Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
296
 

Enkaz altında herkes eşit

Enkaz altında herkes eşit
 

Van'da 7.2 şiddetinde deprem,


Kenetlenmemiz gereken zamanlardan geçiyoruz.

Hani denir ya “Ülkece sınanıyoruz” diye, aynen öyle.

Önce terör haberleri, şehit cenazeleri... Derken Van’da meydana gelen 7.2 şiddetindeki korkunç deprem.

Ben haberi ilk gördüğümde, gündüz olan deprem ve ilk olarak açıklanan 6.6 şiddet için o kadar endişelenmemiştim aslında.

Nasuh Mahruki’yi ekranda izlerken “Esas tablo yarın ortaya çıkacaktır. Gündüz gözüyle, oraya ulaşıldığında yıkımın gerçek boyutu görülecektir” dediğinde de biraz garip bulmuştum aslında yorumunu. Bugün ise tam da onun dediği gibi farklı bir bilançoya ve görüntüye uyandık. Bilanço bugün gündüz gözüyle, dünkü halinden çok daha farklı bir hâl almış durumda. Zaten deprem kuşağında bir ülkeyiz. 99 depreminden birçok ders almış olmalıyız diye düşünmüştüm dün. Sanırım fazla iyi niyetli, hatta safmışım. Belki de bilgisiz. Kazın ayağı öyle değilmiş.

Hatta depremin şiddeti bile dün ilerleyen saatlerde 7.2 olarak güncellendi.

Çok pardon ama meydana gelen depremin şiddetinin güncellenmesi saçmalıktan başka bir şeydir değil bence. Özellikle de yıllardır depremle cebellleşen, fay hattı üstünde bir ülkede. Bu deprem şiddetinin “güncellenmesi”, yardıma giden grupların yanlarında götürecekleri yardım malzemelerini bile değiştirir diye dinledim programlarda. Etkileri çok farklı olduğu için, ona göre farklı çıkarımlarda bulunmak gerekirmiş.

Peki size soruyorum tüm bu deprem panelleri, toplantı ve konferansları neden yapılıyor canım ülkemde?

Sadece bu programlara katılacak kişilerin “panel turizmine” katılmalarını, işten uzaklaşıp meslektaşlarıyla sohbet ortamlarında hoş vakit geçirebilmeleri için mi?

Biz, fay hattında, geçmişte binlerce vatandaşını tek bir depremle toprağa vermiş bir ülke olarak ne zaman algılayacağız bazı konuları?

Utanmıyor muyuz yaptığımız inşaatlarda hâlâ eksik demir kullanırken? Bir bina sandviç gibi yerle bir olmuşken, hemen bitişiğindeki binanın sapasağlam ayakta durması utançtan öte vicdani bir sızıntı değil midir? Bu “doğal afetlerin” daha büyük afetlere dönüşmesine yol açmıyor muyuz? Geceleri nasıl rahat uyuyoruz düzgün inşa etmediğimiz binalarda insanlar gözlerini kapatmışken?

Ne zaman hatalarımızdan ders almayı öğreneceğiz millet olarak?

Bugün bile, hâlâ kin kusmak için klavye başına geçenler görüyorum. Kökenleri farklı olan Van’da yaşayan arkadaşlara küfürler savuruyorlar. Hatta o arkadaşlardan da “Ohh olsun, deprem oldu gördünüz gününüzü. İlahi adalet bu,” gibi yorumlar yapılıyormuş.

Gün kenetlenme zamanı ama herkes bir kin kusma derdinde.

Vazgeçelim artık başkalarını ötekileştirmeyi. Enkaz altında herkes eşit. Yanyana yatmış yardım bekliyorlar.

www.umutsuziskadini.com

Not: Fotoğraf ntvmsnbc'den alınmıştır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 115
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1417
Kayıt tarihi
: 03.10.11
 
 

Uzun yıllar plazalarda dirsek çürütmüş, son yıllarda refahı evden çalışmakta bulmuş ikiz kız anne..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster