Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '21

 
Kategori
Yolculuk
Okunma Sayısı
95
 

ENDONEZYA'DA 1 YIL..

Yazan: Tugba Cosgun
 
Bali Adası, Endonezya, 17.03.2021
 
Uçsuz bucaksız okyanusun tam ortasında hiç'lige giden yol.. Öylesine namütenahi, sonsuz, ihtişamlı ve çekici..
 
 
 
Sonsuz okyanus ile gökyüzü manzarası / Sky view with endless ocean, Bali, 2021
 
 
 
Endonezya’ya geleli tam 1 yıl oldu. Yola çıkarken plansızlıkla planladığım gezinin içinde bir yerde böylesine uzun süre kalmak, hatta bu kadar uzun yolda olmak yoktu. Hatta tüm dünyayı saracak olan bir virüs kimsenin aklına bile gelmemişti. Hayatta her şeyin bir sebebi vardır diye düşünüyorum. Tam Aralık 2019’da her şeyi geride bırakıp, yola çıkmamdan tutun da, Mart 2020’de kendimi daha önce hiçbir fikrimin olmadığı Güney Asya’daki Endonezya ülkesinin Lombok adasına gelmeye karar vermeme kadar her şeyin bir sebebi vardı. Dünyanın öbür ucuna tek başına geldiğimi görenlerin bana yönelttikleri ilk soru “Neyden kaçıyorsun? ” oldu hep. Çünkü buralara kadar seyahat etmek için mutlaka bir sebep olmalıydı. Ülkemizin birbirinden güzel cennet köşeleri, keşfedilmeyi bekleyen onlarca şehri, daha henüz tatmadığım birbirinden lezzetli yemekleri dururken neden taa buralara gelirdi ki bir insan?
 
 
Bize hep denizin gökyüzü ile birleştiği ufuk çizgisini hayal etmemiz söylendi. Şu anda tam da o sonsuz ufuk çizgisinin karşısında yazıyorum bunları. Ülkeye geleli tam 1 yıl oldu. Akıl almaz bir şekilde, fevkalbeşer bir başarıyla geçirdiğim koskoca 1 yıl.. Dürüst olmak gerekirse Tayland’dan Endonezya’ya ilk geldiğimde çok korktum, kendimi karantinaya aldım. Bilinmeze doğru yol alan milyonlarca insan gibi neler olduğunu anlamaya çalışırken, bir yandan da soğuk kanlı olmaya ve kendime dikkat etmeye çalıştım. İlk çağlardan beri süregelen kendini koruma ihtiyacı ile eğer herhangi bir şey olursa hastanelerin nerede olduğunu, oraya nasıl gidebileceğimi öğrenmeye çalıştım. En yakın kapsamlı hastane adanın merkez şehri Mataram’da, yani 60 km uzaklıktaydı. Bulunduğum Kuta şehrinde ise ne bir ulaşım aracı, ne de bir taksi vardı. En yaygın ulaşım aracı olarak herkes scooter veya motosiklet kullanıyordu. Hayatım boyunca iki tekerlekli araç kullanmayan ben, soldan akan ve kurallarını hiç bilmediğim bir ülkenin trafiğinde araç kullanmaya cesaret edemedim. En yakın hastaneye ulaşma fikrim böylece sona erdi.
 
 
 
 
Nusa Penida Adasından Bali’deki Aktif Volkan Dağının Görünümü /
View of Active Volcano Mountain in Bali from Nusa Penida Island, December 2020
 
 
 
Bağışıklık sistemimi daha fazla güçlendirmeye karar verdim. Başlangıç olarak yürüyüşe ağırlık verdim. Pazardan taze sebze ve meyveler almaya, tropikal topraklarda yetişen birbirinden farklı lezzetleri denemeye başladım. Tüm Asya ülkelerinde olduğu gibi, Endonezya’da da pirinç tüketimi had safhadaydı, hatta biraz daha fazla.. Sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği olmak üzere her ögün.. Endonezya yemeklerini denedim ama ya çok yağlı, ya da çok acıydı. Lombok adası adını; Sasak dilinde “acı biber” anlamına gelen ”Lombok” kelimesinden almaktadır. Bu da yemeklerinde kullandıkları acının seviyesini tahmin etmemize yeter diye sanıyorum.. Bu yüzden bulduğum her sebze ile kendimce yeni yemekler denemeye ve yemek yapmayı tahmin ettiğimden daha çok sevmeye başladım.
 
 
 
 
Taze sebzeler ve tropik meyvelerle süslenmiş bir pazar tezgahı / A market stall decorated with fresh vegetables and tropical fruits, 2021
 
 
 
Zamanla adanın diğer şehirlerine giden yolların polis tarafından kapatıldığına, ulaşımın turistler için yasaklandığına, korona virüsünden korkan herkesin her ne pahasına olursa olsun ülkesine dönmek için can attığına, havada kurtarma uçuşlarının cirit attığına, konaklama yerlerinin turistleri kabul etmediğine şahit oldum. Her akşam ibadet etmek için toplanan yerli halkı “Turistlere karşı dikkatli olun!” diye uyaran, her söylediği dinlenen bilirkişinin kendi aralarında toplanmasında bir sakınca görmemesine, düğünlerin, yemekli toplantıların devam etmesine, fakat turistlerin çoğunlukla yer aldığı partilerin yasaklanmasına ve de bunların da gizli olarak devam etmesine tanık oldum. Sokakta yürürken ailelerinden öğrendikleri üzerine peşimden koşan, ”Corona, corona” diye bağıran çocuklar kendi aralarında eğleniyorlardı. Haklı olarak turist demek, ‘korona virüsü’ demekti. Çünkü yerli halk kendi hayatlarına sabit bir şekilde devam ederken, turistler geziyordu.
 
 
 
 
Diamond Sahili, Nusa Penida Adası / Diamond Beach, Nusa Penida Island, Bali, 2020
 
 
Dünyadaki tüm ülkeler; bangır bangır korona virüs bulaşan insan sayılarını vermeye, insanları olası tehliklere karşı uyarmaya, bir çok yerleri kapatmaya başladı. Sadece hastalık bulaşmakla kalmayıp, ölümcül sonuçlar da doğuruyordu. Tüm bunlar olup biterken en başta ailem olmak üzere herkes beni delicesine uyardı. Ülkeme geri dönmemi, burada mahsur kalacağımı, eğer virüse yakalanırsam sağlık sisteminin yetersiz olduğunu, başıma kötü şeylerin gelebileceğini söylediler. Sonuna kadar haklıydılar! Fakat zaten beni bu yola çıkaran en yegane güç; konfor alanımdan uzaklaşıp, gideceğim coğrafyada yaşayan milyonlarca insanın nasıl hayatta kaldığını görmek ve deneyimlemek değil miydi? Eğer bir şey olacaksa, burada da olacaktı, kendi ülkemde de. Ben de bu yüzden burada kalmayı tercih ettim.
 
 
 
 
Sahilden bir günbatımı / A sunset from the beach, Nusa Penida Island, Bali, 2020
 
 
 
Dünya üzerindeki vaka sayılarını takip ettikçe, virüse yakalanan insanların hallerini ve tüm haberleri izledikçe bende panik ataklar başladı. Şunu fark ettim ki insanları kontrol altına almak için korkutmak yeterliydi. Ben de her şeyi takip etmeyi bıraktım. Ülkeler sınırlarını kapattılar, tüm Avrupa ülkeleri kendi vatandaşları için diğer kıtalara kurtarma uçakları gönderdiler. Bazı havayolları fırsattan istifade ederek fiyatları döviz bazında 2-3 katına çıkardılar. Bu durum, kazancı Euro veya Dolar olan insanlar için çok bir şey ifade etmedi. Fakat bizim gibi para birimleri ekonomik olarak çok güçlü olmayan insanlar için düşünüldüğünde; ülkeme geri dönmek için harcayacağım uçak parasıyla, burada birkaç ay ulaşım, konaklama, yeme-içme giderlerimi karşılayabileceğimi fark ettim. Bu da burada kalmak için çok güçlü sebeplerimden biriydi diyebilirim.
 
 
 
 
Lion Air ile Endonezya içi uçuştan bir kare. / A frame from a flight inside Indonesia with Lion Air, August, 2020
 
 
 
Ülkesine dönmeyip, benim gibi burada kalmayı tercih eden bir sürü arkadaş edindim. Sahilleri 1-2 gün kapattılar ve sağolsun yerli mafya dediğimiz cinsten kişiler ile baş edemeyip yeniden açtılar. Mevsim muson yağmurları dönemiydi ve ben hayatım boyunca muson yağmurlarını hiç yaşamamıştım. Başlarda bir yere gitmek için hep birilerine ihtiyaç duyuyordum. Yolda tanıştığım bir arkadaşım (A.P.) bana nasıl scooter kullanabileceğimi öğretti. Ve sonunda 11 Nisan 20’de büyük bir cesaret ile scooter kiralayıp tek başıma sürmeye başladım. Yeni yürümeyi öğrenen çocuklar gibi düşe kalka, bacaklarım yara bere içinde olsa bile sonunda scooter sürmeyi öğrendim. Artık kimseye ihtiyaç duymadan, her yere tek başıma gidebiliyorum.
 
 
 
 
Sörf dalgaları ile meşhur sahillere sürerken / While driving to the beaches famous for surf waves, Lombok, 2020
 
 
 
Birbirinden muhteşem sahillerdeki turist sayısı günden güne azaldı, çoğu zaman koskoca sahilde tek başıma olduğum zamanlar bile oldu. Endonezyalılar, adada doğup yaşamalarına rağmen yüzmeyi bilmiyor ve çoğu denizden korkuyordu. Ekvatora yakın olduğumuz için gün burada hep eşit; 12 saat gündüz ve 12 saat gece.. Ayın kozmik enerjisinin okyanusa etkisi gözle görülür biçimde çok fazla. Gelgit olaylarını bizzat yaşayarak çok yakından takip etmeye başladım.
 
 
2020 yılının mayıs aylarının sonuna doğru Lombok adası kendi içinde açılmaya başladı. İlk o zaman Kuta şehrinin dışına çıkarak, Senggigi şehrine gittim. Ve orada şans eseri açık olan ‘Lombok Scuba Dive’ merkezi ile tanışmam da böyle oldu. Aylar sonra ilk defa okyanusta tüplü dalış yapacaktım. Bu konudaki düşüncelerimi ve deneyimlerimi ayrı olarak başka bir başlık altında yazacağım.
 
 
 
 
Manta sahilinde tüplü dalış / Scuba Diving at Manta Point, Nusa Penida Island, Bali, 2020
 
 
 
Endonezya’da mevsimler geçti.. Bu son 1 yıl içinde kuru sezondaki kavurucu sıcağı, muson yağmurlarındaki seli, yolda ansızın başlayan yağmurda sırılsıklam olmayı, düşsem bile kalkıp yola devam etmeyi, yoga ile bedenimi tanımayı, doğanın ve okyanusun bize sunduğu tüm güzellikleri kabul etmeyi, ağlamayı, gülmeyi, özlemi, sevgiyi, kendimle başbaşa kalmayı öğrendim. Tropikal bir adada yaşamanın iyi ve kötü yanlarını, havanın daima 24-30 derece olmasını ve insanların karakterlerinin görünenden daha farklı olan gerçek yönlerini deneyimledim. Turizm olmadığında hayatın nasıl değiştiğini, bir depremin beraberinde aktif bir volkanı harekete geçireceği veya tsunami olacağı korkusuyla planlar yaparak yaşamayı öğrendim. Tsunami olabilir gerçeğiyle her nereye gidersem gideyim ilk baktığım şey, minimum 30 m yükseklik nerede var ve oraya nasıl en hızlı ulaşırım oluyor. Eğer acil durum levhalarını takip edecek olursam, bazılarının sahili gösterdiğine şahit olduğum için kendi acil durum planımı çizmeyi ilke edindim.
 
 
 
 
Sahilde Sarung denilen el işlemeli şalları satan Endonezyalı kadınlar / Indonesian women selling hand embroidered shawls called Sarung on the beach, Kuta, Lombok, 2020
 
 
Şimdi geçirdiğim son 1 yıla bakıyorum da iyi ki burada kalmaya karar vermişim. Hayatımda kendimi böylesine şanslı hissettiğim bir yılı geride bıraktığım için çok mutluyum. Dürüst olmak gerekirse, tüm dünyayı saran pandemi; benim hayatımı sürdürdüğüm bu küçük köy kasabasına öyle çok uğramadı. Ve ben hala bir yerlerde hayatların normale yakın devam ettiğini biliyorum. Kelebek etkisi edasıyla burada kalmayı tercih ederek hayatıma kattıklarımı paylaşmak, konfor alanından çıkmak isteyenlere biraz olsun örnek olabilmek ümidiyle..
 
 
 
***
 
(EN)
 
1 YEAR IN INDONESIA
 
Bali Island, Indonesia, 17.03.2021
 
The road leading to nothingness in the middle of the endless ocean.. So unrepentant, endless, magnificent and attractive..
 
 
 
 
Hindu Tapınağı / Hindu Temple, Bali, 2020
 
 
It has been exactly 1 year since I came to Indonesia. On the way out, I did not have to stay in one place for such a long time or even be on such a long journey in the trip I planned without planning. In fact, no one had even thought of a virus that would surround the world. In my opinion, everything in life has a reason. There was a reason for everything, from leaving everything behind in December 2019 and setting out on the road, to I decided in March 2020 to come to Lombok, an Indonesian country in South Asia where I had no idea before. The first question asked by those who saw me coming to the other side of the world alone was “What are you running from?” Because there must have been a reason to travel this far. Why would a person come all the way here, while the beautiful heavenly corners of our country, dozens of cities waiting to be discovered, and delicious food that I have not tasted yet?
 
We have always been told to imagine the horizon line where the sea meets the sky. I am writing these right now, right across that infinite horizon. It has been exactly 1 year since I came to the country. Unbelievably, I spent a whole year with an extraordinary success. To be honest, when I first came to Indonesia from Thailand, I was very scared, I put myself in quarantine. I tried to be cold-blooded and pay attention to myself, while trying to understand what was happening like millions of people on their way into the unknown. With the self-protection need that has been going on since the early ages, I tried to find out where the hospitals are and how I can get there if anything happens. The closest comprehensive hospital was in the island’s central city, Mataram, 60 km away. In the city of Kuta, where I was, there was neither a means of transportation nor a taxi. As the most common means of transport, everyone was using scooters or motorcycles. I, who have not driven two-wheeled vehicles in my life, did not dare to drive in the traffic of a left-hand country and the rules of which I did not know. So my idea of ??reaching the nearest hospital came to an end.
 
 
 
 
Her gün bambaşka bir günbatımı. / Every day is a completely different sunset, Kuta, Lombok, 2020
 
 
I decided to strengthen my immune system even more. To begin with, I focused on walking. I started buying fresh vegetables and fruits from the market and trying different flavors grown in tropical lands. As in all Asian countries, the consumption of rice in Indonesia was at its peak, even a little more. Breakfast, lunch and dinner almost every meal.. I tried Indonesian food but it was either too fatty or too bitter. Lombok Island named after; It takes from the word “Lombok”, which means “hot pepper” in Sasak language. I think this is enough for us to estimate the level of hot pepper spicy they use in their food .. So I started trying new dishes in my own way with every vegetable I found and started to like cooking more than I expected.
 
Over time, I have witnessed that the roads to other cities of the island are blocked by the police, transportation is prohibited for tourists, everyone who is afraid of the corona virus is eager to return to their country at all costs, air rescue flights are running javelin, accommodation places do not accept tourists. I witnessed that the locals gathered every evening to worship, “Beware of tourists!” the expelearned man who was listened to that he said, did not see any harm in gathering among themselves, weddings and dinner meetings continued, but the parties with the majority of tourists were banned and they continued in secret. While walking down the street, the children who were chasing after me on what they learned from their families and shouting ”Corona, corona!” were having fun among themselves. Tourist rightly meant ”Corona Virus”. Because while the locals continued their lives steadily, tourists were traveling.
 
 
 
 
Lombok adasında yeni yıl / New year on the Lombok Island, Tanjung Aan Beach, December, 2020
 
 
All countries in the world; started to give the numbers of people infected with the corona virus, to warn people of possible dangers, and to close many places. Not only was the disease infectious, but it also had fatal consequences. While all this was happening, everyone, especially my family, warned me madly. They told me to go back to my country, that I would be stuck here, that if I got the virus, the health system was inadequate, bad things could happen to me. They were right until the very end! But the only force that led me on this road anyway was it not to move away from my comfort zone and to see and experience how millions of people living in the geography I will go to survive? If anything, it would happen here or in my own country too. That’s why I chose to stay here.
 
As I followed the number of cases around the world, I started to have panic attacks as I watched the state of people infected with the virus and all the news. I realized that intimidation was enough to control people. So I stopped following the whole thing. Countries closed their borders, all European countries sent rescue aircraft to other continents for their citizens. Some airlines took advantage of the opportunity and increased the prices 2-3 times in foreign currency. This did not mean much for people whose earnings were in Euros or Dollars. But when it comes to people like us whose currencies are not economically strong; I realized that with the ticket money I would spend to return to my country, I could cover my transportation, accommodation, food and beverage expenses for a few months here. I can say that this was one of my very strong reasons to stay here.
 
 
 
 
Sonsuzluk / Infinity, Ocean, 2021
 
 
I made a lot of friends who would rather not return to their country and stay here like I did. They closed the beaches for 1-2 days and, they could not cope with the people we call the local mafia and reopened them. The season was during the monsoons and I had never experienced the monsoons in my life. In the beginning I always needed someone to go somewhere. A friend I met on the road (A.P.) taught me how to ride a scooter. And finally, on April 11, 2020, with great courage, I started renting a scooter and driving it alone. Like kids learning to walk, fell down many times and even if my legs were bruised, I finally learned to ride a scooter. Now I can go everywhere alone, without needing anyone.
 
The number of tourists on the magnificent beaches decreased day by day, and there were times when I was alone on the huge beach. Although Indonesians were born and lived on the island, they did not know how to swim and many were afraid of the sea. Since we are close to the equator, the day is always equal here; 12 hours of day and 12 hours of night .. The effect of the cosmic energy of the moon on the ocean is visibly huge. I started to follow the tidal events very closely by personally experiencing them.
 
 
 
 
Sokakta bisikletli seyyar terziler / Traveling tailors with bicycles on the street, Semarang, Jawa, March, 2021
 
 
Towards the end of May, 2020, Lombok island began to open up within itself. That was the first time I went outside of Kuta city and went to the city of Senggigi. And that’s how I met the ‘Lombok Scuba Dive’ Center, which was open by chance. For the first time in months, I was going to scuba dive in the ocean. I will write my thoughts and experiences on this subject separately under another heading.
 
The seasons have passed in Indonesia. In this last year; the scorching heat of the dry season, the flood in the monsoons, being soaked in the rain that suddenly started on the road, getting up and continuing on the road even if I fall, knowing my body with yoga, accepting all the beauties that nature and the ocean offer us, I learned to cry, laugh, longing, love and be alone with myself. I experienced the good and bad sides of living on a tropical island, the weather being always 24-30 degrees Celsius, and the real aspects of people’s characters that are different from what appears to be. I learned how life changes without tourism, and how to live by making plans for fear that an earthquake will trigger an active volcano or a tsunami. The first thing I look at wherever I go with the fact that it can be a tsunami is where there is a minimum height of 30 meters and how do I get there fastest. If I follow the emergency signs, I have made it a principle to draw my own emergency plan, as I witnessed some of them point the beach.
 
 
 
 
Candidasa Sahili / Candidasa Beach, Bali, 2021
 
 
Now looking at the last year I spent, it is good that I decided to stay here. I am very happy to leave behind a year in my life that I felt so lucky. To be honest; the global pandemic did not visit this small village town where I lead my life that much. And I still know that lives are going on somewhere close to normal. Hoping to share what I have added to my life by choosing to stay here like a butterfly effect and to set an example for those who want to get out of the comfort zone..
 
 
 
https://tinyfootedturtle.travel.blog/2021/03/17/endonezyada_1_yil/
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 84
Kayıt tarihi
: 24.03.21
 
 

Fizikçi olarak başladığım hayatıma, sırt çantası ile dünyanın öbür ucunda minimal olarak kurduğum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster