Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2617
 

Erbil'i ne yapmalı kaynar kazana mı atmalı!

Erbil'i ne yapmalı kaynar kazana mı atmalı!
 

Erbil....


Aşağıda okuyacağınız yazı, "ne yazık ki" güncellenerek sizlere bir kez daha sunulmuştur!

Alkışlamak, insanın yüreğinden gelen, beğeniyi tasdik etmeye yarayan bir eylemdir. Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtıdır. (TDK)

Öyle ya insan beğendiği bir şeyi, yapan/yaratan insanı, alkış ile tebrik eder. İster ayakta, ister oturduğu yerden…

Alkış, bireyin en doğal hakkıdır. İstenmediği takdirde kimse kimseyi alkışlamaz.

Ancak günümüzde alkışın yeri, zamanı ve manası çığırından çıkmış durumdadır. Olur olmaz şeyleri, başkalarının zorlaması ile alkışlar olduk, millet olarak… Peki ya biz kimleri alkışlıyoruz:

Mankenden bozma, devşirme şarkıcıları, çıktıkları show programlarında, söylemeye çalıştıkları şarkılar için alkışlıyoruz. Aslında alkışlamak zorunda kalıyoruz. Konuk izleyicilerin, “alkış şefine” bağlı olduğu bir televizyon programında bu çaresizliği yaşıyoruz…

Magazin dünyasındaki kirliliği görmezden gelerek, insanları yaşadığı yakışıksız hayatı alkışlıyoruz...

Siyasileri alkışlıyoruz. Bir taraftan trilyonları götürürken, diğer taraftan vatandaşa bedava erzak dağıtan, zorunlu alkış isteyen siyasilere can-ı gönülde alkış tutuyoruz…

Yine bir televizyon programında, ne konuştuğunu dahi bilmeyen konukları anlamışçasına alkışlıyoruz.

Ölmüş bir insanı son yolculuğuna uğurlarken, manasız bir şekilde alkış tutuyoruz.

Suçsuz insanları fikirlerinden dolayı katleden insancıkları, sırf bir ideoloji uğruna, sesli ya da sessiz alkışlıyoruz.

Doğruluk derecesini bilmeden, hayatın akışı içinde pek bir anlamı olmayan o kadar çok şeyi alkışlıyoruz ki, doğru olan şeyleri alkışlamaya takatimiz kalmıyor.

Alkışladığımız her değersiz şey, değerli bir olguyu götürüyor. Yanlış ya da boş yere çırpılmış eller toplum olarak bizlerin seçemediğini, seçmeyi bilmediği, beceremediği gösteriyor.

Alkış deyip geçmeyelim…

Anlamlı bir alkış güzelliklere güzellik katarken, anlamsız yere koparılan alkış tufanları gürültüden öteye gidemez.

Ben, yazmak, iletişim kurmak adına milliyet blog ailesine içeriden ya da dışarıdan katılan her bireyi gönülden alkışlıyorum.

Aylar önce blogta yayına sunduğum Alkışlayan Türkler isimli bu yazımın ne kadar haklı olduğunu takdir edersinizki kanıtlamış bulunuyorum.

Açıklayayım;

Ünlü komedyen, sunucu Mehmet Ali Erbil, geçtiğimiz günlerde Çarkıfelek isimli televizyon programında dehşetengiz bir gaf yaptı! Tahran'dan gelen bir yarışmacı ile sohbet eden Erbil'in, “Erbil’e selam, Afganistan’a selam, Pakistan’a selam, El Kaide’ye selam.” sözleri, basında büyük yankı buldu. Biz yine de hoş görelim görmesine Mehmet Ali Erbil'i. Program akışında ağzında kaçırmıştır diyelim.

Burada asıl değinmemiz gereken konu, benim de önceden bloğumda yazdığım gibi alkış konusu... Erbil'in yaptığı bu "El Kaide'ye selam" lafını alkışlayan konuk izleyecilere ne demeli. El kaideye selam; şak şak şak... Alkış kıyamet. Alkışlamak bir şeyi tastik etmek, beğeniyi ifade etmektir. Yanlışı alkışlamak kaide olmamalı diyorum.

Alkışlayalım... Ama ayırt edelim öyle değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mizah diye bişey var millet eğleniyor ve begendigi içinde alkışlıyor kafanız nereye takıldı anlamadım rahat olmak lazım böyle ufak şeylere takılmamak lazım...:D

Yusuf KILIÇ 
 05.01.2009 6:10
Cevap :
Siz alkışlamaya devam edin...  05.01.2009 23:13
 

Bazı yazılarınızı okudum. Okuduklarımı beğendim. Okumadıklarım için yorum yok. En çok da bu yazınızı beğendim. Şimdilik bu yazınızı alkışlıyorum. Diğerlerini de zaman içinde okumaya çalışacağım. Ee zaten yazılar da birilerine beğendirmek için yazılmaz ki ! Ayrıca çelişki olmalı ki gelişme olsun. Esen kalın.

zelinartug 
 26.07.2008 0:34
Cevap :
Bende okuyan değerli bir insanın, beni ve diğerlerini de okuyacağını bildiğim için mutluyum. Sevgiyle kalın  26.07.2008 13:59
 

Bu laçkalalığın sorumlularını arayacak olursak, yandık demektir ! Ne kadar alkış, o kadar sorumlu ! Şimdi ne desem ben size... Alkışlasam mı sizi ? Ayırt edelim diyorsunuz ya, en iyisi bekleyeyim ben. Bütün yazılarınızı okuyup sonra karar vereyim. Eğer büyük çoğunluğunu beğenirsem, bu yazınız için de bir alkış alacağınız var, unutmayın. Bu arada, hoş buldum. MB'yi sevdim. Gerçekten hoş buldum. Benim de "hoş geldiniz" alacağım var sizden.

zelinartug 
 24.07.2008 19:53
Cevap :
Hoş geldiniz. Bütün yazılarımı okumanızı tavsiye etmem. Beni alkışlamanız için o kadar bekleyemem. E dünya hali.:)) Okuyun elbette. Ama her yazılanı da beğenmek kişiden kişiye değişir. Sevgiler.  25.07.2008 10:56
 

O kadar çok haklısınız ve gerçekçi bir konuya değindiniz ki.. Bizler Ulus olarak kimse kusura bakmasın ama yalakalığı alkışlamayı çok seviyoruz. Böyle aciz insanları baş tacı yapabiliyoruz.Yorum tüm halka...

binnaz delen atılkan 
 21.07.2008 17:04
Cevap :
Paylaşımınız için teşekkürler Feraye Hanım...  21.07.2008 20:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 17.05.07
 
 

Yaşamın öncelikle sevgiden ibaret olduğunu düşünüyorum. Bunun içindir ki, yaşamak için sev sevmek iç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster