Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '19

 
Kategori
Okullar
Okunma Sayısı
34
 

Endüstriye Katılım Bilinci

Her şeye rağmen, bütün üniversiteli evlatlarımız, seçilen en iyi öğrencilerdir.
Gelecek, omuzlarındadır ve sorumlu davranacaklarına inanılır.

Gelecekteki toplumun mutlu ve huzurlu yaşamı, ülkenin aydınlık geleceği şüphesiz bugün ne yaptığımıza bağlıdır.

Okumuşlardan; bilgisi, kültürü ve saygınlığı ile sorumlu davranışlar beklenir.
Onlar, toplumu gelişmişlik seviyesine taşıyacak değerlerin bayraktarıdır.

Okullarımız aslında ne kadar ağır bir sorumluluk taşımaktadır.
Yaşamdan zevk almak, yaşamı anlamlı kılmak için hobi edindirmeye de çalışan eğitim kurumlarımız genç nüfusumuzu, sosyal sorunlar, ekonomi ya da dünya siyaseti ve çeşitli sanat alanlarıyla ilgilenmeye, folklora, spora da yönlendirmektedir.  

Kulüpler aracılığıyla, sosyal faaliyetler, müzik, resim ve diğer alanlarda neler yapılabileceğini "düşünmek bile" fayda sağlıyor.
Gençliğin dinamiklerini durdurarak değil, daha ileriye taşıyacak ortamlar hazırlayarak bunu başarmak pekâlâ mümkündür.

Bunun için korkmamalıdır.
Şimdiden yol haritasını çizenler, mutlaka bilinçli ve sorumlu bir başlangıç yapılması gerektiğini, bugünden atılacak doğru adımlarla başarılabileceğini bilirler.

Bilgiye erişme ve bilgiden yararlanma artık o kadar kolay ki gençler bunu bizden daha iyi kavramışlar, şimdi biz onlardan yararlanıyoruz aslında…

Hepsi bizim evlatlarımız, onların ana-babaları bizleriz.

Daha yapılacak çok işimiz var!
Bununla birlikte iş gücü ihtiyacının dörtte üçünün mesleki ve teknik eğitimle yetiştirilmesi gerektiğinde hemfikiriz.
Mesleki ve teknik eğitim ile endüstrimiz, gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecektir.

Meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş projesi; daha çok mezuna mesleki ve teknik eğitim olanağı verir.
Aynı zamanda dünya standartlarına göre okullaşma oranımızı yükseltmek, mesleki ve teknik ortaöğretim ile yükseköğretim arasındaki ilişkiyi canlı tutmakla mümkündür.

En önemli bilimlerden mekanik; insanlara yardım edecek makineleri yapma sanatıdır.

Bugün ülkemizin sahip olduğu kaynakları verimli ve etkin bir şekilde kullanmak için, ortaöğretimle yükseköğretim arasında ilişki kurarak ve güçlendirerek, kaynakları ortak kullanarak ek kapasite yaratılmaya çalışıldığını biliyoruz.

Mesleki ve teknik eğitim mezunlarının kendi alanlarında ileri meslek eğitimi almaları, yetişkin kişiler için mesleki eğitim olanaklarını da genişletir.

Bu olanaklar işletmeler, meslek okulları, meslek yüksekokulları ve üniversiteler bünyesinde gelişir, olgunlaşır.

Bugün uyum programları veya üniversite ortamına hazırlık süreçleri yeterince uygulanamadığı için üniversite ortamı ve “üniversitelilik bilinci” zihinlerde yeterince gelişememektedir.
Oysa üniversite, sadece lisenin bir devamı gibi algılanmamalıdır.

Evlatlarımızın geneli, üniversiteyi bir meslek edinme aracı olarak görüyor.
Bu anlayış yaşama faklı bir bakış açısı ile bakma konusunda yeni bir heyecan, aşk ve isteklendirme yaratmaz ki! …

Üniversite, bilim ve felsefi tartışma ortamıdır.
Müzakere alışkanlığı, bilgi ve düşünce üretme sürecine katılma bilinci, sosyalleşme, geleceğini şekillendirme konusu ailede işlenir.

Hayata hazırlık niteliğinde olması gereken lise yıllarımızda dil bilgisi yanında, tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji derslerinin gereği gibi verilmesi, buna çok önemli katkı sağlar.

Özellikle çocuklarımıza tarih bilinci veriyor olmamız çok anlamlıdır.
Her konuda geçmişi bilmek ve geçmişten geleceğe akış sağlamak hem farkında olmak, hem de düşünsel derinlik yaratıyor.

Evlatlarımızın değişik ihtiyaçlarını karşılama konusunda kendilerine yanaşan, maddi ve manevi yardım sağlayanların peşine takılmak yerine, kendi öz benliklerine ve değerlerine güvenerek özgür yetişmeleri, geleceğe yönelik kendi yaşamsal yol haritalarını bilerek çizmeleri; küçük çıkar ilişkilerine meyletmemelerini, kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayacaktır.

Bunlar ilkesel anlamda, evlatlarımız için uzun vadede kendi yararına olduğu gibi, özlenen bir ülke yönetimi için vazgeçilemez değerlerdir.

Güç kimde ise ona göre yön alan, güç sahiplerine hizmet eden, çıkarları için her türlü yanlışı kabul eden kişilerin özgür olmaları mümkün değildir, kendilerini o makama getiren kişilerin baskısından çıkamazlar.

Bugünden geleceğe yol haritası oluştururken, evlatlarımıza omurgalı olmayı öğretmemiz gerekir, bunun en doğru yolu da örnek olmaktır.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 266
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster