Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
3987
 

Epiküryen Felsefenin diğer yüzü

Epiküryen Felsefenin diğer yüzü
 

Bir devre damgasını vurmuş olan Epürisyen Kral Attalos


Eski Yunan toplumunda görülen bu felsefe türü olan Epükürzm (İÖ. 4. yy), hızla bir yayılım göstermiş. Hatta bu felsefeye inananlara ve böyle yaşayanlara da epiküryen denilmiş. Hala da bu kelime günümüz yaşantısında kullanılagelmektedir.

Bu felsefe, “dünyada olup biten şeylerin bir kısmı elimizdedir, bir kısmı da değildir. Elimizde olanlar, düşüncelerimiz, yaşayışımız, isteklerimiz, eğilimlerimiz, iğrenmelerimiz, tek kelime ile bütün hareketlerimizdir. Elimizde olmayanlar eşya, mal, ün, mevki; tek kelimeyle hareketlerimiz dışında olanlardır. Hayatında olup biten şeylerin dilediğin şekilde olmasını isteme. Nasıl oluyorlarsa öyle olmasını iste. Böylece her zaman mutlu olursun. Kaygı ve sıkıntıyla varlık ve bolluk içinde yaşamaktansa, korkuları, sıkıntıları kovup açlıktan ölmek daha iyidir. Eğer, yenmesi senin elinde olmayan bir savaşa girmezsen yenilmezsin. Ya iç alemin, ya dış alemin servetini elde etmeye çalışmalı, ya bir filozofun ya da sıradan bir insanın karakterini seçmeli” der. Her şeye rağmen kendisine filozof dememeyi, cahillerin önünde güzel sözleri sayıp dökmek yerine, bu sözlerin buyurduğunu yapmayı önemser. Ona göre gösterişten kaçınmak ve şikayetsiz katlanmak gereklidir” diye öğretir kendisini.

Epiküryen felsefe de, her nekadar “hayattan zevk alma” esas olsa da, aslında iç özgürlüğü ve akla boyun eğmeyi öğütler. Fakat iç dinamiğinde aslında kadın yok sayılır. Amaç erkek toplumu yaratmaktır ve erkekler cinselliği kendi aralarında yaşarlar. Kadınlar ise yalnızca çocuk yapmak için yaratılmıştır ve bu amaçla kullanılır. Ama kadınlarında kendi aralarında cinsellik yaşamaları, bu felsefenin bir hayat tarzıdır. Bakınız antik Yunan tarihine, her nekadar mitolojik kavramlar olsa da, bu sebepten dolayı da kadının adı toplum ve devlet yapısında pek yoktur. Kadın bir meta olarak görülür ve sanata da hep bu şekilde yansımıştır. Epikür ile onun yolundan gidenlerin içerisinde de kadın yoktu; erkekler cinselliği kendi aralarında yaşarlardı ve erkeklerde 'her erkek diğerinin hem kocası, hem de karısıdır' mantığı hákimdi. Erkek, kadına ancak canı çocuk yapmak istediğinde yaklaşırdı... Bu görünüş, Epiküryen felsefenin aslında görünmeyen yüzüdür. Antik Yunan’da bir öğreti gibi dursa da, Epiküryen felsefesinin bu yönü günümüzde “eşcinsellik” olarak adlandırılmaktadır.

Epiküryen, Yunan Medeniyetinde, Anadolu Helen Kültüründe bir döneme damgasını vurmuştur. Antik Yunan’da bu felsefeyi benimsemiş çok tanıdık simalar var. Örneğin, büyük Roma’nın 3 büyük imparatorundan biri olan Hadrian (<ı>Publius Aelius Traianus Hadrianus (24 Ocak 76 – 10 Temmuz 138), bu felsefeye inananlardan biriydi ve Sabina adında bir karısı olmasına rağmen, ölene kadar öyle yaşadı. Hatta hadrian’ın genç bir erkek sevgilisi bile vardı. Ondan ayrı kalmamak için savaşlara bile onu götürürmüş. Ona çok aşıkmış. Sevgilisi bir cinayete kurban gidince de Hadrian hasta olmuş, yataklara düşmüş. Sonra da onun adına heykeller ve anıtlar yaptırmış.

Antik Yunan’da başka bir Epiküryen de, tarihe Bergama kralı olarak geçen Antalya Şehri’nin kurucusu Attalos’dur. Kral Attalos, Bergama'nın kralıydı ve İsa'dan önce 159 ile 138 yılları arasında hüküm sürmüştü. Side'yi kuşatmış, alamayınca bölgenin ticaret yollarına hákim olmak için Antalya'yı inşa ettirmişti ama efsaneler başka şeyler söylemedeydi: Kral günün birinde adamlarına 'Gidin ve bana bu yeryüzü üzerinde cenneti andıran öyle bir yer bulun ki, bütün kralların gözü kalsın' demiş, böylece şimdi Antalya'nın kurulu olduğu yer keşfedilmiş ve tabiata hayran kalan Attalos boz araziye derhal bir şehir inşa ettirtmişti. Önceleri kralın ismiyle anılan, yani 'Attalos' denen şehrin adı zamanla Attaleya ve Adalya oldu, derken daha sonra 'Antalya' halini aldı. O bir kral olsa da, Epikuryen bir yaşam tarzını benimsemiş ve tarihte hiçbir kayıt bulunmamasına rağmen, yalnızca bulgulara göre aslında bugünün eşcinsel bir insanıdır. Kral Attalos da kadın’ı sadece çocuk yapma vasıtası olarak görenlerdendir. Zira o devirlerde böyle bir kavram mevcut değildi ve erkeğin erkekle, kadının da kadınla ilişkisi olağan bir davranış kabul edilirdi.

Epüküryen felsefe 'Hayatın maksadı, zevki aramaktır. Acı ve üzüntü, bu dünyada düşünülebilecek en son şeydir. Entellektüel davranışların ve dostlukların temeli, işte bu zevk hissidir. Ölümden sonra hayat olmaması bir yana, kendi kendine yeterli bir şekilde ve zevk içerisinde yaşanan bir dünyada tanrıların da rolü yoktur' diyor; 'Ye, iç ve mutlu ol. Zira yarın ölebilirsin' diye tavsiyelerde bulunuyor, günlük dağdağadan ve siyasetten uzak durulduğu takdirde hayattan alınacak zevkin daha da artacağını söylüyordu.

Felsefenin bu boyutunu benimsemek güzel. Ama diğer boyutunu ben almayayım. Çünkü kadınsız bir hayat düşünülemez. Kadın, yalnız çocuk doğurmak için değil, yaşamın dinamiğini oluşturur.
../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Epitekos'un KADIN konusunda ki görüşlerini bu yazınız sayesinde öğrendim. Öğrendim ama kabullenmekte biraz zorlanıyorum..Bende ki kaynakların hiçbirinde böyle bir bilgiye rastlamadım.. Ayrıca Epitekos gibi FİLOZOF bir kişinin, bu dünyadan zevk alınmasını öğütlerken, cinsel tercih konusunda ki bir alt eşiği önermesi yada yaşamasını (günahını almayalım... belki de yoktur böyle bir durum... benimki si sadece varsayım) pek de mantıklı bulmadım... Yazının sonunu iyi bağlanmış..Emeğine SAĞLIK...

sezar pan 
 17.10.2008 16:18
Cevap :
Bu felsefenin ana teması cinsellik değil. Yaşamaktan haz almak ama öğretide, erkek egomanyasının öne çıkartılması fikri bana da ters geldi. Belki de daha sonradan bu akım amacından saprıtılmıştır. Kim bilir... Selamlar..  17.10.2008 19:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2462
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster