Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1243
 

En Sevgiliye Mektup

En Sevgiliye Mektup
 

Eyy En Sevgili


Yaklaşık 5 yıl önce bir kutlu doğum haftasında Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) yazdığım mektup ...

Essalatü vesselamu aleyke ya Resulallah,

Essalatü vesselamu aleyke ya Habiballah,

Essalatü vesselamu aleyke ya seyyid el evveline ve ahirin

Ey en sevgili,

Yaratılmasaydı kainat yaratılmayacak kadar özel sevgili,

Ayın bile cemalini kendisinden aldığı güzel sevgili,

Gülün bile kokusunu kendisinden aldığı misk sevgili,

Amir oğlu Veysel Karani’nin yüzünü bir an görebilmek uğruna çöller aştığı tutkulu sevgili, Rabbimin Resulü, nurlar nuru, güzellere güzeli peygamberim,

Size mektup yazabilmek!!!

Bir sabah namazı sonrası, kuşlar rabbi zikrederken, yaşlı gözlerle size mektup yazabilmek…

Siyah kalemimden çıkan her bir kelimenin nur olup sizin o güzel, o sonsuz büyüklükteki kalbinize dolmasını diliyorum, diliyorum ki ben aciz, ben mahcup, ben günahkar ümmetinize belki şefaatçi olur, belki kıyamet günü O mübarek dizinizin dibinde bana da bir yer açar bu  nurdan kelimeler.

Rabbin en sevgili kuluna aciz bir kuldan gelen dua neyi ifade eder bilemiyorum ama dualarımın en güzelleri sizin için efendim.

Kuşkusuz siz en güzel yerlerden her gün her an görüyorsunuz ümmetinizi, siz hiç boşlamadınız, siz hiç boş bırakmadınız ümmetinizi ama , biz size mahcubuz ya Resulallah. Hani o hakkında kefil olduğunuz ümmetiniz olarak biz size mahcubuz efendimiz.

Siz bizi hiç unutmazken, biz sizi hatırlamıyoruz çok zaman,

Siz rabbi hiç unutmazken biz Rabbimizi de hatırlamıyoruz çok zaman.

Sizin her adımınızda Allah (cc) varken, Biz bayramdan bayrama müslümanız, biz dardan dara müslümanız, biz zordan zora müslümanız, biz hastayken müslümanız, biz ev isterken, araba isterken müslümanız. Biz nefes alışımızın bile büyük bir nimet olduğunu unutup dünyalık nimetler isterken müslümanız.

Siz ki cennetin mührü kalbine konmuş sevgili iken mübarek ayaklarınız şişene kadar namaz kılardınız. Bense, hatırlıyorum da 99 depreminden sonra hepimiz namaza başlamıştık. Sanki o güne kar yaşadıklarımızın bedelini ödemişiz gibi o günden sonra daha fazla yaşayabilmek ümidiyle hepimiz Rabbimize yönelmiştik. Sözde tehlike geçip binalar yeniden yapılınca kalplerimizdeki sahte iman binaları yıkıldı da yeniden unutuverdik Rabbimizi.

’ İstanbul’u fetheden kumandan ne güzel kumandan, İstanbul’u fetheden asker ne güzel askerdir ‘’ sözlerinizle sizin övgünüze mazhar olmak Cennetin kapısından geçmektir kuşkusuz Fatih ve Askerleri için.  O sultan Fatih bir vakit namazını kıldırırken 3 kez tekbir almış. Namaz bitince sormuşlar ‘’Neden 3 kez tekbir aldınız ? ‘’ diye. ‘’ İlk iki seferde Kabe gözümün önüne gelmedi ‘’ demiş. O ki sizin övgünüzle cennete girecekken biz döndüm kıbleye kıblem Kabe’ye masalı ile duruyoruz kılabildiğimiz namazlarımıza. Hal bu ki siz önce gönüllerimizin dönmesini istediniz Kabe’ye, Kabe’nin rabbine.

Siz elinizdeki son lokmayı aç olan komşunuzla paylaşırdınız. Bizse her gün Dünya’da 17.330 insan açlıktan ölürken, her gün sadece Türkiye’de 12 milyon ekmeği birazcık bayat diye çöpe atıyoruz. Yani ölen her insan başına 692 ekmeği çöpe atıyoruz.

Siz bir tek Hurma ile sahur yapıp çölün kavurucu sıcağında oruç tutardınız. Bizse aç nefislerimizi doyurabileceğimiz bu kadar nimet varken klimalı ofislerimizde ve evlerimizde dayanamayız diyerek oruç tutmuyoruz.

Siz dünyanızı ahretinize adamışken, biz sanki kefenimize dolduracağımız dünyalıklarımızı biriktirmek için zekat vermiyor hacca gitmiyoruz.

Siz Bedir’de, Uhut’ta bir avuç müslümanla canlarınızı Rabbe kurban etmişken biz canı acır diye kurbanda kesmiyoruz.

Siz torunlarınız Hasan ve Hüseyin’i alıp dizinizin dibinde Kur’an öğretirdiniz. O Kur’an ki her bir harfi mucize iken ve her bir harfinde dünyanın bilgisi varken biz Bilgisayar veriyoruz ve sözde Dünyalarını kurtarıyoruz 3 yaşındaki çocuklarımızın.

İşte biz böyle Müslümanız.

İşte biz size böyle mahcubuz.

Biliyorum ki sizde Rabbimize karşı  mahcupsunuz bizden sebep.

Ama yine de ümmetiniz için,

Medet ya Resulallah,

Himmet ya Resulallah,

Dua et Ya Resulallah … 

Nilüfer Akpınar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 511
Kayıt tarihi
: 14.12.07
 
 

1974 Sivrihisar/ Eskişehir doğumluyum. Asıl mesleğim teknik öğretmenlik ama mezun olduktan sonra ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster