Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '19

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
138
 

Epikür, Stoa ve Ölüm

Epikür ya da Eski Yunan Terapisti
 
Epikür M.Ö. 300’lerde yaşamış bir Eski Yunan filozofudur. Bir ahlak filozofu olarak doğru yaşamanın bilgeliğin yolları, endişeleri aşmak ve ölüm korkusu üzerinde durmuştur. Uzunca ölüm korkusundan bahseder. Ölüm korkusunun aslında anlamsız olduğunu, bir düşünce hatası olduğunu anlatır. 
 
İnsan zihni , ölümden sonra ölen parçasına ait bir bağı kalacağını ve acı çekeceğini düşünür. Oysaki ölüm insan hayattayken gerçekleşmez. Yani ölüm varsa biz yokuz, ölüm yoksa biz varız. Biz ve ölüm aynı anda varolamaz. Bunu şöyle açıklar; İnsan bedenine ait ne varsa (atom, madde) ölümle birlikte bir daha toplanamayacak şekilde yok olur. Bir daha asla eskisi gibi olmaz. Eğer yeniden dirilse dahi yine eskisi gibi olmayacaktır. Çünkü o varoluş artık dağılmış ve dönüşmüştür. Yeniden biraraya gelse bile eskisinden farklı bir form olacaktır. Bu yüzden ölümle aynı anda ve sonrasında ölümü hissetmeyeceğiz. Bu yüzden ölümden korkmak anlamsızdır.
 
Epikür için felsefe pratik ve işe yarar olmalıydı. Yani yaptığımız felsefe bizi aydınlatmalı ve mutlu edebilecek alt yapıyı ve bilgeliği bize vermeliydi. Epikür’e göre insan bu hayatta mutlu olmak ister tüm amacı da budur. Mutlu olmanın yolu da hazlardan geçer. Acıdan kaçmak ve hazza doğru yönelmek mutluluk için tek yoldur. Hayattaki acılarımızı azaltmak ve hazlarımızı artırmak yoluyla mutlu olabilirz derdi.
 
Burada basit bir hazcılık yoktur. Yani Epikür acı görünce kaç haz görünce atla ‘der gibi algılanmamalıdır. Epikür’ün hazcılığı sığ bir hayvani dürtü yumağı değildi. Altında farkındalıkla temellendirilmiş bir bilgelik vardır.
 
Epikür sade yaşamanın azla yetinmenin önemine vurgu yapıyordu. Yani bize acı veriyorsa arzularımızdan da kurtulmalıyız. Daha sakin, dingin bir hayata doğru çekilmeliyiz. Eğer sürekli arzularımızın ve hazlarımızın peşinden koşarsak doymak ya da tatmin olmak şöyle dursun haz isteğimiz daha da artar. Hep daha fazlasını daha iyisini isteyerek tatmin olma eşiğimizi yükseltmiş oluruz bu ise bizi yine acıya ızdıraba götürür. O yüzden sade basit yaşamak ve azla yetinmek gerekir.
 
Epikür, ılımlı olmanın, insanlara karşı hoşgörülü ve nazik olmanın da önemini vurguluyordu. Eğer bizi anlayan karşılıklı sevgi ve muhabbet geliştirebileceğimiz bir çevremiz olursa güzel anılar biriktirirz ve bu anılarda bizi mutlu kılar. Birlikte mutlu olduğumuz insanlarla olmanın önemini vurgulardı.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 135
Kayıt tarihi
: 20.03.18
 
 

*Araştırmacı-yazar ve danışmanım. **Şiir, deneme ve düşünce yazıları yazıyorum. ***Felsefe/ Kadim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster