Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '14

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
109
 

Engellinin halinden engelli anlar

Engellinin halinden engelli anlar
 

Bugün 3 Aralık, Dünya Engelliler Günü. İki yıldır üst üste aynı gün bu konu ile ilgili yazılar paylaşıyorum blogumda. Sanırım son yıllarda yaşım sebebiyle vücudümde oluşan ortopedik sornlar benim bu konuyla daha fazla ilgilenmeme sebep oldu.

Gerçi daha önceki yıllarda da özellikle Paris'te yaşadığım günlerde bu konu dikkatimi çekmişti. Fransa'da şehirciliğin engellilerin rahat yaşaması için nasıl düzenlendiğini görünce kendi ülkemdeki aksaklıklar teker teker gün yüzüne çıkmıştı.

O zamanlar engellilerin ülkemde nasıl yaşadığını düşünmüştüm ve anladım ki engelliler bulundukları çevreden pek dışarı çıkmıyorlardı. Sokakta tekerlekli sandalyesi ile dolaşan bir engelleye rastlamak çok zordu.

Ben bu yazımda engellilerin günlük yaşam içinde karşılaştıkları engebeleri anlatacak değilim tekrar. Zira daha önceki yazılarımda kalemim döndükçe bu konulara değindim.

Ben bu gün konuya bir başka yönden yaklaşmak istiyorum.

Geçen kiş 9 yaşındaki torunum okuldan çıkarken kaymış, düşmüş ve ayağını kırmıştı. Doktorların yanlış teşhisi sonucu tedavisi normalden uzun sürdü ve epey bir süre okula tekerlekli sandalye ile gitmek zorunda kaldı. Hatta bu süre o kadar uzadı ki tekerlekli sandalye ile bir Fransa yolculuğu yapmak zorunda bile kaldı.

İşte ben bugün küçücük çocuğun bu konu ile iilgili söylediği çok önemli iki konuya değinmek istiyorum.

Torunum tekerlekl sandalye ile gittiği Fransa'da yaşadığı kolaylıklardan o kadar çok etkilenmiş ki Fransa'da tekerlekli sandalye ile yaşam çok güzel diye belirtmişti dönüşünde. Sanırım küçük çocuğu uçağa binerken, Eyfel kulesine çıkarken, Luvr Müzesine girerken görmüş olduğu ihtimam ve öncelik çok etkilemişti.

Torunum iyileşip normal yürüdükten sonra bir gün beraberce geziyorduk. Bir merdivenden inerken benim elimi tutu ve 'Anneanneciğim, inerken sana yardım edeyim. Yürüyememenin ne kadar zor bir olay olduğunu ben tekerlekli sandalyede otururken anldım.' dedi.

Bu sözler beni çok etkiledi. 9 yaşında çocuk bile engelli bir yaşam sürünce, engellinin halinden anlar olmuştu.

Bu olay bana Nasrettin Hoca fıkrasını anımsattı. Hani şu Hoca damdan düştüğünde 'Bana damdan düşen birini bulun. Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar.' dediği fıkra.

Anlayacağınız engellinin halinden ancak engellli anlıyor.,

Temenni etmiyorum hiç bir sağlam kişi engelli olmasın ama lütfen sağlam kişiler empati yapıp engellileri anlamaya ve ona göre davranmaya gayret etsin.

O zaman beraberce daha mutlu yaşarız. Engelliler de evlere kapanıp kalmaz ve aramıza katılır.

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

engellileri anlayıp onlara destek olmak gerek, sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 03.12.2014 16:52
Cevap :
Haklısınız Sevgili Nahide Hanım. Engellileri analamamız ve onlara o şekilde davranmamız gerekiyor. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla  03.12.2014 19:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1007
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster