Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
304
 

En kötü düzen değiştirilmeyecek olan düzendir

En kötü düzen değiştirilmeyecek olan düzendir
 

değişim


Dağın, taşin, ovanın nehrin,ormanın bil cümle maddenin değiştiği bir evrende; anayasanın falan falan maddeleri değiştirilemezde ne demek? Eğer! bu maddeler madde alemline aitlerse zaten maddenin doğasına uygun olarak değişecekler. Yok mana alemine aitlerse değiştirilemezler diye bir maddi hükümde bulunmak zaten manasız bir durumdur.

 

Bir duruma değiştirilemez damgasını vurmak: ona; gerçeğe uygun bir şekilde gelişemez, ilerleyemez, güçlenemez, kendini koruyamaz diyip; onu yok hükmünde saymanın resmi adıdır. Oysa bu dinamik evrende maddenin ruhuna ve özüne uygun olarak her şey her an değişiyor, her şey her an gelişiyor. Bu aynı zamanda evrenin ritmi ve doğasıdır. Değişmezlik üzerine kurulmuş bir düzen, delice bir düzendir. Çünkü Değişmezlik üzerine kurulmuş bir düzen; bir şizofrenin semptomları gibi değişen her şeye karşi donup kalır.

Değişim evrimin temel hareketidir. Bu anlamda olan her şey değişir, değişen şey başka bir şekilde değişerek olmaya devam eder. Maddi temele dayanan her madde(düşünce) maddenin doğası gereği değişip dönüşür.

Değişmezlik ancak ve ancak deliliğe ait bir özelliktir. Çünkü delilik evrende gerçekte olmayan bir şeydir . Olmayan bir şeyin değişiyor olması da olası değildir. Maddi temellerden yoksun bir kurgu ile kuşakların geleceğini kuramazsınız. Bu insanlığa yapılacak olan en büyük ihanettir. Bir düzeni bir kurgu (yalan) üzerine kurup sonrada buna değiştirilemez demek bir ülkenin geleceğini toptan kurutmaktır. Oysa gerçek olan her şey kendi gerçek doğası gereği sonsuza kadar yine gerçek bir şekilde değişir. Bu anlamda değişmez olan tek şey gerçektir çünkü gerçek sonsuza kadar gerçek olarak değişir. Ve buda değişimi sonsuz gerçeklik olarak kılar.

 

Var olan bir durum zaman ve sürece uygun olarak değişir yada kalır. Bu olgu bazen birkaç yıl bazen birkaç yüzyıl dahi devam edebilir. O kendi mecrasında yürürken madde ve mana aleminin etkileşiminin ortak yaratımını bulur ki bu sonsuzluk sürecini içerir. Garip olan: bir olaya yada olguya değişmezlik gibi bir garabeti yapıştırmaktır.

 


Bu anlamda anayasanın değiştirilemez maddeleri demek: maddi temelden yoksunluklarını ortaya koymak demektir. Bir toplumu maddi temellerden yoksun maddelerin üzerine oturtmak onun geleceğini mahvetmenin en garantili yollarından biridir. Çünkü değişmezlik delice olandır; delilik değişmez, delilik değiştirilemez çünkü delilik olmayan bir şeydir olmayan bir şey zaten değiştirilemez.

O yüzden bir durumun üstüne değişmezlik damgasını vurmak onun deliliğini tescil etmenin resmiyetidir. Kaynağını maddenin doğasından almayan maddeler: insanlığın zihninde manasız yaratıklar olmaktan ileri gidemez………….

 

Bu yüzden prof. Ümit ÖZDAGIN ‘anayasanın ilk dört maddesine dokunulursa; Türk Milletinin silahlı direniş hakkı doğar ‘ söylemi, galeyan ve hezeyandan başka bir şey değildir.Çünkü bir ulusun varlığını devam ettirebilmesi öncelikle onun değişebilmesine bağlıdır.

(m.ali şirin tarih ögrt)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazı için sizi gönülden kutluyorum...

Şeyma Altıntaş 
 14.01.2012 15:36
 

Sizin konuyu anladığınızdan emin değilim. Kutsal kitaplar değişir mi? Kuran, incil, zebur, tevrat, musanın 10 emri? değişmezz değil mi? o zaman bunlara inanmak delilik midir? Siz ne yazdığınızın farkında değilsiniz. İnsan gelişebilir. Yorumlar veya bakış açıları değişebilir. Fakat sabit değerleri değiştiremezsiniz. Tıpkı anayasanın ilk dört maddesi gibi.

Yalçin Gürbüz 
 04.10.2011 16:42
Cevap :
peki yalçın arkadaşım size şunu söyliyeyim anayasanın işlk dört maddesiyle bahsettiğiniz kitaplarda yazılanlar aynı şeylermi?  04.10.2011 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 696
Kayıt tarihi
: 28.06.08
 
 

Kelebek için kanat neyse insan için kelime odur. (m.ali şirin) 1969 senesinde  Tunceli/ pülümürde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster