Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
3396
 

Entellektüel bir kişilik; Zülfü Livaneli

Entellektüel bir kişilik; Zülfü Livaneli
 

Zülfü Livaneli.

Son kitabı olan Sevdalım Hayat’ı, geçtiğimiz günlerde okudum.

Güzel bir kitap ve çok güzel bir dil.

Zaten; Zülfü Livaneli’nin yazın dili çok sade ve çok rahat bir dildir.

Sadece Zülfü Livaneli’nin yazın dili değil, aynı zamanda güzel bir konuşma dilide var.

Sade,

Akıcı,

Anlaşılması kolay ve insanı sıkmayan, aksine rahatlatan bir konuşma dili.

Zülfü Livaneli ile tanışmam çocukluk yıllarıma denk gelir. Bire bir tanışma fırsatım hiç olmadı.

Ama yanılmıyorsam 1980 yılıydı onu ilk dinlediğim zaman.

Henüz darbe olmamıştı ve bir komşumuzun evinde dinleme fırsatım oldu, Zülfü Livaneli’yi. Ailemizin fertleri ilgi ile dinlediklerinden, henüz 12 yaşında bir çocuk olmama rağmen, bende ilgi ile dinlemeye başladım Zülfü Livaneli’yi.

1986 yılında müzikle aktif olarak ilgilenmeye başladığım dönemlerde, Zülfü Livaneli’nin şarkılarınıda inceleme fırsatım oldu.

Her biri tek kelime ile mükemmel olan şarkıların üzerinde, fazlaca yorum yapmanın bir esprisi yok. Milyonlarca insanın diline dolandı Livaneli şarkıları.

Ama hep merak etmiştim, bu şarkılar nasıl ortaya çıktılar diye.

Nasıl bir süreçten geçerek, ete, kemiğe bürünüp, canlanarak geniş kitlelere ulaştılar.

İşte Sevdalım Hayat kitabında, bu şarkıların bir nebze olsun, hangi süreçlerden geçerek ortaya çıktığı konusunda, ilk ağızdan bilgilenmeye sahip oluyorsunuz.

Ve ben Zülfü Livaneli’nin sanatçılığından ziyade (ki bu konuda son derece başarılı bir kişiliktir),

en çok ilgimi çeken yönü entelektüel kişiliği oldu.

Müthiş bir kültür ve müthiş bir zekâ..

İkircikli anlatım yok, tümü ile net ve açık anlatımlar.

Zülfü Livaneli’nin en fazla dikkatimi çektiği dönem, hatırlanacağı gibi, 1994 İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimleri oldu.

İstanbul seçmeninin gözünde alabildiğine yok olan dönemin SHP’si (Sosyal Demokrat Halkçı Parti),

ne yapıp edip Zülfü Livaneli’yi ikna edip, başkanlığa aday göstermişti.

Ve Zülfü Livaneli’nin seçim sürecinde sergilemiş olduğu performans, tek kelime ile mükemmeldi.

Kaldıki 1994 yılındaki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim süreci, beklide tüm zamanların en çekişmeli seçimi oldu ve Türk siyasal yaşamındaki en önemli kırılma noktası olmayıda başardı.

Recep Tayip Erdoğan, Refah Partisi adayıydı ve şu anda Başbakan, ANAP adayı İlhan Kesici, şu anda CHP İstanbul milletvekili, Ertuğrul Günay, şuanda AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanı ve Zülfü Livaneli, geçen döneme kadar CHP’nin milletvekili ve Parti Meclisi üyesiydi.

Ve o dönemde ortak aday olarak çıksa idi Zülfü Livaneli, ve Ertuğrul Günay adaylıktan çekilseydi, Zülfü Livaneli İstanbul Belediye Başkanı olacaktı. Ama olmadı, ve o dönemlerde çekişenler, şimdi ense tokat ilişkisi içerisinde, önemli koltukları işgal etmiş vaziyetteler.

Seçim sürecinde en etkili tartışmalar, kuşkusuz Zülfü Livaneli, İlhan Kesici ve Ertuğrul Günay arasında yaşanıyordu. Ve bu tartışmalarda Zülfü Livaneli, rakiplerini adeta silip atan bir performans ortaya koyarak, geniş bir seçmen kitlesinin ilgi odağı haline geldi.

Ama bu işten rahatsız olan çevreler, düğmeye basıp olmadık düzmece haberlerle, Zülfü Livaneli’ye yönelik, alehte propagandaya giriştiler.

Başarılıda oldular ve Zülfü Livaneli’ye seçimi kaybettirdiler.

Şimdinin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise, seçim sürecinde, bu üçlünün arasında son derece silik bir kişilik sergiliyordu. Tek şansı güçlü bir örgüt yapısı olmasıydı ve bu örgütlü güç sayesinde seçimi kazandı.

Daha sonrasında Zülfü Livaneli’nin adı, hep solun lideri olarak anılmaya başladı. Ama Türkiye’deki siyasal arena, bu tip insanların sivrilipde, ön plana çıkmasının önünde, ciddi engeller oluşturuyor.

Ve Türk siyasetine egemen çevreler, dikkat edilecek olursa, tercihlerini, daha çok kullanabilecekleri isimleri ön plana çıkararak varlığını sürdürüyor.

Genel olarak baktığımızda, şu andaki hiçbir liderin, en küçük bir liderlik özelliği yoktur. Bakmayın siz Başbakan’ın halk nezdinde itibar görmesine. Bu güne kadar basma kalıp sözlerin ve konuşmaların dışına çıkmamıştır Başbakan. Ciddi bir tartışma sürecinde, bir çok defa nasıl afalladığına tanık olduk Başbakan’ın.

Kültürel olarak yetersiz olanlar, görece en tepede olsalar bile, bir süre sonra silinip gidiyorlar.

Ve

Hayatı kültür olan insanlar, görece kenarda duruyor gibi görünseler de,

Hiçbir zaman silinip gitmiyorlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlk yorumum olacak. Bu nedenle size şiddetle muhalif olduğum halde tam ifade edemeyebilirim. Bence çok iyi bir müzisyen olmasına karşın romanları aynı düzeyde mi? Bunu tartışmak gerekir. saygılarımla

canaykar 
 16.01.2008 21:13
Cevap :
Memnuniyetle tartışmak isterim. İlginiz için teşekkür ederim Sevgilerimle.  16.01.2008 21:25
 

Z.Livaneli politikaya girdiği zaman hem çok sevinmiş, hem de onun yıpratılacağını, yıpranacağını bildiğim için çok üzülmüştüm. Polikada temiz insanlara ihtiyaç var ama maalesef yer yok. Sevgilerimle...

moonlight1 
 12.01.2008 11:52
Cevap :
Kesinlikle öyle. Sadece politikada değil hayatın her alanında temiz insanlara ihtiyacımız var. Sevgiler.  12.01.2008 16:16
 

Toplumda karşılık beklemeksizin tanınabilmek ve sanatını icra edebilmek çok önemli. Ve de aynı çizgi ile mevkide kalabilmek. Zülfü bey yükselerek artan bir trentte hayatımızdaki yerini almış durumda. Kendine has özellikleriyle apayrı bir sanatçı. Bu çalışmanızla sizi ve sanatçımızı da kutluyor, başarılarınızın devamını temenni ediyorum..Selamlar ve sevgilerimle...

Yalnıztürk 
 12.01.2008 10:46
Cevap :
Teşekkür ederim Fahrettin bey. Sevgiler.  12.01.2008 16:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1113
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster