Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '08

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1857
 

En önemli bakanlık nedir?

En önemli bakanlık nedir?
 

Milliyet 31/05/2008


Bana göre , Türkiye'nin en önemli bakanlığı , Aileden Sorumlu olan bakanlıktır.Vücudumuzu oluşturan ve kendi içlerinde de bir işleyiş sistemi mevcut olan , en alt birimler nasıl hücreler ise , toplumu oluşturan ve içinde belli bir sistemi olan en alt birimlerde ailelerdir.

Hücre sistemi içinde oluşan bir bozukluk , diğer hücre sistemlerinin bozulmasına da neden olan kanser dediğimiz ve sonucu maalesef erken teşhis edilmediği takdırde ölümü getiren kötü bir akıbete sebep olmaktadır.Aynı şekilde aile içindeki sistemin de bozulması , toplumun tıpkı kanser gibi dejenere olmasını ve önlem alınamadığı takdirde tüm toplumu sararak kaosa , anarşiye ve barış için geldiğini söyleyen dış müdehaleler sonucu yok olmaya neden olmaktadır.

Aslında bizler aile kavramı olarak , çocuklarımıza , diğer ülke insanlarından daha fazla düşkünüzdür.Onlara karşı olan sevgimiz neticesinde, onlara en iyi imkanları sunmaya , en iyi okullarda okutmaya , hayatlarında ki konforlarını azami kılmaya , çalışır didiniriz.Hatta onların üzülmesini istemeyip , birşey istedikleri zaman alamayıp mahzun olmasınlar diye çırpınır dururuz.Bu bizim ailemize olan sevgimizden kaynaklanır.Ama maalesef bu çalışma ve didinme , aman başkasına muhtaç olmasın , bizim çektiğimiz yoklukları onlar çekmesin mücadelesini verirken acı bir gerçeği göremeyiz.

Nedir bu acı gerçek , onlara yeterince vakit ayıramamak , onlarla ilgilenememek , onların manevi yönden ihtiyaçları olan anne ve baba sıcaklığını , onların bizlerin yanında oldukları zaman aldıkları , hissetikleri güven duygusunu onlara tattıramamak , onlarla onların istediği şekilde konuşamamak , onlara sarılmamak vesaire.

Bir çocuğun kişiliğinin ve karakterinin sağlam bir şekilde oluşması maalesef sarı 50, 00 YTL veya mor 100, 00 YTL lerle veya Yeşil 20.00 YTL lerle yada araba ile olmuyor .Paranın da yetersiz kaldığı yerler var.İşte o yetersiz kaldığı yeri göremedik mi , Nerde hata yaptık biz?Bu çocuk niye böyle oldu?... gibi şaşkın , tasalı sorular sorarız.

İçinde Allah sevgisi , anne , baba , kardeş , yuva sevgisi doldurulamayan çocuğumuzda , boş kalan yeri maaelesef şeytan vesveseleri ve tıpkı kanserli hücre gibi sistemi bozulmuş olan bir aileden gelmiş arkadaşları ve onların idealleri dolduruverir.Derken bir bakmışız ki çocuğumuz bizden uzaklaşmış , bir ev içerisnde bile aranızdaki sevgi ve diyalog yollarını kar kapatmıştır.

Vücudun hücreleri ne kadar sağlam ise , vücutta o kadar sağlamdır.Aile yapısı ne kadar sağlam ise o ailelerin oluşturduğu toplum bir o kadar güçlüdür.Dolayısıyla bizlere , anne babalara , okullara , devlete , hukuka , güvenlik ve asayiş görevlilerine çok büyük görevler düşmektedir.

Her şeyden önce anne babalar , okula gitmeden önce çocuklarıyla para haricinde bağ kurabilmeli , onlarla vakit geçirmelidir.Fakirlikle işin alakası yoktur.Aile fakir olabilir ama , sevgisi yönüden fakir olupta maddi yönden zengin olan ailelerinde olduğu göz ardı edilmemelidir.Sevgi göstermek , vakit ayırmak parayla olmaz.Çocuklarımızın istediği , iş haricindeki zamanlarımızda onlarla birlikte vakit geçirmemizdir.Babna para kazanır , anne çocuk bakar zihniyeti yanlıştır.Babalra da çok büyük görevler düşmektedir.Kız olsun erkek olsun , çocuk babayıda örnek alır.

Okulların kurmuş olduğu aile birliklerinde etkin görev alınmalıdır.Okulları ve öğretmenleriyle diyalog kesilmemlidir.Görülen aksaklıkların üzerine öğretmenle birlikte , rehberlik öğretmenleriyle birlikte gidilmelidir.Okul yıllarımdan siz bir anımı anlatayım.Birgün çok mutsuzdum.Kenidimi yalnız hissediyordum ki , rehberlik dersinde kendinizi anlatan bir kompozisyon yazın dedi öğretmenlerimizden birisi.Ben de o anın vermiş olduğu psikolojik durum neticesinde , hayattan hiç zevk almadığımı , kendimi mutsuz hissetiğim ve yalnız hissettiğim aynen yazmıştım.Hiç unutmuyorum , resmen tüm okul ayağa kalkmıştı , annem ve babam çağrılmıştı okula , bu çocuğa neden gerekli ilgi ve alaka göstermiyorsunuz diye azarlamışlardı ailemi.Onlarda tabi şaşırmışlardı.Öğretmenlerimin hepsi benimle ilgilenmişti.Sonuç olarak benden o mutsuz hal gidip , yerine kendime güven ve yaşam sevgisi almıştı.Sevildiğimin , güvende olduğumun , yalnız olmadığımın farkına varmıştım.

Asayiş görevlilerine çok büyük görevler düşmektedir.Okul önlerinde gerekli virüsler ile ilgili önlemleri almaları , gençlerin gittiği kafelerde sıkı takip yapmaları önemlidir.Aileden sorumlu bakanlık aileleri ve çocukları bilinçlendirici , aile sevgisinin ve kavramını cılkını çıkarmayacak şekilde önemini okul içi ve okul dışı , MEB ve Asayiş le pararlel koordine olarak çeşitli etkinliklerle çocuklara anlatmalı , Milli Eğitim Bakanlığı müfredatta konuyla ilgili düzenlemeler yapmalı ve düzenlemelerin takibini aksatmamalıdır.

İnançsız bir insan olamaz.İnsanoğlu tarih boyunca birçok şeye inanmış ve en sonunda Semavi Dinlerin tebliği ile gerçeği anlamıştır.Dolayısıyla , vücudumuza besinlerle nasıl gıdasını vererek sağlıklı yaşıyorsak , ruhumuzun gıdasınıda yani manevi ihtiyacımız olan inanç konusunda da çocuklarımıza sahip çıkmalıyız.Bir takım hurafeleri kapsam dışı bırakırsak işin özü meydan çıktığında , dinimizin aile kavramını önemini destekleyici , iyi ahlak sahibi , yardımsever ve çevresine iyilik yapmanın en önemli unsur olduğunu öğütlediğini görürüz.Satanizm ve sapık ideolojilerin çocuklarımızı esir almasını bu şekilde önleriz.Temel ne kadar sağlam olursa , bina da o kadar dıştan gelen saldırılara karşı mukavemetli olur.

Sonuç olarak , toplumumuzun hücreleri olan ailelerimizi , anne baba , devlet , MEB , sosyal örgütler , asayiş hep birlikte koordineli ve titizlikle çalışarak , sürekli dışarıdan gelen virüs saldırılarına karşı korumalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Melih Togay, aile konusundu yazı yazmanız beni ziyadesiyle memnun etti. Acı bir gerçektir ki ülkemizde aile can çekişmektedir. Aileyi kurtarmak aciliyet arzetmektedir, bunun için çok ciddi adımlar atılmalıdır. Aileyi kurtarmak vatanı kurtarmakla eşanlamlıdır. Şu anda Türkiye çapında yüz bin ciivarında boşanma dava dosyası bulunmaktadır. Evlatlarına, ailelerine zaman ayırmayan büyükler ne yazık ki doğru yapmıyorlar. Parayla sevgi kazanılmaz. Ben şahsen ailesini sevmeyen insanlarla dost olmam. Bu tipler güven vermezler. Size olan derin sevgim; sizin ailenizi çok sevmenizdendir. Sevginin ve güzel olan herşeyin kaynağı sevgi ile harmanlanmış ailelerdir. İnançlı, merhametli, doğru, çalışkan, fedakar olan ailelere ve onların bireylerine çok şey borçluyuz. Okullara geç kalınmadan "Aile Eğitiimi Dersi" konulmalıdır. Milletimiz; travmalı aile ortamında yetişen bireylerin çoğaldığının farkındadır ve bu acılı duruma mutlaka çare buluunmalıdır. Size ve ailenize selam ve sevgilerimli...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 20.06.2008 12:08
Cevap :
Sayın hocam , öncelikle çok teşekkür ederim güzel katkılarınız için.Dediğiniz üzere milletimizin filizlerinin büyüdüğü , kocaman bir çınar olduğu ve yeni filizlere ortam hazırladığı aile ortamı bizim temelimizdir.Benliğimizi kaybetmeden , ahlaklı , güzel huylu ,başarılı , çalışmayı ilke edinmiş çocuklar büyütmek tüm ailelerin görevidir.Sizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum.  21.06.2008 9:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 711
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1994 Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat bölümü mezunuyum. Aynı üniversitede Genel İktisat Polit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster