Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
195
 

Enerji, Medeniyet ve zam

Enerji, Medeniyet ve zam
 

ENERJİ, MEDENİYET VE ZAM


Geçmiş yıllarda ekonomimizde olduğu gibi dizi enflasyonu yaşadığımız bugünlerde, televizyonu açıp dizi izlemek işkence gibi geliyor. Bir de dizilerdeki başrol oyuncularının bölüm başına 100 – 150 bin lira para aldığını bilince “Adaletin bu mu dünya?” deyip iyice soğuyorum bu dizilerden. Yıllarca oku, kendini harap et sonrasında ise eğer iş bulursan bol mesaili az maaşlı bir işle hayatını sürdürmeye çalış. Olacak iş değil!

Zaten ben hep yabancı dizilere meraklı olmuşumdur ya da bunları görünce olmak zorunda kaldım sanırım. Supernatural (Doğaüstü), Rome(Roma) ve Game of Thrones(Taht Oyunları) gibi birçok dizinin her bölümünü ilgiyle izledim. Bu aralar da Revolution’a (Devrim) takmış durumdayım. Revolution dizisi, bilgisayarların, uçakların, telefonların hatta aydınlatmanın dahi olmadığı, dünyanın sonsuza dek karanlığa gömüldüğü bir gelecekte, insanların yaşam mücadelesini ve aile olmanın anlamını anlatıyor.

Bir medeniyetin ilerlemesi, gelişmesi ve sosyal refah imkanlarına sahip olması için en önemli etkenin önce insan faktörü olduğunu sonrasında ise enerji olduğunu sadece dizilerde değil gerçek hayatta da kendi gözlerimizle görüyoruz. Elektrik enerjisi, günlük yaşamamızın her anını çevrelemiş durumda. Evde, iş yerinde, okulda, sokakta ve hatta cebimizdeki telefonlarda. Kısacası her yerde. Enerjisiz bir hayat düşünmek, sanırım çölde kutup ayısı ile karşılaşmak ile aynı şey olurdu.

Şu an dünyanın %19’u elektrik enerjisine sahip değil. Yani 1 milyar 300 milyon insan elektriksiz yaşıyor. 2 milyar 700 milyonu ise biyokütle (odun ateşi gibi) enerjisini kullanarak yemek pişiriyor. Ne yazık ki bu durum sona ermeyecek. Elektriksiz yaşayan insanların sayısı gelecek yıllarda azalacak olsa da yaklaşık olarak 1 milyar insan 2030 yılında da elektriksiz yaşamaya devam edecek.

İyi ki biz zamanında durumu fark etmişiz ve elektriği ülke çapında yaygınlaştırmışız. Bize özgü bir girişim ile planlama yapmadan enerji kullanımını yaygınlaştırmamızdan dolayı her zaman olduğu gibi yine birçok sorun ile karşılaşıyoruz. Bu sorunlardan en önemlisi ise Türkiye'nin 84 milyar dolarlık dış ticaret açığının 52,4 milyar dolarını enerji ithalatı oluşturmasıdır. Bir de buna ek olarak bilinçsiz enerji kullanımı ve yalıtımsızlık nedeni ile de her yıl yaklaşık 7,5 milyar doları çöpe atmaktayız.

Hadi bakalım şimdi çık işin içinden çıkabilirsen. Enerji ihtiyacını karşılamak için termik ve nükleer santral yaparsan doğaya zarar verirsin ve toplumdan tepki alırsın. Temiz enerji kaynakları yatırımlarına girdiğin vakit ülkenin bütçesine çok yük olursun. Ama her zaman olduğu gibi yine bize özgü bir kolayı var tabii ki de… 2012 yılında olduğu gibi elektriğe %32, Doğalgaza %48 ve petrol ürünlerine de bir o kadar zam yaparsın hem vatandaşlar az kullanır hem de dış ticaret açığını finanse edersin. Medeniyetimizi 2012 yılında da zamlar ile kurtardık. Peki ya sonra?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 524
Kayıt tarihi
: 30.03.12
 
 

Göksel Topçu, Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Şuan Çandarlı Belediyesi'..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster