Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
679
 

Engelli eğlenemez mi (?)

Engelli eğlenemez mi (?)
 

Engeline rağmen Mert sosyal ortamlarda olmayı seviyordu. 

Kendine engel görmüyordu hiçbir şeyi! 

Okulunu bitirmiş bir işe girmişti... 

Tekerlekli sandalyede olmasına rağmen iş bulmakta da zorlanmamıştı(!) 

Güler yüzlü, yakışıklı ve tekerlekli sandalye basketbol takımında oynayıp spor yapan biri olduğunu belli eden atletik vücudu, eğitimi ile engelli çalıştırmak isteyen işverenler için bulunması kolay olmayan özelliklerdeydi. 

Giyimine kuşamına özen gösterir iş yerinde takım elbise, günlük hayatında spor kıyafetleri ile nerede ne giyinilir iyi bilirdi(!) 

Mert’in üniversitede okuyan bir kız arkadaşı bile vardı. Genç arkadaşları onların kız arkadaşları hep birlikte cafelere, sinemalara, parklara gider birlikte vakit geçirmeyi severlerdi. 

Mert’in çok üzüldüğü o günde, büyük bir alışveriş merkezindeki Lunapark’ta buluşmaya sözleşmişlerdi. 

Mert kendi kullandığı özel tertibatlı otomobili ile kız arkadaşını evinden gidip almış, alışveriş merkezine arkadaşlarından biraz erken gelmenin avantajı ile (beklerken) restoran kısmında yemek yemişlerdi. 

Lunapark bölümüne arkadaşları geldiklerini telefon ile haber verdiklerinde oraya gitmek için asansöre yönelmişlerdi. 

Asansörün gelmesini beklerken kız arkadaşı Sevil, Lunapark’ta nelere binmek istediğini heyecan ile anlatıyordu 

...“önce balerine binelim sonra köpekbalığına yalnız ben korkarım ama sen olduğun için daha cesur olacağım. Dur başka ne vardı. Hani şu ters çeviren oyuncak neydi?” 

Mert güldü “kamikaze Sevilciğim ama ona binmeyelim” 

Sevil ısrar etti “ne olur binelim!!!” 

Mert ısrar karşısında “bakarız” dedi gelen asansöre binerken. 

Eğlence Bölümü alışveriş merkezinin en alt katındaki üç kat çocuk, genç herkese hitap eden (aslında bu herkese hitap eden kısmını düşünmek lazım) birçok oyuncağın bulunduğu çocuk, genç her yaştan kişinin keyifle oyun oynayabileceği bir yerdi. 

Oraya inmek için merdiven yanındaki özel merdiven inme aparatını(asansörünü) kullandı Mert (engelliler için böyle özel bir aparat yapılmasını düşünülmesini ise memnuniyet ile karşıladı) ve arkadaşlarının olduğu yere gittiler. 

Önce oyun kartı alıp kontur yüklediler. 

Sonra mı? 

Sonrası Mert için hiç güzel gelişmedi. 

Hiçbir oyuncağa binemedi, o binemiyor diye arkadaşları da binmek istememesi üzerine oradan buruk bir şekilde ayrıldılar. 

O gün, Mert’in engeller ile karşılaşmadığında unuttuğu engelliliği bir tokat gibi yüzüne çarpan gün olarak kaldı. 

Hiç hatırlamak istemedi bir gündü (!) kimseye belli etmediği duygu kırıklığı ile oradan ayrılmasını eğlenmek için gittiği yerde eğlenememesini hiç unutamadı. 

Onun fark ettirmediği üzüntüsünün farkındaki arkadaşları içinde durum farklı değildi. Ne zaman atlıkarınca, Lunapark görse Mert hayatı boyunca hep hüzünlendi. Kendince “ben binmek istemiyorum” diye bir savunma geliştirdi. 

Hiçbir zaman binmediği oyuncaklara bir gün düzenlemeler yapılır ve biner mi bilinmez (!) 

Ama engellilerin de eğlenebileceğinin göz ardı edilmiş olmasını hiçbir zaman anlayamadı. 

Ne zaman engelli bir çocuk görse Lunapark tarzı oyun yerlerinde yüzlerindeki hüzüne baktı (!) belki kendisi belli bir yaşa geldiğinden (oysa eğlenmenin yaşı yok) daha kolay katlanabiliyordu bu duruma ama ya o çocuklar… 

Çocukluklarını yaşayamadan büyüyen o engelli çocuklar(!) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aslında çoğumuz eğlenmesini bilmediğimiz için eğlenemiyoruz. fiziksel engeli olsun olmasın eğlenmesini bilmeyenlerimiz de çok fazla. bir kısmımız luna parktaki oyuncaklara binmeye korktuğumuzdan binmiyoruz. bir kısmımızda fiziksel engeli olanlar kadar cesaretli olamıyoruz. bu durumu hep içimizde sakjıyoruz aslında. evet. bir de toplu yaşam alanları herkese uygun olarak yapılırsa, belki de eğlenmesini, fiziksel engellilerden öğrenerek hayata daha mutlu bakar. kim bilir(!)

Karanfil'in Engelsiz Özgürlüğü 
 08.06.2011 11:11
Cevap :
Karanfil'im güzel temennilerine katılıyorum ve çok teşekkür ediyorum... sevgilerimle...  08.06.2011 14:20
 

"Çocukluklarını yaşayamadan büyüyen engelli çocuklar..." Empati yapınca çok iyi anlıyorum Selma hanım..Anlıyorum da içim "cız" ediyor. İyimserliğimi koruyorum, yakın bir tarihte düzeltilecektir. Selam ve sevgiler...

Yurdagül Alkan 
 06.04.2011 23:42
Cevap :
İnşallah Yurdagül Hanım, bunlar düzeltilir(!)... zaten bunun için yazıyoruz. Böyle bir sorun var, bizler bunları yaşıyoruz diye yazıyoruz. Düzeltilsin diye yazıyoruz. Yaşamın her alanında olmak istiyoruz. Evde kapalı dört duvarda ömrümüz geçmesin istiyoruz ve sizin gibi duyarlı, empati yapan kişiler çevremizde olduğu sürece bunların düzeleceğine inancımız artıyor. Kocaman sevgiler gönderiyorum size, sağolun iyi ki varsınız:))  07.04.2011 13:17
 

Engelliler yaşamın keyifli alanlarında hiç mi hiç düşülmemiş zaten. Sosyal yaşamda, kültürel alanda, turizmde, ulaşımda hiç düşünülmemiş... Gidersin açıkta kalırsın yada kucakta taşınmaya... Zaten gittiğinde seni önce ''bela'' oluyorum duygusuyla kapıda karşılarlar... Lütfennn alırlar içeri... Sonra eğlen eğlenebilirsin... Ondan sonrada Dünyada en ahlaklı ulus olduğumuz zırvasını anlatırlar herkese... Saaktları evden çıkamayan, eğlenemeyen, evinde ağlayan bir ulus kendi eğlenebiliyorsa lanet olsun onun uygarlığına... İyi bir denemeydi. Sevgiler...

KUYUCAK 
 06.04.2011 12:58
Cevap :
Sevgili Kuyucak, sayfamda olduğun yorumlarını kattığın için teşekkür ederim. Saygı ve Sevgilerimle...  07.04.2011 13:19
 

Senin gibi duyarlı yüreklerin aydınlatacağı zihinler sayesinde engelsiz eğlencler mutluluklar hayat bulacaktır eminim ve umutluyum. Güzel yüreğine sağlık arkadaşım, yolumuz umut, yoldaşımız sevgi daha ne istenir ki? Öpüyorum en kocamınından:)

Dilek Yaka 
 06.04.2011 12:33
Cevap :
Teşekkür ederim canım, ne güzel yorumunla değer kattın konuya... Engelleri senin gibi aydınlık yüreğe sahip dostlar ile aşacağız. Naçizane yaşanananları dilim döndüğünce kalemimle dile getirebildiğimce yazmaya çalışıyorum. Okuman ve burada olman mutlu etti beni, bende kocaman öpüyorum. Sevgilerimle...  06.04.2011 16:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 182
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 2215
Kayıt tarihi
: 15.01.10
 
 

Bu Blogda; Engelleri her şeye rağmen aşarak hayatı engelsiz yaşamaya çalışan; eş, anne, çalışan, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster