Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1159
 

Engin Ceber ve sonrası

Engin Ceber ve sonrası
 

İçi insan sevgisiyle dolu hekimlerin önünde saygıyla eğiliyorum.


ENGİN CEBER VE SONRASI

Arkadaşımın gönderdiği e-postayı okurken alt tarafında “Avni Odabasi Karikatürist http://www.karikakultur.de/ http://www.karikakultur.com/” internet adresini gördüm. Tıkladığımda karşıma Avni Odabaşı’nın internet sitesi çıktı.

Sitede gezinirken 12 Eylül dönemini anlatan karikatürler karşıma çıktı. Bir karikatür vardı ki içimi sızlattı. Bu mesleğe ait insanların geçmişte ne çileler çektiğini çok güzel anlatıyor. İçim burkuldu. Gözyaşlarımı zor tuttum. Bu karikatürü sizlerle paylaşmak istedim. Karikatürün tam adresini sizlere vereyim: http://www.karikakultur.de/aktuel/index.php

Dr. Taner ÖZEK gibi ruhunda insanlık sevgisi ve meslek ahlakı taşıyan tüm hekimlerin önünde saygıyla eğiliyorum. Ne güzel anlatıyor kendi acılar içindeyken yardıma muhtaç bir hastaya çare olmak için çırpınışlarını içi insan sevgisiyle dolu gerçek hekimi karikatüründe Dr. Taner ÖZEK.

Geçen hafta UAÖ’nden gelen e-postada şöyle diyordu: “10 Ekim 2008 günü Engin Ceber gözaltında tutulduğu süre içinde aldığı yaralardan dolayı kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir. Metris Cezaevi’nde tutuklu olarak bulunan Özgür Karakaya ve Cihan Gün ise işkence ve benzeri kötü muamelelere maruz kalma riski taşıyorlar. Bu kişilerin derhal bağımsız tıbbi muayeneye erişiminin sağlanması ve gerekli ise bu kişiler için gerekli tıbbi yardımın temin edilmesi gerekmektedir.”

Mesajın son cümlesine dikkatinizi çekerim: “Bu kişilerin derhal bağımsız tıbbi muayeneye erişiminin sağlanması ve gerekli ise bu kişiler için gerekli tıbbi yardımın temin edilmesi gerekmektedir.”

Tıbbi muayenenin bağımsızı olur mu? Ben şunu anlıyorum bu cümleden; Metris Cezaevi gibi yerlerde görev yapan bazı hekimler görevlerini yaparlarken hastalarıyla ilgili verdikleri raporlarda kendilerini satıyorlar. Hekimlik görevlerini kötüye kullanıyorlar ya da onlar orda görevlerini tehdit altında yapıyorlar. “Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım.” davranışı içindeler.

“Türk Tabipler Birliği aracılığıyla, savcının yaptığı atama dışında, ilk kez bağımsız bir adli tıp uzmanı geçenlerde otopsiye giriyor.” diyor Yalçın Doğan, 23 Ekim 2008 tarihli Hürriyet gazetesindeki köşe yazısında olayla ilgili olarak. Sonuç mu? Elbette polisin elindeki raporla yüzde yüz çelişen bir rapor ortaya çıkıyor.

Yine aynı köşe yazısında sevindirici bir başka gelişme ise “artık bundan böyle otopsiye atanmış hekimin dışında Tabipler Birliğince görevlendirilmiş bağımsız bir tabibin de katılması. Ve 3 nüsha hazırlanan rapor polis üzerinden değil, savcılığa Sağlık Müdürlüğü üzerinden gönderiliyor.”

Bir de belki en önemli gelişme devletin işkenceyi kabul etmesi.

Durum bu.

Bir gerçek varsa bu toplum karikatürdeki hekim gibi meslek onurunu ayakta tutan, içi insanlık sevgisiyle dolu aydınlık insanlar sayesinde güzel günlere ulaşacağıdır.

Yarın, hastaları işkence gördüğü halde sağlam raporu verebilen hekimler, başları önde olarak, mesleki ve insanlık onurlarına da kendileri acılar içindeyken bile hastalarına yardım elini uzatabilen hekimler sayesinde ulaşacaklardır.24.10.2008

Hakkı Uysal

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hukuku uygulayanlar da, tıp biliminin uygulayıcıları da insan. Ve bu uygulamalar sonucu aynı konularda çok farklı neticeler ortaya çıkabiliyor. Yazınızı okuyunca ,son güncel olaylar karşısında bunları düşündüm. Örneğin, Üzmez olayındaki Adli Tıp kurul raporu ve bu rapor üzerine verilen tahliye kararı da hukukçular tarafından veriliyor. Ergenekon soruturmasını yapanlar, sabahın alacasında insanları apar topar götürülmesine karar verenler ed hukukçu, keza son kararları nedeniyle kimi çevreler tarafından yerden yere vurulan Anayasa Mahkemesi üyeleri de hukukçu. Önemli olanın ve aslolanın elbette ki hukukun ya da tıbbın adamına göre değil, her koşulda objektif olanın, bilimsel olanın yapılması. Onun için Adalet Tanrıçasının gözleri kapalı....

Neşe İleri 
 30.10.2008 20:56
Cevap :
Bir hukukçu gözüyle katkınz için teşekkür ederim. Saygılarımla.  02.11.2008 10:20
 

Duyarsız kalındığı sürece işkencede birçok insan yaşamını yitirecek. Davalar zaman aşımına uğrayacak. Ya da faiilerine tebligat yapılamayacak vb.

Yapukay 
 25.10.2008 21:09
Cevap :
Herkes elinden geldiği kadarını yapsa, gördüğünü görmezden gelmese, durumu etrafına anlatsa... Saygılarımla.  26.10.2008 9:09
 

Bilgilendirici yazınızı önerilerime alacağım... Ne güzel bir yazı.. yüreğinizin aydınlığı yazıya yansıdı.. sağolun. Sevgiler, saygılar

yucel evren 
 25.10.2008 18:41
Cevap :
Teşekkür ederim. Bu yazımı, sizin gibi içi sevgiyle dolu aydınlık yüreklere ve her şartta insanlık ve mesleki onurunu dimdik ayakta tutan saygı değer hekimlerimize atfediyorum. Sevgi saygılarımla.  26.10.2008 9:18
 

Türkiye'nin artık bu ayıbı gizleyerek daha büyük bir insanlık ayıbına neden olmak istemeyişi olumlu bir gelişme.

Muharrem Soyek 
 25.10.2008 15:25
Cevap :
İşte mevcut iktidarın farkı. "Bu parti seçimlerde neden %47'lere ulaştı?" diyenler şapkalarını önlerine alıp düşünsünler kendilerinin yerlerde sürünme nedenlerini.  26.10.2008 9:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 124
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 891
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

1955 Milas doğumluyum. Nüfüs kaydım orada ama "doğduğun yer değil, doyduğun yer" memleketin olurmuş ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster