Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
968
 

En rezil açlık, "beğenilme" açlığıdır!

En rezil açlık, "beğenilme" açlığıdır!
 

Dötlerindeki pampers’e bakmadan annelerinin topuklu ayakkabılarını giyerek şöyle bir salınırlar aynanın karşısında… Fırsatını buldular mı oje, allık, rastık, rimel, mimel… Artık ne bulurlarsa işte… Kendilerini palyaçoya döndürür bıcırıklar!


Erkek çocukları da pek farklı değildir aslında. Babalarından “Aferin benim oğluma” lafını duymak için yemedikleri nane kalmaz.( Kendimden biliyorum.


Beğenilmektir amaç!


Ama ilerleyen yaşlarda daha bir usturuplu olur “kendini bilen” insanlar… Amaç elbette beğenilmektir ama” terazi” diye bir şey vardır artık. Övgünün, beğeninin “içten” olanıyla “film icabı” olanını, “yürekten geleniyle”, “hesaplı kitaplı” olanını pek güzel ayırt edebilir, mayası sağlam olanlar!


Maya, derken bilgi, görgü ve yetişme tarzından bahsediyoruz tabii! “Yalan da olsa sev/beğen beni” müptezelliği konumuzun dışında!


Ama sonuçta insanız… Beğenilmek; bir yaşam iksiridir bizim için. Su, hava ve güneş kadar gerekli yani…
“Beğenilme kaygım yok!” diyen,-kusuruma bakmasın ama- “yalan söyler” ve sadece kendini kandırır!


Beğenilmek için yazılır o Nobelli veya Nobelsiz kitaplar… Everest’in tepesine beğenilmek için çıkılır…


Dağlar delinir beğenilme uğruna, çöller geçilir!


Hiç abartmıyorum dostlar; bu uğurda canlar verilir!


İşte bu yüzden “beğenenden” ziyade, “beğenilenin” duruşu önemlidir.


Ama muhterem şeyinizi hiç yırtmayınız zira kimseciklere öğretemezsiniz yaşamı!


Hani yani “temelde” bir şeyler varsa… Genler menler denk gelmişse… Belki işte.


“Evladım bak buna tilki derler, senin kara tüylü ve de bet sesli bir karga olduğunu biliyor. Onun derdi senin ağzındaki peynir” deseniz de pek çaresi yoktur!


Ve işte bu yüzden dostlar… İnsanlar ikiye ayrılırlar:


“Ağızlarındaki peynire mukayyet olamayanlar”…


Ve o kurnaz tilkiye "okkalı bir hastir çekenler"!


Bunun ötesi yoktur! (Bana ilk yorumu yazmıştı da, hoş geldin demişti de, hakkımda "övücü" yazı yazmıştı da,son yazısında ismimi anmıştı da, diye meram anlatılmasın, cozarım! Tilki tilkidir, karga da karga!)

Mesele, temelde "peynir" meselesidir dostlar!


Bana gelince…


Tilkileri sevmem ama kargalarla (neden bilmem) aram iyidir…


İyidir ama ben onları:


“Pasaklı kontesim” diye severim.

İşlerine gelirse!


Not: Bakmayın bu yazıyı blog kategorisinde yazdığıma, alışkanlık işte. Yoksa bu güzide sitemizde ne tilki vaaar, ne de karga! Öyle değil mi dostlar?

Bir Not daha: Haaa! Bu konuyu seneler evel "Karga karga gak dedi, git "yazarofisi'ne bak dedi" başlığı altında ele almıştık sanırım. Fikri takip var işte, lütfen kusuruma bakmayın:)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben tilki de olsun,karga da olsun diyenlerdenim.Beğenilmek için peynirimi her zaman kurnaz tilkilere kaptırırım.Akıllı olmak bana yaşamsal bir tat vermiyor.Önümü göreyim yeter.

Kerim Korkut 
 26.02.2012 17:16
Cevap :
En ufak bir övgüde "yelkenleri suya indirdiğiniz" belli. "Sütlü Nuriye" ısmarlıyorsunuz hemen (Yorumları iyi takip ederim). "Aptalların daha mutlu oldukları" konusunda size katılıyoırum. Ama "önlerini ne oranda görüyorlar" bilemem tabii.  26.02.2012 18:45
 

Mesaj olarak da yazdım size ama ilginçtir ki iletişimimiz sağlanamıyor birtürlü, diğer bütün cevaplar yayında fakat sizin cevap dün geceden bu yana hala yayına girmemiş. Dilerseniz bu yorumu yayına almayabilirisniz. Smimiyetinize ve iyi niyetinize inansam ve güvenseydim beni yazım diline neden uzak bulduğunuzu sorar o anlamda eleştiri isterdim sizden, bu konuda konşmak beni mutlu ederdi. Bir diğer konu da yorumlarımda doğal bulmadığınız nedir, hissetmediğim birşeyi yazmam, yapmam ben ki bu da doğallıktır bana göre, ama hakkımda istediğinizi düşünmek de sizin tercihiniz tabiki.Aydınlanma durumu da bir başka ilginç nokta, herkesin kendi aydınlığı kendine yetsin bence:))Selamlar, sevgiler. efendim.

Nuray Ors 
 19.02.2012 17:37
Cevap :
Siz bazen "Sülün Osman'a" yorum yazıyorsunuz. Sülün'ü tanımadan. Galata Köprüsü'ne ihtiyacınız varsa ben tedarik ederim size. Bulunduğu yeri bilmeyen nereye gideceğini kestiremez. Yorumlarınızın kıymetini bilin derim. Öncelikle de üye olduğunuz siteyi inceleyin. Saygılarımla.  26.02.2012 19:19
 

Son yazıma yaptığınız yorumdan sonra sayfanıza konuk oldum ve yazılarınızın bir kızmını okudum, sizi daha önceleri bazı yazılara yaptığınız yorumlar kadar tanıyordum.Ancak bu gece yazılarınıza bir baktım da, sahi siz ne yazıyorsunuz dostum? Üleşimci misiniz yoksa yazar mı? Yeni ve güzel yazılarınızı bundan böyle bekleyecek ve okuyacağım...Sevgilerimle...

Nuray Ors 
 19.02.2012 0:26
Cevap :
Size yazdığım yorumu yanıtlamıyorsunuz. Yanıtlamadığınız gibi bir de bana yorum yazıp bazı sorular soruyorsunuz. Bu işte bir acayiplik yok mu? Bana gelince... Yazılardan ziyade yorumları takip ederim ben. İnsan kendini o yorumlarda belli eder bence. Sizin yorumlarınızda "doğal" olmayan bir tarz var. Eveliyatını bilmediğiniz konulara palaspandras dalıyorsunuz ve basıyorsunuz alkışı.Yanlış hatırlamıyorsam bunu size mesajla bildirmiştim. İnsan gülüşüyle zekasını, beğenileriyle de kalitesini belli eder. Bol bol okuyun derim zira yazı dünyasına oldukça uzaksınız. Hele ki üye olduğunuz bu siteyi hiç tanımıyorsunuz. Yazar olduğumu iddia etmedim ama kapı önünde kirli bir paspas haline getirilmiş "paylaşım" sözcüğünü de hiç kullanmadım. Sanırım sizi yeterince aydınlattım. Selamlar ve saygılar efendim.  19.02.2012 14:25
 

Bu yazının okları bilinmeyen bir adresi işaret ediyor, araştırmaya başlayayım, sonuca göre daha net bir yorum yaparım. Sevgilerimle efendim :))

Nilgün Akad 
 05.02.2012 13:33
Cevap :
Bu yazıyı mektupla göndermeye kalksak puluna para yetiştiremeyiz Nilgün Hanım. O kadar çok adres var ki! Haa, "birileri" yazmama vesile oluyor tabii ama onların da adresi belli zaten. Selam ve sevgilerimle:)   05.02.2012 15:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1643
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster