerde otursunlar; yardımlar destekler ayaklarına gelsin. Sürüler halinde oradan oraya sürüklenmek aylarca yıllarca… Dengeleri bozuyor.

Avusturyalı genç siyasetçi Sebastian Kurz ÖVP da aynı fikirde hepi topu 8 Milyonluk bir ülke Avusturya; daha ne kadar kemer sıkabilir.

Macar elçi sayın Gyöyös; her ne kadar Almanca bilse de; dayanılmaz telaffuz yüzünden meramını yeterince açıklayamadı.

Müslümanları ülkesinde istemediğini zaten Viktor Orban yeterince açık açık beyan etti.

Haksız mı?

Değil;  Viktor da kendi ülkesini düşünmek zorunda; bir türlü birlik olamayan Avrupa Birliğinin kendine hayrı yok.

Kütle kitle bakımından büyükçe olan ülkeler; diğer narin yapılı üyelerine baskı yapmaktan vaz geçmeli.

İsveç: Göçmenleri ülkesine aldıkça; global yardımlarını kısıtlamaya başladı.

İsveç haklı; katığını son lokmasına kadar paylaşmak zorunda değil; Arapların yalellisi uzun oluyor. Yalelli çekerken; ülkelerini çıtır çıtır yiyenleri fark edemiyorlar.

Ülkeler baş başa vererek sömürgecilerin ümüğünü sıkmalı.

Yoksa göçmenlerin ardı arkası kesilmeyecek.

Müslümanlar ülkelerinde kalsın tezini savunanlar: Müslüman ülkelerin doğal kaynaklar barındıran topraklarına göz koyanların gözlerini oymalı.

İşte o zaman her şey yerli yerinde kalır.

Göç etmek için bahaneler azaldıkça azalır.

Kendi topraklarını terk etmenin bedeli ağırdır.

Ağır gelir.

Sen bitersin.

Ödemen bitmez bitiremezsin.

 

Alev Meisel Berlin /06. 10. 2016 Perşembe      

          

     

         

Matilla, NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Alev Meisel, Bilirsiniz, "Göç-Göçmen" bir insani olaydır. Bu pencereden bakıldığında: İnsana özgü bir olayın, insana ait nedenlerden meydana geldiğidir. Haçlı seferleri, Avrupalıların Yeni Kıta (Amerika'ya) göçü veya Yahudilerin (1492'de)Osmanlıya kabulünü, Filistin'e göçleri, vb. Özetle, göç: bir neden/gereklilik sonucudur. Ne yazık ki, geldiğimiz noktada görülen: Gelişenin, insan değil, insanın konfor araçları olduğudur. Uzaya insan gönderenler, gözünün üzerindeki aklının hastalıklarına bir çare bulamadıkları gibi, kendi huzurunu-refahını sağlayacak, paylaşmayı da, bencilliklerinden olsa gerek sağlayamamıştır. "Zayıf" konumunda, insalcıl duygularıyla yoğunlaşanlar, Güçlendiğinde, canavarlaşabilmektedir. Bunun arkasında, insanın çiğliğinden kurtulamaması olmalıdır. Özet: İnsanlar henüz insanlık yolculuğunun başındadır. Batıda, "bireycilik", anlayışı da "bencillik" olarak anlaşılmaktadır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 06.10.2016 15:54
Cevap :
Merhaba Canmehmet Bey, Yaptığınız açıklamalar farklı boyutlardan şimdiki aktüel durumu değerlendirmeye yönlendiriyor. Tek isteğimiz huzur sükûnete doğru yol almak. İnsan şu andaki düşünce kapasitesini iyi doğru yönde kullanmıyor; istese de fırsat vermeyen Sığ ilkel güçlerin etkisi altında uyuşuyor. İnşallah İnsanlık kendine yakışan olgunluğa tez zamanda kavuşur. Zincirdeki yerini sağlıklı bir halka olarak alır. Bir börtü böcek, göçmen kuşlar, yaban kazları, kendini yenileyen geliştiren otlar çiçekler ağaçlar gibi mükemmel bir şekilde yüce sistemin isteği doğrultusunda görevini haddini bilerek yaşamını sürdürür. Adını temize çıkarır. Teşekkürler saygılar   07.10.2016 15:12
 

Bir gün gelecek uygarlık dediğimiz sapkınlığın bütün kerameti kendinden menkul değerleri birer birer GÖÇECEK ve insanlar yeni değerler geliştirmek zorunda kalacaklar. Bu kehanetimin gerçekleştiğini ne siz göreceksiniz ne de ben ama siz yine de bir kenara not edin, bakarsınız bir kaç nesil sonra torunlarınız okur da okulda arkadaşlarına hava basarlar. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 06.10.2016 12:02
Cevap :
...Yani bir yılanın derisini komple değiştirdiği gibi...Eski yıpranmış zedelenmiş alışkanlıkları kuralları bir kenara bırakarak, silahları müzelere koyarak, kasıtlı öldürmek yerine yaşama katkıda bulunarak; diğer türlerden kendini üstün görmenin cehaletin daniskası olduğunu fark ederek daha daha benim aklımın almayacağı güzelliklere gebe mi şimdi sistem...Şimdi çekilenler doğum sancıları mı? Bizler görmeyeceğiz ...Dünyaya acele ederek zamansız gelmenin faturası...İnşallah dediğiniz gibi olur mavi yeşil planet hak ettiği insan türüne kavuşur. Teşekkürler selamlar sevgiler   07.10.2016 15:35
 

Sevgili Alev Kardeş! Rahmetli annemin meşhur bir sözü vardı: "Hiç kimse sıcak tandır başından kaçmaz" derdi.İnsanlar durup dururken yok yere ülkelerini terk etmezler. Güzel anlamlı yazınız için kutlarım.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 06.10.2016 11:45
Cevap :
Merhaba Nahide Hanım; inşallah yakında huzura kavuşuruz. Çalkalanmaların sonu gelir; hiç öyle gözükmese de Allahtan ümit kesilmez. Katkınız mutlu etti. Selamlar saygılar  06.10.2016 20:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 832
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster