Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '14

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
102
 

Entelektüel iktisat felsefesi

Entelektüel iktisat felsefesi
 

Fotoğraf orjinaldir. Dileyen kullanabilir.


Her hafta farklı görüşlere yer vermeye çalışan KEYİAD, Tek Rumeli TV'de yayımlanan, Ahmet Eler’le "Ekonomide Ufuk Turu" programında, geçtiğimiz cumartesi Mehmet Altan'ı tekrar konuk etti.

Türkiye’yi Türkiye ile kıyaslayınca gerçekten de ileri hamleler yaptık sanıyoruz...
Ancak, Mehmet Altan diyor ki; “Dünyadan bakınca ortaya çıkan objektif resmi de çok fazla unutmamakta fayda var...”

Bizi hızlandıracak olan o resimdir. Halkını korumak yerine, yalnızca kendisi gibi düşüneni kollayan bir rejim nedeniyle, yoksulluğun ve yolsuzluğunçaresini bulamadığımız ülkemizde, bizlerin “yol, su, elektrik” düzeyinde emeklememiz kimin ağrına gitmez?

Mehmet Altan’a göre; küresel ısınmaya karşı, insanoğlunun, havadan karbondioksit çekmek, yanardağları harekete geçirmek, dünya ile güneş arasına panel yerleştirip, güneş ışınlarına engel olmak, gibi beyin fırtınaları yaptığı bir yüzyılda yaşadığımızı da biliyoruz.

Gelişmiş toplumlarla aramızdaki bu fark sizce de fazla değil mi?

Söyleşinin sonunda Altan, “WhatsApp” örneğini veriyor: “Facebook”un 19 milyar dolar değer biçerek satın aldığı “WhatsApp”ın hikâyesi 1992 yılında başlamış. “Jan Koum” adında bir genç, Ukrayna’dan annesiyle beraber Kaliforniya’ya göç ediyor.

Koum ve annesi o dönemlerde geçimini yemek fişi toplayarak sağlamaya çalıştığı için Ukrayna’da kalan ailenin diğer fertlerini bile arayacak para bulamıyor. Bu anıları Koum’da farklı çağrışımlar yapıyordu. İşte tam da bu noktada “WhatsApp”ın ilk temelleri atılmış oluyordu.

Bildiğiniz gibi uygulama bir noktada anlık mesajlaşma uygulamasıdır. Siz cep telefonunuzdan “Merhaba” diyorsunuz ve bir başkası cevap veriyor.  Aslında bir “Anında mesajlaşma uygulaması” ürettiğini fark etti ve “Dünyanın öbür tarafındaki bir kişiye bir cihaz vasıtasıyla anında ulaşmak, bu çok güçlü bir şeydi” diyor Koum.  

Ukraynalı genç, “Yahoo” ile iş görüşmesi yapmış ve altyapı ölçmeni olarak çalışmaya başlamış, tabii bu sırada “San Jose Devlet Üniversitesi”ndeki eğitimine de devam ediyormuş.

Bir gün “Yahoo” sunucusu bozulunca işler Koum için değişmiş. Yahoo kurucu ortaklarından David Filo telefonundan Koum’u arayarak arıza haberini verince Koum’un cevabı “Dersteyim” olmuş. Filo ise, “Derste ne halt ediyorsun? Çabuk ofise gel” deyince okulu bırakıp sunucuyu tamire başlamış, okula da tekrar uğramamış.

Diğer yandan, Yahoo‘da çalıştığı günlerde çeşitli sebeplerden dolayı işini değiştirmek isteyen Brian Acton ise yenilikçi girişimler olarak dikkat çeken Twitter‘a ve Facebook’a iş başvurusunda bulunuyor. 2009 yılında yaptığı başvuruların neticesi ise olumsuz oluyor. Her iki şirket de iş başvurusunu reddediyor. Bu durumu Brian Acton attığı tweetle şu şekilde duyuruyor: ”Facebook beni reddetti. Muhteşem insanlarla tanışmak için çok iyi bir fırsattı. Bir sonraki macerayı dört gözle bekliyorum.”

İşte bu sürecin devamında Acton, Jan Koum ile tanışıyor ve birlikte WhatsApp’ı geliştiriyorlar. Yarım milyar kullanıcı sayısına ulaşan WhatsApp’ın kurucularından biri olan Acton’un kaderi Facebook hissedarı olmakmış. 19 milyar dolarlık satıştan en çok pay alan ikinci isim olan Acton hikâyesi birçok genç girişimci için isteklendirme kaynağıdır, diyor Mehmet Altan.  

Türkiye içinse, üretim fikrinden taviz vermeden rekabetçi yapıyı güçlendirmenin çaresinin bulunması gerektiğini söylüyor. Türkiye’deki her yöneticinin, her mühendisin, her çalışanın birinci görevinin bahane değil çare üretmek, olduğunu söylüyor.

            * * *  

Dünyada ucuz üretiliyor “o zaman biz üretmeyelim” demek, kolaycılıktır.

Dünyanın herhangi bir ülkesinde herhangi bir ürün “ucuz” diyerek bir üretim kaleminden vazgeçmek günü kurtarmak değil midir? Birkaç yıl o ürünü ucuz tüketebiliriz. Ancak kesin olan şudur, bir gün mutlaka pahalı tüketiriz.

Her şeyi yapıyoruz rekabet edemiyoruz” cevap değildir, sadece meselenin bir kere daha tespitinden ibarettir. Verilmesi gereken cevap “Daha ucuz üretmenin yolunu bulduk” demektir. Çünkü birincisinin işe yarar bir yönü ve memlekete hayrı yok, ama ikincisi hem işe yarar, hem memleketi hem de milleti ayağa kaldırır.

Sözümüzü “Jan Koum”la bitirelim: İlk “WhatsApp” sürekli çöküyor veya takılıyormuş. Koum, pes edip başka bir işe başvurmaya hazırlanırken onu durduran Brian Acton olmuş: “Şu an bundan vazgeçersen çok büyük bir ‘salaksın’ demektir. Birkaç ay daha şans tanı.” Bir süre daha çabalamaya karar veren Koum, sonunda mucizeyi de bulmayı başarıyor ve “WhatsApp”ın dönüm noktası da bu yeni teknoloji oluyor.

***

Her konuya entelektüel iktisat felsefesi açısından yaklaşan Prof. Dr. Mehmet Altan’a sorulan soruları ve aldığımız yanıtları geçen cumartesi akşamı Tek Rumeli TV'den bir kez daha ilgiyle izledik.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1005
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster