Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
356
 

En üst çekmece olmalıyım.

En üst çekmece olmalıyım.
 

Daha çok istiyorum...onu da bunu da. Sadece eşyalar değil istediğim, herşeyi, herkesi istiyorum. Hemen sahip olayım. Sonra da bir güzel tüketeyim.

Bana sonsuz sabır gösterin ve hep sevin. Hep en üst çekmeceniz olayım hayatta.
Bozulan eşyalarımı tamir ettirmek ne kadar da boş.
Hemen gidip yenisini alayım. Hatta bozulmasını beklememe gerek bile yok.
Hani cep telefonumu 6 ay önce almıştım ya ama modeli eskidi ki, hemen yenisini alayım.

Televizyonum ne kadar da küçükmüş. Daha büyüğünü alayım.

Sevgilim pek bir güzel kız...çok güzel, hakikaten öyle böyle değil. Fakat yine de şu her sabah durakta karşılaştığım kız sanki daha mı güzel ne? Belki de...belki de asıl o benim sevgilim olmalı.

Arabada giderken dinlediğim radyo kanalında çalan müzik ne kadar da güzel ama ya daha güzeli şu anda diğer kanallarda çalıyorsa...en iyisi hepsini dolaşayım kararımı ona göre veririm.

Ben dünyanın merkeziyim ya. Herşey yani tüm güzellikler ve iyi şeyler demek istiyorum, hep bana doğru olmalı.

Bugün yeni bir film vizyona giriyor. “İndiana Jones...” hah işte ona da gittiğimde hemen yer bulayım. Açıkta kalmayayım.

Bu kadar ben merkezli ve tüketen bir yazıyı nasıl yazdın diye soracak olursanız.

Sebebi şu resimdeki televizyonlardır.

O televizyonlar hafta sonunda sıra sıra dizilmişti kaldırım kenarına. Eminim bozuk oldukları için değil de eski oldukları için konmuşlardı öyle kaldırıma.

Tıpkı dostluklarımızı işimize gelmediğinde koyduğumuz gibi koymuşlardı onları da kenara.

Sonra yağmur yağdı. Öncesinde çalışıyor olsalar da artık çalışamayacaklardı.

Kimseye yar olamadılar, bizden başka.

Önce kullandık ve tükettik. Sonra sıkıldık. En sonra da attık.

Tüketim toplumunun ve ben merkezli hayatların esiri mi olduk ne?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet yine önemli sosyolojik olaylara değinmişsiniz. Dostluklara tüketilip atılan dostlara benzetmeniz de çok anlamlı. benim aklıma gelen de bu şekilde yaşamaya alışan insanların tüm bu benmerkezli seçimleri gelirleri olduğu için yapabilmeleri. hatta kredi kartları var nasılsa deyip böyle borçlara girmeleri... bu davranışa alışan kişilerin işlerini kaybetmesi durumunda sanırım çok sıkıntılı günler geçireceklerdir psikolojik anlamda. Öte yandan burada tüm bu şeylere belki hiç bir zaman sahip olamayacağı halde kendisini avutan dizi bağımlısı bir kuşak türedi ki onların hali daha da zor diye düşündüm. selam ve sevgiler...

Ezgi Umut 
 27.05.2008 2:22
Cevap :
Dediginiz gibi "ben merkezli" bir hayat yasamak galiba gelire olan guvenle dogru orantili...maddiyat tuhaf bir rahatlik veriyor. Ve sanki hep oyle devam edecekmis guveni verdiriyor insana. Tabii bu her zaman devam edebilir bir sey diyemeyiz ama yine de boylesine hoyratca yasamamak lazim diyorum. Katkiniz icin ise cok tesekkur ederim. Sevgilerimle.  27.05.2008 3:45
 

... ne denir?! Elinize sağlık. Umarım vermek istediğiniz mesaj alınmıştır. Özellikle dostlarını bir kalemde silip atanlar tarafından...

Benginaz 
 27.05.2008 0:32
Cevap :
Umarim alinmistir...Desteginiz icin tesekkur ederim. Sevgilerimle.  27.05.2008 15:29
 

her taraf pazarlamacı; işi bişenlert, en küçük zaman, yer ve kişi boşluğunu alıcı noktasında değerlendirenler. İş bilir satıcılar. Ve karşılarında tüm bu saldırılar karşısında tutunmaya çalışna, kafası karıuşan, ne yapacağını şaşıran, eli ayağına dolaşan biz alıcılar. :) Kafa karşıklığında sağlıklı düşünemiyoruz ve al babam al komutuyla hareket etmeye çalışıyoruz. Ve ardından "yandım anam" türküsüyle yol alıyoruz. :) selam, sevgi ve saygımla

Yücel! 
 26.05.2008 9:39
Cevap :
"yandim anam" turkusu ve yol almaya devam etmek. Cok dogru demissin. Bir de bu bombardimanin ardindan hala bencilligimiz bir sekilde doymuyor. Ne buyuk arsizlik aslinda degil mi? Sevgi ve saygilarimla.  26.05.2008 16:41
 

İnsanoğlu dipsiz kuyudur benim gözümde.Ne verirseniz verin doymak bilmez.Dolduramazsınız o boşluğu hiçbir zaman.Belki de topraktan geldiğindendir bu doyumsuzluğu.Hani toprağa ne kadar su verirseniz hep daha da ister ya onun gibi.Gittikçe bencilliğin derinliklerine iniyoruz.Hiç kimse umrumuzda değil çıkarlarımız(=biz) söz konusu olduğunda.Kim bilir belki de zayıflığımızdandır tüm bunlar.Olamaz mı?Saygılarımla...

İbrahim Halil Yeter 
 24.05.2008 20:39
Cevap :
Hem iyi hem kotu...iyi cunku insanoglu bu sekilde gelisimini sagliyor caglar boyunca...ama kisisel bazda ise kotu cunku yipratici... Sevgi ve saygilarimla.  25.05.2008 15:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1295
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Biyolojinin son yıllarda, özellikle son 10 yılda içeriğinin yoğun bir şekilde moleküler düzeye inmes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster