Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '15

 
Kategori
Engelli Eğitimi
Okunma Sayısı
140
 

Engelleri kaldırmak

2008 yılında Enstitü müdürlüğüne atanınca görme problemi olan bir lisans öğrencim tebrik için gelmişti. Konuşma arasında yaşadığı sıkıntıları anlatıyordu, o anlattıkça şaşırıyor ve neden bunları daha önce düşünemediğimize hayıflanıyordum içten içe... Günlük hayatta önemini fark etmediğimiz belkide varlığını çoğu zaman gözardı ederek umursamadığımız ne çok detay varmış, eksikliği yaşamı zorlaştıran… Çok üzüldüğümü belirtip zararın neresinde dönülse kardır mantığı ile hemen Dicle Üniversitesi olarak ne yapabilirizi konuşmaya ve fikir jimnastiği yapmaya başladık. İlk önce Dicle Üniversitesi Engelliler Uyguluma ve Araştırma Merkezini kurmaya karar verdik, hemen yönetmeliği hazırlanarak bir yıl içinde merkezimiz kuruldu. Onca iş yoğunluğuma rağmen bu anlamlı merkeze kurucu müdür olarak atanmaktan inanılmaz bir onur ve büyük bir haz duydum. Hiç vakit kaybetmeden faaliyetlerimize başladık. Daha önce üniversitelerde kurulan engelli birimlerinin deneyimlerinden de yararlanarak ve onların rastladığı bazı kısıtlılıkları görerek önlem ve tedbirlerimizi önceden alma hazırlıklarımızı tam yapma fırsatını yakaladık. Böylece bu kısıtlamaları aşma imkanı bulduk.

Mevcut tüzükleri inceleyip onları kendi şartlarımıza uyarlama ve iyileştirme şansımız oldu. Üniversite engelli birimlerinin kurulmasını öngören yasa sadece öğrencilerin engellerini göz önüne alırken, biz yönetmelik çalışmamızda öğrenci- akademik ve idari çalışanları birlikte ele almayı daha uygun bulduk. Temsiliyetleri de buna göre düzenledik.

Ayrıca sıkıntıları ve çözüm önerilerini direkt dile getirerek yönetimde söz hakkı olabilmeleri içinde Yönetim kurulumuzda öğrencileri ve idari çalışanları temsil eden birer üyeye yer verdik. Birçok üniversitede engelli birimleri daha çok şikâyetleri toplayan danışma merkezleri mahiyetinde, sorunları yatay ilişkiler yardımıyla ve kısıtlı imkânlarla çözmeye çalışırken, biz aynı zamanda araştırma amaçlı bir merkez olarak kurulduk. Bir farkımızda merkezimizde uzman çalıştırma imkânına sahip olabileceğimizdi.

Bunun yanı sıra ihdas edeceğimiz araştırma burslarıyla, engellilik üzerine çalışma yapmayı ya da araştırmacı engellilerin merkezimizde istihdam edilmesi yoluyla çalışmalarımıza bir ivme kazandırmayı planladık. Yani öncelikli etkinliklerimizden biri de engellilik üzerine araştırmaların teşvik edilmesi olmalıydı. Çalışma birimlerimiz sadece araştırma ve danışmanlık yapmaktan ibaret olmayacak, bunların yanı sıra kurulacak birimlerde engellilik üzerine eğitimler verecek, panel, konferans, sempozyum gibi bilimsel aktiviteler düzenleyecek ve imkanlarımız elverdiği ölçüde üniversitemizdeki engellilerin rehabilitasyonu için de çalışacağız. Özetle, Dicle Üniversitesi’nde kurulan bu merkezle her şeyden önce kendi engellerini aşarak üniversiteye gelebilmiş öğrencilerimizin, çalışanlarımızın ve akademisyenlerimizin altyapıda olsun, eğitim şartlarında olsun önlerine çıkan ekstra engelleri kaldırmakla, günlük hayatlarını daha yaşanılır kılmaya çalışmakla işimizin başladığını belirtmek isterim.

Yolumuz uzun ve kaldırılması gereken engellerle dolu... Bizler de kararlı ve inançlıyız, bu uğurda bizlere destek olan tüm yol arkadaşlarımıza teşekkürlerimizle…

Engellilerin önüne çıkarılan ekstra engellerden birine; eğitim görebilecekleri alanlara getirilen kısıtlamalara ve neden Araştırma ve Uygulama Merkezi kurmaya çalıştık bu konunun önemini de vurgulamak istiyorum.

Günümüzde özellikle geri kalmış ülkelerde engelli bireyler yanlış düşünceler ve eğitim alanında çalışan insanların konu hakkında yanlış bilgileri nedeniyle fen, mühendislik ve matematik eğitiminden uzak tutulmaktadır.

Ailenin ve eğitimcilerin engellilerden beklentilerinin düşük olması ve eğitim alanlarında engelliler için düzenlemeler olmaması da engelli gençleri bu bilimlerden uzak tutmaktadır.

ABD de toplam işgücünün % 10.4 lük kısmını engelliler oluşturuyor. Ama fen ve mühendislik alanında çalışanların oranı %2.7.

Fakat bu sayılar engellilerin bu alanlara olan ilgisini yansıtmıyor.

ABD de yapılan çalışmalar üniversite birinci sınıfta okuyan engelli öğrencilerin fen derslerine karşı çok ilgili olduğunu ama bu ilginin engelli öğrencilerin bu alanı meslek seçme oranına yansımadığını göstermiştir.

Yine aynı ülkede yapılan bir araştırmaya göre 1997 de birinci sınıf öğrencilerinin (150000)%9.7’lik kısmının engelli olduğunu ama o yıl ancak 320 kişinin fen ve mühendislik alanında doktora derecesi aldığını göstermiştir.

Bu olumsuz gelişmeler üzerine birçok mesleki kuruluş engelli öğrencileri fen ve mühendislik mesleklerine kazandırmak için çalışmalara başlamıştır.

Engellilerin fen ve mühendislik eğitimine kazandırılmaları için özel programlar ve kitaplar hazırlanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 198
Kayıt tarihi
: 12.12.13
 
 

Prof. Dr. Hamdi Temel, 1966 yılında Sorgun'da doğdu, İlk ve orta öğretimini Sorgun'da tamamladı v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster