Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '14

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
376
 

Entellektüel sermaye ve kaliite

Entellektüel sermaye ve kaliite
 

ENTELEKTÜEL SERMAYE VE KALİTE


Entelektüel kelimesinin eş anlamlarına bir göz atarsak; agah, alim, aydınlatışmış, bilgili, ekinli, aydın, kültürlü, malumatlı, münevver kelimeleri anlamdaş olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Global dünya düzenin acımasız rekabet ortamında; her ülke, kurum, şirket ve hatta birey kalite kavramını anlamaya, kavramaya ve her gün geliştirmeye çalışmaktadır. Pazarın ve rakiplerin artmasıyla gelinen noktada artık sadece iş alanımızdaki rakiplerimizle boy ölçüşebilmemizde bize yetmez olmaktadır. Geçen her günün aleyhimize işlediğinin farkında vararak kendi kendimizle yarışmamız gerekmektedir. Bu günün dünden daha ağır hız ve kalite şartlarında, büyük-küçük her türlü unsurun değerlendirilerek iyileştirilmesi gerekmektedir.

 

Gerçekleştirdiğimiz ürün veya hizmetin oluşumunda şüphesiz ki en büyük pay personelimizindir. Personel çoğu iş kolunun vazgeçilmez bir girdisidir. Ürünün kalitesini belirleyen en büyük etkenler arasında yer alan çalışanların bilgi ve becerileri ürün veya hizmet çıktısının kalitesine direk etki eden bir unsurdur. Bu sebeplerden dolayı her seviyedeki çalışanımızın eğitim ve kültür seviyesinin (Entelektüel Sermaye) yüksek olması kurum, kuruluş veya işletmenin kalitesi ve başarısıyla yakından ilgilidir.

 

Kalite kavramının yakalanmasında insana verilen değer her geçen gün biraz daha artarak büyümektedir. Personelin evrensel değerlere saygı duyması ve entelektüel sermayesi çalışmalarına her zaman bir artı değer katar. Bu tür insanlar takım çalışmasına yatkın olan, ekip çalışmasını fevri çabaların üzerinde tutan şahıslardır. Evrensel değerlerin benimsenmesi ve insancıl tutumlar medeniyet seviyesinin göstergesidir. Medeniyetle tanışma şansı olmayanların yüksek teknoloji üretme ve kalite bilincine erişme olasılığı yoktur.

 

“Biz Bilinci ve Entelektüel Sermaye”: Bizim düşünce tarzımızın dışındaki düşüncede olan kişi veya gurupları, kendimize güvenlik açısından rakip veya düşman görmemiz bizim gelişimimize engel olabilecek bir faktör olabilir. Takım çalışmasına yatkın olmak, birbirimizi birbirimize rakip görmemek bir yüksek bilinç göstergesidir. Gelişimin önünü açacak olan ilk kapı insanların birbirini anlamaları ve birbirlerine saygı duymalarıdır.  Kendi insanımızı kendimize rakip olarak değil bize pozitif değerler katacak farklı düşüncede bireyler olarak görmek herkesin yararınadır.

 

“Liderlik ve Entelektüel Sermaye”: Takım çalışması denilince atlanmaması gereken bir diğer konuda Takım Liderliğidir. Dünya ve insanlar tarih sahnesinde durduğu sürece Liderlik her zaman var olmaya devam edecek önemli bir faktördür. Lider, toplumu belirli istek veya hedeflere yöneltecek aksiyon adamıdır. Her takımın (Tim) bir lideri olmak zorundadır. Üstün vasıflı stratejik ve taktik kararlar alabilen liderlerin Entelektüel Sermayesi yüksek olan personelden çıkma olasılığı her türlü olasılıktan daha yüksektir.

 

 

Entelektüel Sermayenin Gelişim Ortamı bulması Entelektüel Sermayenin yaygınlaşması açısından hayati önem taşır. Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Türk halkına çizdiği muasır medeniyetlere ulaşma haritasının yegane pusulası ve meşalesi ilimdir. İlimi ise elinde tutabilecek insan kitlesi kültür ve eğitim görmüş Entelektüel Sermaye edinmiş insanlardır. İlim ancak ve ancak kalıp haline almış gerici düşüncelerden arındırılan temiz ortamlarda yeşerir büyür ve serpilerek meyve verir. Gelişme ve ilerleme temiz ve gelişime açık ortama da bağlıdır.

 

İlerlemenin sağlanabilmesi için gerekli şartlardan bir diğeri hür irade, hür çaba, bilişim ve iletişim hızıdır. Her kurum ve işletme bu kavramları beyninde yerleştirerek kaynaştıracak çalışkan ve yaptığı işe kendinden de pozitif değerler katacak insanlara ihtiyacı vardır.

 

Entelektüel Sermayeye sahip personel gereksinimini gidermek için gerekli şartlara yeterince sahip olan ortamlar oluşturmak zorunluluğu vardır. Kişisel çabalarla kendini aşarak yeteneklerini geliştirmiş kişilerle çağ atlamanın olanaksız olduğu hali hazırdaki konjektürden ve geçmişten de rahatlıkla anlaşılmaktadır.

 

Personelin kendi ihtisas alanındaki bilgi ve beceri gelişiminin yanında evrensel değerler, bilimsel gelişmeler ve entelektüel sermayesinin gelişimi nihayetinde yaptığı işe göre ürün veya hizmete de yansıyacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Global dünya düzeni içerisinde kalite ve rekabet unsurlarını yakalayarak muasır medeniyetler düzeyine çıkmak için unutulup göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir konu başlığını atlamamız tamiri imkânsız bir hata yapmamız demektir. Zamanın, bilimin, eğitimin, rekabetin, bilişim ve iletişimin son derece hızlı geliştiği bir ortamda bizi yüksekleri hedefleyerek amaçlarımıza taşıyacak yüksek vasıflı insanlara ihtiyacımız var. Bu tür personelin sayısının ve kalitesinin artması kaybettiğimiz zamanı geri kazanmamız için gereklidir.

 

“Durmak gerilemektir.” Bize bir değil tüm ulus gereklidir. İlerleme her ferdin üstün çaba ve feragatiyle sağlanmak zorundadır. Entelektüel iş gücünün yaygınlaşması ve önünün açılması gelişimin hızını artıracak kritik bir muasır medeniyet seviyesine ulaşmanın unsuru ve şartıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 844
Kayıt tarihi
: 29.06.08
 
 

1971 İzmir doğumluyum. Strateji, Taktik Felsefe, İşletme, Liderlik, Kalite Güvence Sistemleri, El..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster