Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '16

 
Kategori
Engelli Eğitimi
Okunma Sayısı
139
 

Engelli değiliz özeliz

Engelli değiliz özeliz
 

Merhabalar.

Yazıya bir klişe ile başlamak istiyorum. Her sağlıklı insan bir engelli adayıdır söylemi ile. Birçok kişi tarafından yanlış bulunan, eleştirilere maruz kalan bir cümle olsa da derin anlamları yadsınamaz. Bana göre de her sağlıklı insan bir engelli adayıdır. Bu cümlenin kesinlikle ve kesinlikle engelli bireyleri küçümseyici bir anlam içermediğini kuvvetle savunmaktayım. Ayrıca belirtmek isterim ki sağlıklı insanlar tarafından küçümsenmiş bir engelli bireyin -ki toplumumuzda fazlasıyla olagelmiş bir eylemdir.- kendisine söylemesi gereken bir cümle olduğunu düşünüyorum.

Günümüzde engelli bireyleri de toplumsal yaşama katabilmek amacıyla eğitim, istihdam, ulaşım vs gibi alanlarda düzenlemeler yapılmaktadır. Ancak toplumsal duyarlılık olmadığı müddetçe hiçbir düzenlemenin tam olarak işe yaramayacağı kanısındayım. Bu durum zihnimizdeki engellerin ortadan kalkmasıyla mümkün olacaktır. Engelli bireylerin de bu toplumun bir parçası olduğu unutulmamalıdır. 

Engellilerin toplumda yaşadığı en büyük sıkıntılardan bir tanesi dışlanmaktır. Ve bu bireyi psikolojik olarak etkilemekte, toplumdan uzaklaştırmakta ve birey engelliyle utanç duyar hale gelmektedir. Ayrıca unutulmamalıdır ki kimse isteyerek noksanlaşmaz.

Engelli bireyler yaşadığı toplum içerisinde psikolojik ve ekonomik olarak sıkıntıya düşmektedir. Bu sorunlar engelli bireyle birlikte ailesini sıkıntıya sokmaktadır. 

Önemli olan şeylerden bir tanesi de bireye karşı ailenin de tutumu ve yaklaşımıdır. Elbette hiçbir aile için kolay değildir engelli bir çocuk sahibi olmak. Bazı aileler -nadir olmakla birlikte- çocuklarını engelli olduğu için terk etmektedir. Yani anlaşılacağı üzere bu durumda engelli bireyin topluma kazandırılmasında aile de önemli bir safhada yer almaktadır. Ailenin yaklaşımı engelli bireyin gelişiminde önemli rol oynar. Mesela CP'li bir bireyin rehabilitasyonundan tutun görme engelli bir bireyin eğitimine ve gelişimine destek olmalıdır. Tabi aile de sağlıklı bir evlat beklerken yolunda gitmeyen birtakım nedenlerden ötürü engelli bir çocuğun varlığıyla onlarda sıkıntı yaşamaktadır. Stres oluşturan etmenlerden bir tanesi çocuğu kabullenmektir. Engelle tanıştıktan sonra gerekli sağlık kuruluşlarına, rehabilitasyon merkezlerine ve engel hakkında bilgiye ihtiyaçları vardır. 

Aile evvela kendi çocuklarının özel bireyler olduğunu benimsemeliler. Aile konusunu daha sonraki yazımda derince ele almak istiyorum. Bu yüzden aile kısmına çok fazla girmekten kaçınsam da karıştırdım birazcık. 

Engelli çocuklar toplumsal yaşama belli bir sınırda yaklaşabilmektedirler. Eğitimden sağlığa, psikolojik desteğe, sanata, istihdama, spora, ulaşıma ve bununla birlikte şehir yaşantısının şartlarına vs vs sayamadığımız birçok sorunlarlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Örneğin kaldırımlardaki engelli rampaları, ulaşımda sağlanabilecek türlü kolaylıklar (görme engelli sarı bantları, otobüslerde tekerlekli sandalye rampaları, görme engelliler için durak bildirim sekreteri-ki genelde şoförler rahatsız oldukları için kapalı tutarlar-, üst geçit ayaklarına asansörler...) bulunabilmektedir. 

Toplum olarak üzerimize düşen görevlerden bir tanesi onları ötekileştirmemek, insanlar arası ayrıma düşmemektir. Ve bu ayrımı ortadan kaldırabilmek için engelli bireyleri üretkenliğe sevk etmek gerekmektedir. Bu da istihdamla mümkün olabilir kanısındayım. Mesela ben görme engelli bir birey olarak bir kamu kuruluşunda görev yapmaktayım. Ve engellilerin engellerine uygun birimlerde çalıştırılmasının sonuna dek arkasındayım. Ne demek engellerine uygun birim? Yani bir görme engelliden evrak yazmasını, sistemlerle uğraşmasını bekleyemezsiniz elbette. Görme olarak değil de daha farklı pozisyonlarda değerlendirilebilir. Ben santralde görev yapıyorum. Durumum evraklı servislerde çalışmaya müsait değil ama santral işini gayet başarılı bir şekilde sürdürebiliyorum. 

Diyeceğim o ki, engelliler ayrımsayıp ötekileştirmekten öte onların özel birer bireyler olduğunu anlatmalı, özgüvenlerini kazanmalarına yardımcı olmalıyız. Zaten biz bunları yapınca onlar topluma yöneleceklerdir. 

Yazıyı çok uzattım biliyorum. Gerekli gereksiz ne varsa doldurdum. Bir dahaki yazımda görüşmek üzere. Sevgi ile kalın.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2011
Kayıt tarihi
: 13.10.16
 
 

Lise mezunuyum. Bir devlet dairesinde santral memuru olarak görev yapmaktayım. Kendimce okuyorum,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster