Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '14

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
167
 

Engelliye bakışımız ve engelliye öneriler

Engelliye bakışımız ve engelliye öneriler
 

Engelliye sağlıklı bir insanın öneri yapması maval okumak gibi gelir, çünkü engellinin halinden ancak bir engelli anlar; Nasrettin Hoca'nın damdan düşme hikâyesi gibi...
Hikâyeyi bilmeyenler için anlatayım:
 
Nasrettin Hoca bir gün damdan düşer.
Komşuları geçmiş olsuna gelir ve sorarlar
"Hocam, çok acıdı mı?" diye.
Hoca cevap verir:
"Bana damdan düşeni getirin, anlarsa o anlar halimden" diye.
 
Engelliye de öneri, ancak bir engelli tarafından yapılırsa anlamlı ve değerli olur.
Bende bir engelliyim, ortapedik engelli; yürüyemiyorum.
Önerilerimi maval olmadan sunuyorum.
 
***
 
Engelliye bakış açımız
 
Doğu kültürü, yaşamın anlamına ilişkin kayda değer bir çok şeyin sahibi olsa da, insana bakış açısı dardır, değersizdir.
İnsana bakış açısı, ataerkil kültüre sahip olmasının verdiği etkiyle güç-kuvvet açısındandır.
Kadın, zayıf olduğu için, nasıl ikinci sınıfa itilmişse, engelliyi de yarım insan olarak görür doğu kültürü.
 
İnsan; yürüyemiyor, konuşamıyor, göremiyor veya zihinsel verim sağlayamıyorsa, kültürümüzün insanı, bu engelleri bünyesinde barındıran insanlara acır, üzülür, yakınır, vah vah'lanır. Halil Cibran'ın dediği gibi:
 
"Ne gariptir ki toplum olarak, aklı yavaş olana değil de ayağı yavaş olana, yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız."
 
Evet, ne garip! Engelliye karşı bakış açımız budur. Yaşamın anlamı için insanlık tarihine bir çok katkısı vardır kültürümüzün, ama insana bakışımız dış görünümden öteye geçemez. Halbuki, 'Ne insanlar gördüm üzerinde elbise yok, ne elbiseler gördüm içerisinde insan yok' diyen Rumi gibi güzel insanları yetiştirdik... Ama, yetiştirmeyle kaldık... İnsana değil elbiseye, ruha değil bedene, görünmeyene değil görünene önem verdik...
 
Engelli insana aşkı bile çok gördük, bir çok yaşam standartından mahrum ettiğimiz gibi... Engelli insana, sağlıklı biri aşk verdiğinde onu garipsedik...
 
Engelliye bakış açısından sınıfta kaldık.
 
***
 
İsyan etme, kabullen!
 
İnsan yapabileceği bir şeye karşı, yani bir şeyin düzenlenmesi için, olumsuzlukların giderilmesi için beşeri güç ve imkanları yetiyor, buna rağmen isyan etmeyip kabulleniyor ve buna şükrediyorsa düştüğü durum aptallıktan başka bir şey değildir.
 
Ama, insani gücün yetersiz kaldığı bir durum var da, kişi isyan ediyorsa, bu da aptallıktır. 
 
İkisi de mutsuz eder insanı. 
Biri insanın kendi doğasına hakarettir, diğeri muhteşem doğaya hakarettir.
 
İnsan acizdir; insanın gücü yetmediği şeylere başkaldırması, kendi dünyasını cehenneme çevirmesi demektir.
 
Örneğin bir çok engellinin durumuna karşı, tıp ve insan gücü çaresizdir, yetersizdir.
Bu durumdaki engellinin yapabileceği tek şey kabullenmektir. İsyan etmeye tabii ki hakkı vardır; ama bu isyan engellinin zararınadır. Bu durumda edilen isyan, ne Tanrının, ne doğanın, ne de sağlıklı insanın umurundadır. Engellinin kendisinedir zararı; hem boş bir çabadır, hem de engellinin kendisini moralmen çökertir; yaşam sevgisini azaltır, hayata duyulan iştahı kaçırır.
 
Dünya yalandır; bir daha tekrarı olmayan, sonu ölüm ve kara toprak olan bir ömre sahiptir bütün canlılar.
Dünya meşgaleleri için, devasız dertler için, can sıkıp hayatı zindan etmektense, hayatın her anını sanki son günmüş gibi dolu dolu yaşamalıyız; yani anı yaşamalıyız. Zaten kimse ne kadar yaşayacağından, yarına sağ çıkacağından emin değildir, onun için, hayatın her anının kıymetini bilip, kimseyi kırmayıp, İnsanlara yardım edip, hep gülmeyi, hep sevmeyi hedef edinerek yaşamalıyız.
 
Bu yalan dünya için dertlenmek, mutsuzluğun kaynağıdır; bu dünya için dertlenmek, getirisi olmayan boş bir çabadır; getirisi olmadığı gibi de, dertlenenden bir şeyler alır götürür; yani külliyen zarardır.
 
O halde, elinizde olmayan şeyleri kabullenin; insanı, doğayı sevin; insanlara yardım edin; inanın bu olumlu şeyler, sizi mutluluğa sevk edecektir.
 
***
 
Doğa size engeller koysa da, anlayışlarınızla aşın o engelleri!
Çevre, engellilere problemli bakış açısına sahipseler, onlarda unutmasın, birer engelli adayı olduklarını!...
 
Son söz tüm insanlığa:
 
Hayatı hayata rağmen sevin, çünkü başka bir hayat şansınız yok.
 
 
-Mustafa Yıldırım - 26.04.2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 651
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster