Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '20

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
71
 

Eniştem beni neden öptü?

Şu akıllı telefonlar çıktı çıkalı devlet büyüklerimizin bana ilgisi de tavan yapmaya başladı. Her gün birileri bana mesaj atıyor, halimi hatırımı soruyor, açmısın tokmusun, bir derdin var mı diye soruyorlar, bayramları, kadir gecelerini kutluyor, bir sürü konuda “akıl” veriyorlar. Allah razı olsun, başımızdan eksik olmayın diyor ve gelen bütün mesajları çöp kutuma gönderiyorum. Ama bugün bambaşka bir mesaj aldım ve fabrika ayarlarım bir anda bozuldu. Öyle ya “bayram değil, seyran değil, durup dururken eniştem beni neden öptü?” şaşkınlığına düştüm. Nasıl düşmeyeyim ki?

Gelen mesaj aynen şöyle;

Kula kulluk etmeyişimizin 97. yılı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Alper Taşdelen Çankaya Belediye Başkanı”

Yani tam anlamıyla “Kel alaka” bir mesaj. Bu mesaj bana gönderilmiş olamaz çünkü ben ne “kulluk” ederim ne de insanları “kul olarak görürüm” Bu nedenle de bu mesajın bana değil başka birilerine yani, ya “kullara kulluk” edenlere ya da “kullara efendilik” etmeye çalışanlara gönderilmiş olabileceğini düşünüyorum.

ilgililere duyrulur...

Bu arada kullara kulluk etmeyen,  siyasete alet olmayan tüm sade vatandaşların her günlerinin sağlık, sıhhat içinde ama mutlaka gönüllerince geçmesini diliyorum    

 

Ankara Çankaya, 29 Ekim 2020

Matilla

 Matilla@windowslive.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu arada, bayram değil, seyran değil diyorsunuz ama dün bayramdı!

İsmail Hakkı CENGİZ 
 30.10.2020 10:37
Cevap :
Haklısınız dün bayramdı ama ben bayram kutlanmasını gerçekten hiç sevmiyorum. Çünkü bayramların insanı "statüs quo" ya alıştırma etkisi olduğunu, dolayısıyla da pratikte halklara en ufak bir faydası olmadığını düşünüyorum. Cumhuriyet bayramı varda halkın veya halkı yönetenlerin zihniyeti mi değişti? Ben 97 senede sadece bilimlerin, buna bağlı teknolojinin değiştiğini ve geliştiğini düşünüyorum. 100 sene öncesinde de olduğu gibi cumhuriyet döneminde de minareyi çalan kılıfını uydurmuyor mu? Doğru söyleyen dokuz köyden kovulmuyor mu, kol kırılıyor yen içinde kalmıyor mu? Yapanın yaptığı yanına kâr kalmıyor mu? Örf, adet ve gelenekler asırlardır yerli yerinde duruyor. Ben hiçbir şeyin değişmediğini hatta kötüleştiğini düşünüyor ve bu nedenle de sosyal medyayı da mümkün mertebe daha az kullanmaya çalışıyorum. Her şeye rağmen sizin gibi dostların varlığına şükrediyorum. Sevgi ve selamlarımla   30.10.2020 14:52
 

Kötü bişey değil, canım! Bu vesileyle sesinizi duyduk. Memnun olduk. Ben, telefonumun mesaj bildirimlerini kapattım. Unutuyorum bir mesaj işlevi de olduğunu. Aklıma geldiğinde 50-60 mesaj birikmiş oluyor, hepsini birden siliveriyorum. Bakın, şimdi siz hatırlattınız. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 30.10.2020 8:48
Cevap :
Aslında haklısınız gerekliden çok gereksiz mesajlar geliyor ama az sayıda da olsa gerekli mesajlarda var. Bu nedenle toptan mesajları kapatamıyorum. Belki mesajları filtrelemek gibi bir seçenekte vardır ama ben bu kadar becerikli değilim. Teşekkürler, selamlar  30.10.2020 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 1959
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 30713
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Bir 3 Mayıs sabahı leylek getirdi beni dünyaya. Adetmiş, hemen ismimi dualarla kulağıma fısıldası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster