Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '09

 
Kategori
Borsa
Okunma Sayısı
1713
 

Endeksin yönü 30 000 mi 35 000 mi?

Endeksin yönü 30 000 mi 35 000 mi?
 

Endeksin yönü 30 000 mi 35 000 mi?

<ı>

<ı>

<ı>2008 yılına girerken piyasa rakamları umut veriyordu.

DOW 13 264, DAX 8067 , İMKB 55 538 , dolar 1.17, petrol 94 $ ve altın fiyatları ise 834 $ idi.

Borsa endeksleri yıl içinde tarihi zirveler yaşamışlar, yılı zirvelerinden pek de uzak olmayan seviyelerden tamamlamak üzere 2008 için yeni zirve tahminlerine neden olmuşlardı.

DOW için 16 / 17 000 ler ve İMKB için 70 / 80 000 ve hatta 100 000 ler bile zikredilmeye başlanmıştı ki; 2008 yılı bu balonun patladığı ve yüzyılın krizi olarak adlandırılan, yüzyılın en tarihi yılı olarak yaşandı.

Elbette ki bu patlayan balonun etkisini en şiddetli olarak yaşayan İMKB oldu ve 2007 yılına 39 117 seviyesinden başlayıp da % 42 değer kazancı ile tamamlayan endeksimiz, maalesef 2008 yılını kazandırdıklarının da ötesinde, % 52 ye ulaşan bir kayıpla, 26864 seviyesinden tamamlamış oldu.

2007 yılının 59 000 seviyelerine ulaşan zirvesini, AKP Hükümetinin tekrar tek parti iktidarlığı ile yaşayıp en çok kazandıran endeksler arasına ismini yazdırırken, 2008 yılında "kriz bizi pek etkilemedi" yorumlarına rağmen % 52 lik değer kaybı ile en çok kaybeden borsalar arasında adımız geçiyordu.

Oysa ki krizi kalbinden hissetmekte olan DOW; İMKB den % 50 daha az değer kaybetmekle 2008 yılını % 34 lük bir kayıpla tamamlıyordu.

2008 krizinin ilk ayak sesleri ;

MORTGAGE nidaları ile duyuldu ve konut kredileri vermekte olan 2 dev kuruluş FANIE MAE ve FDEDDIE MAC verdikleri kredileri tahsil edemez duruma düşmeleri ardından ABD hazinesi tarafından el koyuluyordu.

Ve yine dev yatırım kuruluşu LEHMAN BROTHERS iflasını talep etmek durumunda kalırken, asırlık tarihinde rekor zarar açıklamak üzere vahim durumlara düşen MERRILL LYNCH, ABD nin en büyük 2. bankası olan BANK OF AMERICA tarafından 50 milyar dolara satın alınarak batmaktan kurtuluyordu.

Ve piyasalarda depremin şiddetini bir kat daha artıran AIG vakası gündeme geliyordu ki ; yine ABD nin dev sigorta şirketi olan bu şirketin iflas noktasına gelmesi ile birlikte taşlar bir kez daha yerinden oynuyor ve ABD Merkez Bankası bu şirketin % 80 hissesini satın alıp, 85 milyar dolar nakit desteği sağlamak üzere bu şirketi de krizin acımasız kollarından kurtarıyordu.

FED peş peşi ardına faiz indirimleri yapıyor, piyasalar çalkalanıyor ve endeksler felaket seanslar yaşıyorken, ABD nin saygın bankalarına birer birer el konuluyordu.

En büyük yatırım bankaları olan GOLDMAN SACS ve MORGAN STANLEY artık birer yatırım bankası değil, normal bir mevduat bankası konumuna getirilmekle, ABD için yatırım bankacılığı dönemi de sona erdiriliyordu.

Artık kriz ABD sınırlarından çıkarak, Avrupa ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelere dalga dalga yayılarak etkisini iyice hissettirmeye başlamıştı.

Avrupa bankaları da bu iflaslardan nasibini alıyor, Merkez Bankalarının destekleri ile hayat öpücüklerinden medet umar hale geliyorlardı.

Resesyon, stagflasyon, durgunluk ve en son dezenflasyon teşhisleri ile bu amansız hastalığın adı konmaya çalışılırken, kriz memlekette de 1 Dolar = 1 YTL beklentilerini yerle bir ederek endeksi % 50 düşürürken, doların da aynı oranda değer kazanarak 1, 80 lere doğru fırlamasına neden oldu.

İşte böylesi bir 2008 ardından, 2009 yılına başlıyoruz ve yılın ilk gününde ki yazımda sizlere bu hatırlatmalar ardından yeni yılın ilk günleri üzerinde duracağım.

2008 geride kaldı ve artık 2009 yılındayız.

2009 yılının nasıl geçebileceği konusunda maalesef hiç bir olumlu beklenti bulunmuyor.

Hangi cepheden bakarsanız bakın, karşınıza bir yığın olumsuzluklar ve çözüm bekleyen dağ gibi, kritik ekonomik sorunlar çıkmakta...

Elbette ki böylesi manzara karşısında yeni bir yıla umutla girmek ve çok olumlu gelişmelerden söz edebilmek mümkün değil.

Ancak unutulmaması gereken bir diğer husus da ; 2007 yılını bitirip 2008 yılına girerken de böylesi bir facia beklenmiyor, bu kadar sıkıntılı bir yıl geçebileceği kimsenin aklından bile geçmiyordu.

Ortaya çıkan çok önemli bir sonuç var ki ;

Hiç bir zaman olumlu beklentilerin doğurduğu hayallere kapılmamalı ve olumsuzlukların yarattığı karamsarlıklar altında da ezilmemeli...

Bu genel görünüş ardından, yılın ilk günlerinin nasıl geçebileceği meselesi üzerinde durmayı tercih ediyorum, zira artık 3 - 5 gün sonrasının dahi hesap edilmesinin zor olduğu bir dönemde koca bir yıl için ahkam kesmenin şu an için pek bir yarar getirmeyeceği kanaatindeyim.

2003 / 2008 yılları arasında yapılan istatistiklerde yılın ilk günlerinde DOW un ve İMKB nin genellikle artı kapanışlar yaparak, ilk 10 gününü ve genel olarak ocak ayını olumlu geçirdiklerini görmekteyiz.

Elbette ki 2008 yılının ilk günlerinin özel bir durumu vardı ve krizin ilk sinyallerinin geldiği bu günlerde endekslerde önemli olumsuzluklar yaşanmıştı.

Ancak 2008 yılına son derece olumsuz başlayan endekslerin hemen hemen hepsinde, yıl sonu itibari ile bariz bir toparlanma isteği vardı ki ; bu noktada <ı>“ endekslere aralık / ocak etkisi “ haricinde bir de <ı>“ yıl nasıl biterse, öyle de başlar “ genellemesi bir kez daha dikkatleri üzerinde toplayacaktı.

<ı>Evet ;

2008 yılı endeksin 23 000 den başlattığı ve yılın son günlerinde kararlı bir şekilde 26 000 üzerinde tutunmak üzere 27 000 yakınlarında tamamladığı bir yıl olurken, DOW da yılın son gününde 8 850 atağı yaşamak üzere olumlu bir kapanış yaşamıştı.

Gözler 2009 un ilk işlem gününde yeni yıla endekslerin nasıl başlayacakları meselesi üzerinde idi.

Ve ; yıl bittiği coşku ile başlamak üzere endeks 27 350 atağını yaşayıp, 27 000 üzerinde, DOW ise 9 000 atağını yaşamak üzere bu kritik direnci üzerinde kapanış yaparak 2009 yılına merhaba dediler.

Bu arada DAX ın da 5 000 yakınlarında son derece olumlu bir kapanış ile yılın ilk gününü geçirdiğini unutmamak gerekiyor.

İşte bu gelişmeler ışığında ;

Bir önce ki yazım olan <ı>“ Borsa da 2008 nasıl biter, 2009 nasıl başlar ? “ başlıklı yazıma atıfta bulunarak , bu yazımda belirttiğim üzere 2009 yılının ilk ayına ait, kısa vadeli beklentilerimi aynen tekrar etmek isterim…

Her ne kadar bir önce ki yazımda, endeksin 28 000 / 500 bölgesinde yılı tamamlayabileceği hususunda bir beklentim bulunuyor ise de, bu beklentim de maalesef yanılmış olmama rağmen, bir iki gün gecikme ile bu sonuca da ulaşabileceğimiz görüşünde olup, DOW için de 9 000 li kapanış beklentim , yılın ilk günü itibari ile gerçekleşmiş bulunuyor… !!!

<ı>Önümüzde ki 1 ay için ;

Büyük fonların yatırımcılarına iyi bir yıl sonu bilançosu sunabilmek ve zararların hafiflemek üzere olduğunu yansıtabilmek adına suni bir iyimserlik, ocak ayı sonuna kadar devam edebilecek bir <ı>" yalancı bahar " yaşatabilirler kanaatindeyim...

Bu yalancı bahar ve belirttiğim gerekçeler gereği DOW için 9 000 direncini aşarak, halen 10 000 atağı yapabileceği yönünde ki beklentim devam etmektedir...

DOW bu hafta yeniden 9 000 atağı yaşamak üzere, bu direnci aşabilmek hususunda gayret gösterecek inancındayım...

Neden ocak ayı sonuna kadar...?

1. Yeni Başkan <ı>OBAMA nın 20 ocak tarihinde koltuğuna oturacak olması ve kendince hazırlatmakta olduğu ve 1 trilyon dolara ulaşan ekstra kurtarma paketleri hususunda beklentiler oluşmaya başladı...

Bu beklentiler paralelinde yeni başkana bir tolerans tanınmak ve göreve gelir gelmez atacağı ilk adımları izlemek adına, hem başkana bir tolerans tanınmak ve hem de bu anlamda bir beklenti satın alınmak istenebilir...

2. Dönemsel olarak pozisyon kapatmaları gereken yabancı yatırımcılar için 2009 mart ayının sonu kritik bir tarihtir...

Zira bu fonlarda paralarını değerlendiren yatırımcılar, dönemsel olarak paralarını talep edebiliyor, kar paylarını alabiliyorlar...

Bu nedenle mart döneminde ; <ı>" ben paramı almak istiyorum " diyen yatırımcılar 45 gün öncesinden yani şubat 15 e kadar bu taleplerini bildirmek zorundalar...

İşte bu talepler özellikle <ı>MADOFF isminde ki ve yüzyılın en büyük finans dolandırıcısı olarak tanımlanan skandal etkisi ile de fonlardan alınmak istenen rakamlar yüksek olabilir...!!!

Bu durum gereği kendilerine satış talimatı gelen fonların, şubat 15 den itibaren mart sonuna kadar bu satışlarını tamamlamaları gerekeceğinden, ocak sonu, şubat başı itibari ile satış zemini yaratabilmek adına iyimserliği artırabilecekleri kanaatindeyim...

Kanaatimce ;

Önce endeksleri yükselt, gerekli makyajı yaparak, vitrini güzelleştir ve bu aşamadan sonra gelecek yeni alıcılara satışını yaparak nakte geçmeye çalış stratejisi ile şubat 15 / mart sonu arasında ki süreç satış baskısı ile geçecektir...

Bu düşünce ile gerek endeks ve gerek DOW için ocak ayı sonuna kadar ve hatta şubatın ilk günlerine kadar önemli bir olumsuzluk görmüyorum, iyimser havanın devamını ve yükseliş ihtimalini daha yüksek görmekteyim...

Bu iyimserlik DOW için 10 000 atağı ve endekse yansıması olara da 30 000 / 32 000 bölgesi ile sınırlı kalabilir...

Özellikle belirtmek isterim ki ;

Bu beklentiler, belirttiğim gerekçeler ile benim şahsi beklentilerimdir...

İyimserliğin ve uygulanacak olan stratejinin boyutlarını elbette ki yeni bir şok olumsuzluğun olup / olmaması belirleyecektir...

Zira yeni bir iflas haberi veya bir başka deprem yaratacak gelişme bu iyimserliği tamamen yok edebilir, şubat 15 den itibaren beklediğim yeni bir geri çekilme furyasını erkene alabilir...

Şimdi gelelim tüm bu yazdıklarımı toparlayıp, maddeler halinde belli sonuçlara varmaya ;

<ı>SONUÇ & GENEL KANAATLERİM ;

1. Yakın zamana kadar görmekte olduğumuz üzere endekslerde ki tsunami niteliğinde ki sert dalgalar artık yerini daha ılımlı, mutedil dalgalara bırakmıştır...

Nitekim DOW için korku endeksi adı da verilmekte olan VOLATİLİTE ENDEKS değeri etkili bir geri çekilme yaşamakta ve bu gerileme geçen hafta oldukça hızlanmakla, geçtiğimiz kasım başında DOW un 9 700 atağı yaptığı dönemde ki seviyesinin bile aşağısına gelmiş bulunmaktadır...

2. Bu durum korkunun artık azalmakta olduğunu ve iyimserliğin daha ön plana çıkarılmakta olduğunu yansıttığından, yukarıda ki satırlarda belirttiğim genel gerekçeler gereği 2008 sonuna kadar ve 2009 un ilk 1 ayı için olumsuzluk beklemiyorum, yukarı eğilimin kademeli olarak devamı kanaatindeyim...

3. Şubat ayı ile birlikte sert hareketler gözlenmeye başlayabilir, artık çok temkinli olmak zamanıdır...

4. Önümüzde ki hafta ve genel olarak ocak sonuna kadar önümüzde ki 8 iş gününde, özellikle DOW un bu hafta otomotiv sektörüne yönelik gelişmeleri biraz daha iyimser bir bakış açısı ile algılama eğilimi beklentim gereği DOW un tekrar 9 000 e yönelmesini ve bu cesaret ile de endeksin 25 800 aşağısına gelmeksizin 28 500 / 30 000 bölgesine doğru yeni bir atak başlatarak 2009 a başlamasını bekliyorum...

5. Genel olarak ; Yeni yıla geçtiğimiz yılın aksine yukarıda açıkladığım OBAMA beklentisi ile olumlu bir başlangıç yapmak üzere 9 000 üzerinde tutunmaya çalışan DOW ve 30 000 direncini aşabilmek niyetini göstermekte olan endeks beklentileri ile başlayacağımız görüşündeyim...

6. Endeks için 29 000 / 30 000 bölgesi çok önemli bir direnç konumundadır ancak bu direncin aşılamayacağı anlamı çıkarılmamalıdır...!!!

20 milyar dolar üzerinde ki bir IMF anlaşması ve oldukça olumlu algılanabilecek faiz indirim oranının etkisi ile bankalar önderliğinde ve yine DOW un OBAMA yı karşılama adına iyimserliğini artırdığı koşullarda bu zor olan direncinde aşılabilmesi ocak ayı sonuna kadar ki beklentiler paralelinde mümkün olabilir...

Yatırımcı ne yapmalı ...?

1. Öncelikle 25 800 seviyesini yakından izlemek surete ile bu seviye aşağısında bir kapanış olmamasını izlemelidir...

Bu seviye çok önemli bir destek konumunu ihtiva etmektedir ki; bu noktadan sonra net bir stoploss noktası olarak takip edilmelidir…!!!

Bu sebeple 25 800 aşağısında kapanış ihtimali artacak olur ise; kısa vadeli pozisyonlarını 24 500 / 25 000 bölgesine kadar geri çekilme devam edebilir ihtimaline karşı kapatıp, belirttiğim seviyelerden tekrar alım ve o an ki şartları kollamayı düşünebilir...

2. Şayet 25 800 desteği muhafaza ediliyor ve 26 000 gözden kaçırılmıyor ise, 25 300 seviyesi stop kabul edilmek sureti ile 25 500 / 26 000 aralığından kademeli ve seçici alımlar düşünülebilir...

3. Endeksin 30 000 e gidiyor algılaması ile yeni bir satış dalgasına maruz kalması ihtimali dikkate alınmak üzere, 28 000 den itibaren kademeli olarak realize fikrine öncelik vermek gerektiğini düşünüyorum...

4. DOW 9 000 üzerine yerleşmek ve IMF ile ilgili anlaşma detaylarının günde düşmeye başlaması durumunda ise ocak ayı ile birlikte 30 000 direncinin zorlanmaya başlandığını izleyebileceğimizi düşünüyorum ama DOW 9 000 seviyesini net olarak destek konumuna getirmedikçe temkinli davranmaya özen göstermek gerekmektedir...

Son söz ;

2008 yılını olumlu kapatma çabasında başarılı olan endekslerin, 3009 yılına da şık başlangıçlar yaptıkları kanaati ile ocak sonuna kadar DOW için 10 000 , endeks için de 30 000 / 32 000 bölgesine kadar devam edebilecek bir hareketlenmeyi muhtemel görmekteyim….

Ancak; asla hayallere kapılmamalı, tüm gelişmeleri yakından izlemek sureti ile endeks için 35 000 / 36 000 seviyeleri gibi artık duymaya başladığınız seviyeleri hedef seçmek yerine öncelikle 30 000 direncine ve DOW un 9 000 üzerinde yerleşip yerleşemediğini çok yakından izlemek gerekiyor…

Ve endeksin son günlerde yurt dışında ki kimi zaman yaşanan olumsuzluğa rağmen diri tutan IMF beklentisinin gerçekleşmesi ardından “ beklenti bitti “ sendromu gereği kar satışlarına maruz kalabileceğini akıldan çıkarmamak gerekiyor…!!!

Mutlu, sağlıklı ve kazançlı bir yıl dileklerimle…

NOT ; Daha fazla bilgi, analiz, seans içi anlık yorum ve tüm enstrümanlar için PİVOT SİSTEM verilerine www.hisseteknik.com adresinden ulaşabilirsiniz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1648
Kayıt tarihi
: 06.07.08
 
 

Uzun yıllarını aktif borsa hayatına vermiş, tecrübeli bir borsa yatırımcısı olarak sizlerle görüş ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster