Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
101
 

Enerji Hanım’ın düşünce özgürlüğü sınavı

Enerji Hanım’ın düşünce özgürlüğü sınavı
 

(Konu ile ilgili bu düzenleme sanal ortamdan alınmıştır. 09.10.2013)


Eğer bir toplumda Düşünce Özgürlüğü var ise 'protesto' da özgürdür!
Yeter ki silah, bıçak, pala, kasatura, sandalye, yumruk olmasın değil mi?

Oysa Türkiye'de h i ç istenmese de kimilerince:
Her nerede var ise,
Her nerede görülür ise:
'Protestoculara vurun!'
'Protestocuları susturun!'
'Protestocuları dışarı atın!'
'Protestocular teröristtir!' türünden tepkiler verilmeye başlandı.

Palalı, Molotoflu, silahlı, sapanlı, yüzleri maskeli sivil kişiler yanında ne yazık ki haddini aşan kimi vekiller ile bazı polisler de çıktı ortaya.

Bu yüzden olsa gerek güvenlik güçleri de iktidar yanlıları da ‘orantısız güç kullanmak’ yolunu seçti.

Oysa güvenlik güçlerine düşen görev caydırıcılıktır, sabırdır, yurttaş sevgisi ve saygısıdır.

Dün AKP'nin Haliç Kongre Merkezi’ndeki ‘Enerji Hanım Projesi’ adlı ilginç konferansında 'enerji boşalımı' yaşanmış.

Haykırışlar, itiş kakışlar, yumruklar, kovalamaca ve yaka paça olma birbirine karışmış.

Oysa bu toplumda kadın olmak da kadının iş bulması da sesini yükseltebilmesi de çok zor.

Son yıllardaki gözlemlerime göre ne kadın kadına ne de erkek erkeğe tartışabiliyoruz.

Kimi odaklarca beslenen karşı koyma, başka görüşlere kapalılık, ezberlerini sunmak eğilimi baskın.

Özümüzde var olan ‘ben sana gösteririm’ tavırlarından ‘Yargı’da görürsün’ dayatmasına kadar bir yoğunlaşma başladı.

Bu yüzden olsa gerek kırgınlıklar, aba altından sopa göstermeler, küslükler, itiş kakışlar, kavgalar çoğaldı.

Dün okuduğuma göre, ‘Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Bakan Fatma Şahin’in katıldığı konferansta beş kadın protesto gösterisinde bulundu. Fatma Şahin konuşma yaptığı esnada salonun arka sıralarında oturan Halkevci Kadınlar üyesi oldukları belirtilen beş kadın ayağa kalkarak protesto gösterisinde bulundu. Enerji politikasını eleştirdiği duyulan kadınların sesi diğer kadınlar tarafından alkışla kesildi. Bu sırada bakan Fatma Şahin konuşmasını sürdürerek ’biz işimize bakalım, herkesin düşüncesine saygılıyız’ dedi. Bir süre protestonu sürdüren kadınlar, organizasyonu düzenleyen kadınlar tarafından salondan çekilerek dışarıya’ çıkarılmış. (09 Ekim 2013 günlü basından alıntıdır)

İşte bu olmadı sayın bayanlar ve baylar!

Anlaşılan toplum gergin!
İktidar yanlıları da gergin!
Çünkü sorunlar üst üste binmiştir.
Çünkü çözüm yolları tıkanmıştır.
Çünkü her türlü destek daha çok iktidar yanlıları için sağlanmaktadır.
Çünkü herkes kendi yağı ile kavrulmalı, hiçbir yanlış gidişe ses çıkartılmalıdır.
Çünkü toplumdaki işleyişlerde ve kimi zenginleşmelerde ‘şeffaflık’ yoktur.

Bu yüzden ‘merak’ artmıştır.

Bu yüzden kim, neden, nasıl, nerden gibi sorular çoğalmaya başlamıştır.

Bu yüzden gözlemlerini ve düşüncelerini biriktiren kişiler başkaldırma eğilimine girmiştir.

Bu yüzden tek tek ortaya çıkmaya başlasa da ‘çatışmacı bir toplumun fitili’ ateşlenmek istenmektedir.

Bu durumda toplumun bazı kesimleri AKP’ye bir şeyler söylemek istiyor.
Toplumsal tepkileri sağlamakta çok kısır olan kişiliğimiz gereğince bireysel çıkışlar önem kazanıyor.

Ayrıca biliniyor ki gösteri ve yürüyüş izni alabilmek oldukça zor.

Kaldı ki bazı tepkiler sorunun olduğu yerde de verilebilir.

Bence birileri:
H i ç konuşulmasın,
H i ç kimse ne sesli ne sözlü ne de yazılı tepki vermesin istiyor.
‘Kant çırpınışı için bile benden izin almak’ ve ‘gösterdiğim yerde konuşmak’ zorundadır demek istiyor.
Bu yüzden kim yerlerde ‘kamusal alan’ diyerek fotoğraf çekemezsiniz.
Çoğu yerde haykırarak tepki veremezsiniz.
Hiçbir yerde birkaç arkadaşını ile toplanarak çevreden geçenleri yanınıza çağırarak konuşamazsınız!

1 Mayıs'tan Enerji Hanım'a kadar tek yaptırım var protestocular için:
Dışarıya atın! Dışarıya Atın!

Ya da Vurun! Vurun! Vurun mu denilmek isteniyor?

Oysa adı yanlış konulmuş olsa bile; eğitim, tasarruf ve çağdaşlaşma içerikli 'Enerji Hanım Projesi' ne kadar anlamlı bir çalışmadır, bilenler bilir.

Bence kişileri ezmeye, hırpalamaya ve yaralamaya yol açmayacak bir biçimde sözlü olarak tepki vermek gerekir. Eğer gerekiyor ise birden bire tepki veren bir kişi ile sabırlı bir biçimde tatlı tatlı konuşmak gerekir. Biliyoruz ki, 'hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa koşnuşa' anlaşabilirler. Bundan ötesi Enerji Hanım'ın başına gelen bu olayda görüldüğü gibi; özellikle tepki koyan kadınlara yönelik itiş kakkış, yere çlkertme, sille tokat girişmek türünden orantısız g ü ç kullanmaya dönük 'susturma' ya da 'çatlak seslere tahammülsüzlük'tür.

Bu da kimi yetkililerin aile terbiyesi, gelenek görenek ve eğitim kaynaklı bazı sorunları yanında terbiye olunamayan ve içerisinde bazı korkuları da taşıyan köklü bir 'kişilik sorunu' türünden çözülmeye muhtaç durumlardan kaynaklanıyor olsa gerek. bu gibi açmazlardan kurtulunmadığı sürece ne iyi bir yönetici ne iyi bir konuşmacı ne iyi bir sözcü ne de iyi bir polis olunabilir. Ne yazık ki bu kişilikteki yetkililer ile çevrelerindeki kimi kişiler elbirliği ile 'çatışma yaratarak' amaçlarına ulaşabileceklerini sanmak gibi korkunç bir yanılgı içerisindedirler. Bu türden davranışların daha çok 'kapalı toplum' yapılarından gelerek çağdaş bir toplumun üyesi olmaya çalışan kimi kişilerin içine düştükleri onulmaz durumlar olduğunu öne sürsem çok mu yanılmış olurum?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ömer Faruk Bey, Yazılarımı okuma nezaketi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim. Yorumlarınızdaki analitik düşünceye ve doğru saptamalarınıza katılmamak mümkün değil. Yazdığınız yorumları yanıtlamak isterken, yanlış sekmeyi işaretlemişim. Kusuruma bakmayın. Yazılarınızı zevkle ve büyük bir titizlikle okuyacağım. Saygılarımla...

galip uyar 
 22.10.2013 18:39
Cevap :
Galip Bey ortak ilgi alanımız toplum bilim içerikli yorumlarınızı ilgi ile okuyorum. İlginizden dolayı teşekkürü bir borç bilirim. Her şey gönlünüzce olsun kardeş...  22.10.2013 22:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster