Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
11
 

Enver Paşa ve M.Kemal

Her ikisi de askeri kurmay eğitimi almış, aynı yıllarda doğmuş idealleri aynı fakat tarzları farklı ve biribirlerine rakip olarak kah hayatları birleşmiş, kah farklılaşmış Osmanlı paşasıdır. İkiside milliyetçi, Enver paşa aynı zamanda islamcıdır.

Enver hep bir adım önde rütbeler alıp, ülkeyi Kasım 1918 de terkedinceye kadar komutan, M.Kemal ise astı olarak tarihin akışı içinden gelmişlerdir.

-İttihat Terakki Cemiyetinde Enver lider iken, arkadaşı Ali Fuat bey'in ısrarı ile M.Kemal deüye olmuş fakat eleştirileri ileri görüşlülüğü ile dikkat çekmiştir. İleride cemiyetin politikasından ve üyelikten ayrılmıştır.

1908 yılında Enver Hürriyet kahramanı, M.Kemal harekat ordusu mensubu kurmay yüzbaşı.

1911 Trablusta Enver hem lider, hem Albay iken  binbaşı M.Kemal Derne Komutanı, bir gözünü kaybedince Enver ''O'na bak gazi oldun ne iyi oldu derken'' arkadaşının ona olan kırgınlığını farkedemiyordu.

1913 de Enver Edirne fatihi, M.Kemal ona bağlı bir subay.

1914 yılında Enver Harbiye nazırı, M.Kemal Sofya Ataşemiliteri.

1915 yılında Enver Çanakkale'de Başkomutan vekili, M.Kemal masa başı görevinden cepheye gitmek için tayin istiyor. 19. Tümene yarbay olarak atanıyor. Bu tümen nerde diye sorunca çok resmi olarak ''Genel kurmaydan'' öğrenilebilir.'' diyor.

Gelibolu ihtiyat tümeni olan 19.tümende M.Kemal askeri dehasıyla üstlerinden emir almadan kendi insiyatifiyle Conkbayırı muharebelerini kazanıyor ve Anafartalar kahramanı oluyor. Düşmanın ilerlemesini durdurup, adım attırmıyor. Bu başarı sonrası albaylığa terfi ediyor . Osmanlı Genel kurmayı başta Mareşal Liman Von Sanders Paşa olmak üzere tebrik ederken Enver paşa'dan ses çıkmıyor. Üstelik Gelibolu cephesini denetlerken hastalanan M.Kemal'e hiç uğramıyor. Liman paşanın ''Ayıp oluyor o benim en başarılı komutanım'' deyince usulen bir telgraf çekme zorunda kalıyor.

Her ikisi de hırslı yükselmek istiyorlar, fakat  talih Enver paşanın yanında.

Enver paşa Hanedan üyesi Naciye Sultan hanımla evlenip Saray damadı oluyor ve basamakaları hızla tırmanıyor. M.Kemal ise Padişahın kızı Sabiha Sultanı istiyor, Sultan amcasının oğlu şehzade Ömer Faruk Efendi ile evleniyor.

Çanakkale savaşı sonrası M.Kemal generallik beklerken, Enver '' O'nu general yapsanız, Genel kurmay Başkanlığı ister, gözü hep yüksektedir''  diyerek aralarındaki rekabeti ifşa ediyor.

Veliaht Vahdettin'in Almanya gezisine Yaver olarak katılan M.Kemal Paşa, Padişah  adayına sürekli Enver Paşayı tenkit ediyor. 

Seyahat dönüşü padişah seni Filistin cephesinde Yıldırım orduları komutanlığı 7.tümene tayin ettik deyince Enver'in gülümsemesini yakalıyor ve ''Bana bunu da yaptın tayin usulunu değiştirip tayinimi ilk defa padişaha söylettin'' diyerek sitem ediyor.

İngilizlere yenilen Yıldırım orduları lağvedilip M.Kemal İstanbul'a döndüğünde Mondros mütarekesinde yıkıma sebeb olan İttihat ve Terakki liderleri Ülkeyi terkediyor. Çünkü Enver ve arkadaşları ülkeyi sevre getirip, galiplerin dayatmasına zemin hazırlamışlardır. 

1919 yılında İstanbul'da Harbiye Nazırı olmayı bekleyen M.Kemal .9. Ordu Müfettişliğne tayin edilip Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkıp Anadolu İhtilalini başlatıyor.

Enver Moskova- Berlin-Batum seyahatlerinden sonra Batum'da İttihat Terakkiyi yeniden canlandırmaya çalışıyor. Fakat muvaffak olamıyor. Ankara'ya defalarca Milli mücadeleye katılmak istediğini bildirip her defasında red cevabı alıyor. En son Batum'daki çevresi ve Meclisteki taraftarlarının desteği  topladığı askerler ile sınırdan girip Ordunun başına geçme projesi Sakarya savaşının kazanılması ile gerçekleşemiyor.

Eylül 1921 de Bakü'den Orta Asya'ya geçip Basmacı İsyanıyla  müslüman Türkleri ayaklandırmaya çalışıyor. Arkadaşları arkasından ''Eceline gidiyor.'' yorumunu yapıyorlar.

Duşanbe'yi ele geçirse de Haziran  Buhara yakınlarında 1922 de Kafirun savaşını kaybedip dağlara çekiliyor. Kendisini 1500 kişilik Rus askeriyle takip eden Ermeni asıllı komutan Yarkov'un amansız takibi sonucu Pamir dağı eteklerinde karargah kurduğu Abıderya (Tacikistan)  köyünde kıstırılıyor. Çadırında  dinlenirken, Kurban bayramının 2. günü ağır makinalı ateşi üzerine elinde silahıyla çıkıyor. 30 adamıyla beraber kahramanca çarpışıyor. Fakat baskın intikam ve katliam amaçlı olduğu için bir mitralyoz ateşiyle hayatını kaybediyor. 4,Ağustos,1922 de Belçivan'ın  Çeğan köyüne defnediliyor. Bilahere türbesi asyalı müslümanlarca ziyaret mekanı oluyor. Ecelini arayan adam, O'nu pamir dağlarında buluyor.

Yorumcular eğer ''Kurtuluş savaşının lideri olsa, İzmir'in kurtarılması ile yetinmez, Batıda Selanik, doğuda Musul'a yürür, kazanılmış toprakları kaybederdi.'' diyorlar.

M.Kemal ise Ağustos, 1922 başlarında İşgalci Yunan Ordusuna son darbeyi vurmak için asker ve mühimmat tedarik etmekte olup savaş hazırlığı içindeydi.

Enver paşanın vefatını duyunca ''Enver, bir Güneş gibi doğmuş, bir Günbatımı ihtişamıyla batmıştır. Arasını tarihe bırakalım.'' der.

Enver paşayı şöyle tanımlamak mümkün. İhtiras, macera ve  Hayalkırıklığı. Harbiye nazırı iken Askeri müşteşarlığını yapan  İsmet Paşa'ya göre ''Semerkant-Tiflis-Batum hayallere gömülürken; Erzurum-Ankara-Sakarya gerçek oldu.''

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 78
Kayıt tarihi
: 04.12.17
 
 

Son zamanlarda Milli mücadele üzerine odaklandım.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster