Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
468
 

Enrico Macias dinliyorum

Enrico Macias dinliyorum
 

Enrico Macias dinliyorum ve bağıra bağıra ona eşlik ediyorum. “Enfants de tous pays” (Tüm ülkelerin çocukları) çalıyor. Çocukluğumdan beri çok severim o şarkıyı. Hem acıklı hem de geleceğe umutla bakan sözleri vardır. İşte tam olarak benim durumum. Daha doğrusu olmam gereken durum! Yani benim durumum çok acıklı gerçekten. Geleceğe umutla bakamıyorum ama!! Ne yapsam olmuyor gibi geliyor son birkaç senedir. Tabiri caizse kıçımı yırtsam olmuyor. Neyi yanlış yaptığımı bilmiyorum. Halbuki hep bana öğretilen şekilde etik ve doğru davranıyorum. Dürüstüm, çalışkanım, iyi niyetliyim, yardımseverim. Ne bileyim bunların iyi şeyler olduğu öğretilmişti bana. Nedense artık işe yaramadıklarını düşünüyorum. Kesin yanlış bildiğim veya yanlış yaptığım bir şeyler var. Bu kesin! Yoksa her şey niye bu kadar kötü gitsin değil mi?

İş hayatım bir türlü iyi gitmiyor. Ne yaptığım işi seviyorum ne birlikte çalıştığım insanları. Daha doğrusu yaptığım iş beni tatmin etmiyor. Boş işler gibi geliyor. Bana bu işin karşılığında niye para veriyorlar ki diye düşünüyorum. Yani bu kadar basit bir işi herkes yapabilir değil mi? Sahip olduğum beceriler sanki bende sanki doğuştan varmış ve çok kolay kazanmışım gibi değersizleştiriyorum onca tecrübeyi. Dile kolay on beş yıl. Hatta on altı. Evet tam on altı yılda kazanmışım ben o tecrübeleri. Nedense sanki o kadar zaman geçmemiş de ben çalışma hayatımın başlangıcındaymışım gibi hissediyorum. Neden bu güvensizlik? Neden bu inançsızlık? Durup dururken olmadı herhalde. Geçen on altı yılda sadece iş tecrübesi kazanmadım, hayat tecrübesi de kazandım. Sanırım bu güvensizlik, inançsızlık bir yan etki. En iyi ilaçların bile yan etkileri var. Mide bulantısı, saç dökülmesi, hatta depresyon yapıyorlar. Sanırım benim hayat ilacımın yan etkisi de bu: güvensizlik.

Özel hayatım da tam bir facia. Eski samimi arkadaşlarım ve ailem dışında hiç kimseyle birlikte olamıyorum. Çünkü yabancılarla mutlu olamıyorum. Yeni insanlarla tanışmayı çok istiyorum ama nedense bundan bir türlü zevk alamıyorum. Bana sıkıcı geliyorlar. Benimle aynı şeylere gülmüyorlar gibi geliyor, esprilerimi bile anlamıyorlar. Hoş ben de onlarınkileri anlamıyorum. Nasıl eğleneyim onlarla? Aynı şeylere gülmediğin insanlarla arkadaş olabilir misin? Ben denedim ama sanırım olmuyor. Peki benimle aynı şeylere gülen insanlar nereye saklanıyorlar? Onların oldukları yerle gitmeye razıyım ama yoklar işte. Sanki yer yarıldı içine girdiler! Bana bir işaret verin yanınıza geleyim.

Yanlız araya eklemeden edemeyeceğim: Enrico dinlemek çok iyi geliyor. Moral bozukluğuna birebir! Tabii bir de yazmak. O da iyi geliyor moral bozukluğuna. Şu anda bile yazmaya başladığım ana göre daha iyi hissediyorum kendimi.

Enrico, şimdi de “Mendiant de l’amour” (aşk dilencisi) şarkısını söylüyor. Mükemmel bir şarkı. Türkçesi var mı bu şarkının hatırlamıyorum. Kesin vardır. Enrico’nun hemen hemen tüm şarkıları Türkçe sözlerle de söylenmiş. “Verin verin, sevginizi verin, tanrı size iade edecektir” diyor. Öyle mi gerçekten iade ediyor mu? İşte buna pek emin değilim artık. Ben de uzun yıllar öyle sandım. Ben sevgimi verdikçe karşılığını alacağımı zannettim. Ne yazık ki hiç öyle olmadı. Sanırım ya yanlış kişilere verdim o çok değerli sevgimi ya da ne bileyim verirken çok abarttım, karşımdaki korktu kaçtı. Enrico beni aldattın! Sevgini ver derken uyarmalıydın beni. “Küçük dozlarda ver” ya da “vereceğim kişiye dikkat et” deseydin ya! Şimdi de öyle bir hale geldim ki sevgimi hiç veremez oldum. İçimde sürekli olarak biriktiriyorum sevgimi. Yakında patlayacak diye korkuyorum. Tekrardan saçma sapan kişilere vermek de istemiyorum. Üff artık sevgimin değerini anlayacak kişiler çıksın karşıma! Evet size sesleniyorum. Benimle aynı şeylere gülecek, sevgisini dibine kadar yaşayacak. En şiddetlisinden.. Aşık olmaya korkmayacak, kaçmayacak, dostluğun ne anlama geldiğini bilecek, eğlenirken, ağlarken, gülerken karşımdaki ne düşünür diye endişe etmeyecek.. Tüm duygularını sonuna kadar yaşacak kişilere sesleniyorum. Nerdesiniz?? Nereye saklanıyorsunuz? Bekliyorum sizi.. Bana bir işaret verin..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1421
Kayıt tarihi
: 23.02.09
 
 

15 yıllık çalışma hayatına kriz nedeniyle ara vermiş bir otomotiv profesyoneliyim. Siyaset Bilimi me..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster