Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1197
 

Enerji hırsızlarına karşı ne yapabiliriz ? (2)

Enerji hırsızlarına karşı ne yapabiliriz ?  (2)
 

Tanrı insanların içindeki canlı ve cansız bütün varlıkların özelliğini insanın ruhuna vermiştir. O yüzden insan ruhu çok geniş bir kapsama alanı içerisindedir.

Bizim içimizdeki hem iyilik hem kötülük, hem nefret hem kin, hem mutluluk hem mutsuzluk gibi bütün duygular da buna dahildir. O yüzden biz herhangi bir insanı eleştirdiğimizde aslında kendimizi eleştirmiş oluruz. Çünkü onun özellikleri bizde de vardır. Biz sadece o bölümü belki atlamış, o bölümde evrimleşmiş olabiliriz. Bunu hatırlamıyor olabiliriz ya da Tanrının yardımı gelmiştir ve huyumuzun o bölümüne bir kapatma gelmiştir. Yani bir örtme durumu gelişmiştir. O yüzden diğer insanlar da bizden bir parçadır.

Şimdi böyle bir şey yazıldığında akla şu soru gelebilir. Peki biz kendimizi eleştiriyoruz, madem onlar bizden bir parçaysa onları da eleştirmek doğru degil mi ?

Bizim sadece kendimizi eleştirmemiz gerekiyor, çünkü burada ayrılan bir nokta var. Her insanın kendisine ait bir ruhu var ve her ruhun da aştığı bir kademe var. O yüzden de aşmamış olduğu bir kademe için sen bunu neden yapmıyorsun diyemeyiz. İnsan sadece bildiğinden sorumludur der Allah. İşte eğer karşınızdaki kişiye birçok şeyi ona öğrettiğinizi söyleseniz bile, bunu hayata geçirebilmesi bir zaman alır. Yapmadığı zaman ona sinirlenmek doğru bir davranış şekli değildir. Tıpkı altına çiş yapan bir bebeğe kızmadığınız gibi hataları yapan diğer insanlara da kızmamanız gerekiyor. Bu arada zaten hatalarını çok iyi anlayıp, eğer hala yapmaya devam eden bir kişiyse de onun için Allahın yardımını dileyip çekilmek gerekir. Çünkü ya o kendi şeçiminde negatif tarafı seçmiştir ya da evrimleşmesine vakit vardır. Yani burada iki pozisyon vardır.

O yuzden eleştirileriniz yardım amaçlıysa bir yada iki kere söylenebilir. Ama üçüncüsünü söylememeniz gerekir. Bir de o insana anlatırken kırmadan söylemeniz gerekir. Bu yüzden egonuzu karıştırmadan ve tamamen onun iyiliği için söylemelisiniz. Genelde bir insanı eleştirdiğinizde onun diğer tarafını başka bir insana da anlatmak zorunda değilsiniz. İnsanlar hemen başlarlar anlatmaya, örneğin Elif’in eleştirdiğiniz birkaç davranışı var olsun hemen ortak arkadaşınız olan Mine’ye de gidip Elife bunları söyledim iyi yapmışım ama kızın da böyle bir işi var ya der gibi konuşuyorsanız bu doğru bir davranış değildir. Eğer arkadaşınıza yardım etmek istiyorsanız bir başka kişinin duymaması gerekir. Bazen insanların sırf kendilerini haklı çıkartabilmek amacıyla da karşısındaki kişileri eleştirdiklerine tanık olmuşsunuzdur. Sonra da biz ona yardım etmek istiyoruz diyorlar ki daha çok günaha giriyorlar. Kendi kendilerini inkar ediyorlar. O yüzden Allah eleştirmeyi yasaklamıştır. İnsanlar egolarıyla, eleştirerek yardım etmeyi birbirine karıştırırlar diye. Eğer egonuzu karıştırmayacağınızdan eminseniz karşınızdaki kişiyi eleştirmeniz gerekiyor. Bu arada bu tabii ki dini yönden eleştirinin ne kadar kötü olduğunu anlatan bir durum.

Bir de kendi davranışları ve negatif düşünceleri sayesinde sevilmediğini düşünen, Tanrının değil de başka insanların sevgisine gereksinim duyan kişiler de, yaramaz çocuklar gibi dikkati çekmek için eleştirirler. Çünkü eleştirdikleri zaman başka insanların enerjileri onlara doğru döner ve kendilerini iyi hissederler. Bunun yanında iyi işler yapabilmek için enerjilerini kullansalar yani eleştirmek yerine iyi şeyler yaparak enerjilerini kullansalar zaten dikkati çekecekler ve başka insanların enerjilerini alacaklar. O zaman da evrimleşecekler. Kötü birşey yaparak başkalarından enerji çekmek, insanı zatem evrimden yine aşağı düşürüyor.

Başkalarını eleştirirken yukarıdaki konulara dikkatinizi çekebildiysem, sizlere bir yardımım dokunacağından dolayı kendimi mutlu hissedeceğim.

Sevgiyle kalın

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam da bugünlerde rahatsızlık hissettiğim ve kendimi arındırmaya çalıştığım bir konuya değinmişsiniz çok teşekkür ederim. Çalıştığım iş yeri büyük bir yer ve çok insan var. Dedikodu -eleştiri- bir hayli yapılıyor. Ben ister istemez - bazen - dahil oluyorum veya ben biriyle ilgili birşeyler söyleyip eleştiriyorum başka birine... ve bu durum beni çok rahatsız etmeye başladı.. Kendimi uzak tutmaya çalışıyorum, ama belli bir noktadan sonra yine başa dönüyorum... Bu kaostan nasıl uzak durabilirim, önerileriniz olursa çok makbule geçer. Teşekkür ederim, yüreğinize aklınıza sağlık, sizi takip etmeye devam ediyorum.. Selamlar

A.Nilgün Aktaş 
 06.05.2010 12:14
Cevap :
Selam, dedikodu yalanın bir bolümüdür. Dünyadaki en büyük negatiflik ise yalandır. Öyleysa yalana düşmememiz gerekir di mi? eleştırıde yargının bir bolümüdür aslında birini eleştirirken aslında arkasından yargıyada geçeriz. burada onemli olan başkasını eleştirmemektir. Bu yanılgısal hata bazlı bir eylemdir. İnsan niye eleştirir? Aslında karşısındaki eleştirdiği kişinin özelliklerini kendinde taşır. O yüzden kişi karşısındakini eleştirirken aslında bir bakıma yargılar da o zamanda yargıladığı ve eleştirdigi durumlarla karşı karşıya kalır. O yüzden münkün olduğu kadar eleştirirden dedikodudan uzak kalınmalıdır. Ama bunları yapanlara kızarsanız yine yargı tuzağına düşersiniz o yüzden çok dikkatli olmalısınız ve aynadaki kendinizi iyi incelemelisiniz. Değişime kendinizden başlamalısınız sevgiler  06.05.2010 23:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 157
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5066
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster