Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1341
 

Erdal Eren'i hatırlamak

Erdal Eren'i hatırlamak
 

Hala 17


Erdal Eren, henüz 17 yaşından gün almış bir lise öğrencisi. Yaşadığı dönemin karanlığına ışık tutabilmek amacıyla var olduğu bir gösteride gözaltına alındı. Ve o karanlıkta boğulup kaldı. 68 kuşağı öğrenci topluluğunun lider kişiliği Deniz Gezmiş ilham kaynağıydı. ODTÜ öğrencisi Sinan Soner'in, bir bakan koruması tarafından öldürülmesini protesto ediyordu. Ve onun gibi liseliler henüz o yaşta önlerindeki dağları görebiliyordu. Protesto, o dönemlerde özgürlük dileği değil de, anarşizm ve terör olarak görülüyordu. En azından öyle görülmek isteniyordu. Ne yazıktır ki, işlense altın olacak çocuklar gençler, öğrenciler, gazeteciler birer birer paslandı. Kimileri idam edildi. Kimileri sokak ortasında can verdi kimileri hapiste.

Peki şimdi farklı mı ?

Bu olay tekrar yaşandı. Başbakan, seçim öncesi vaatlerde bulunmak için gittiği Hopa'da protesto edildi. Yumurta atıldı polis karşılık verdi. Emekli öğretmenimiz Metin Lokumcu, bu olaylar sırasında kalp krizi geçirerek vefat etti. Artvin, okur yazar oranı en yüksek olan ildir. Hopa, modern ve özgürlükçü bir ilçedir. Bu yaşantının bir gün özgürlüklerini ellerinden alacağını düşünemediler. Kimler ? Metin Lokumcu için yürüyen gençler. Protestocu öğrenciler hakkında konuşma yapan başbakan, öğrencilere ''eşkiya'' diye damga vurdu. Kimileri 6 ay yattı, kimileri kelepçelerle vizelere, finallere girdi. Kimi gözaltından çıkıp üniversite sınavına girdi. GEçtiğimiz haftasonu davayı saniye saniye takip ettim. Gençlerin açıklamalarını duyunca ürperdim. İşkence, taciz, aşağılanma ve bunun gibi birçok şey. En nihayetinde tahliye geldi. Zaten başka bir seçenek yoktu. Çünkü ortada bir suç yoktu. Tutuklamalar esnasında bir komiserin cümlereri şöyleydi '' 15 kişi tutuklanacak, 3 - 5 ay yatacak, akıllanıp çıkacaksınız.'' Bu kadar net. Yaklaşık olarak böyle oldu. Peki ya çektikleri acılar. Erdal acılarından asılarak kurtuldu. Yine aynı çareye mi başvurmalı ? Ömürleri boyunca yollarındaki iz olarak kalacak hapishanedeki hayatları. 5 dakikalık yolun 5 saate uzaması esnasında yaşadıkları. Ya Metin Lokumcu? Ya onun yaşama dair hayalleri? kimsenin düşündüğü yok. sosyal Devlet cümlesi malesef ve malesef SSK ile başlayan cümle dışında hiç bir cümleye konu olmuyor. Tahlıyelerin gerçekleşmesini sağlayan bir geç arkadaşım vardı sanık sandalyesinde. Tek bir cümleyle hakimi, savcıyı ve adalet sistemini işletti. 

Hikmet Tanıl : ''Başbakan Erdal Eren için çıkıp ağladı. Benim içinde ağlamasın diye tahliyemi talep diyorum '' Ve bu cümle 22 tahliye getirdi. Neden mi ? Başbakan'ın gözyaşı çok değerli.

 

hasan hüseyin elma bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sn.Halil Bey, aramıza hoş geldin, hoşluklar getirdin. Ben de o kuşaktan biriyim. Bir daha ender görülebilecek heder olmuş bir kuşaktır. Tarakçıların İyidereli olduğunu hatırlıyordum, demek ki ofta da varmış. Başarılar ve güzellikler diliyorum size. Hoş geldiniz, hoşluk getirdiniz.Hoşça kalın, hep sağlıklı ve hoş kalın.

Hızır Kabil 
 18.12.2011 14:20
Cevap :
iyi dilekerinize Teşekkürler. O dönemin hatıralarını gelecek nesillere ders niteliğinde aktarmanız dileğiyle.  19.12.2011 20:20
 

Erdal eren ile ilgili olarak eklemek istediğim şu dur : Erdal eren'in vurduğu iddia edilen asker kurşunu sırtından yiyor ve öne doğru düşüyor. ikincisi kurşun yarası erdal eren'in elindeki silahın açamayacağı kadar büyük yani asker kendi arkadaşının tomson silahı ile ölüyor. Erdal eren 'in savunma amaçlı havaya ateş ettiği ifadelerde var bütün bunlara rağmen Erdal eren yaşı büyütülüp asılıyor. Erdal Eren duruşmalar sonunda şunu söylüyor. gözdağı vermek için biri seçilecekti o da ben oldum. Verdiğiniz ikinci örnekte yaşananlar ve bundan sonra yaşanacaklar şunu gösteriyor. Faşizm hala en acımasız biçimde devam ediyor.

taner SARGIN 
 18.12.2011 0:36
Cevap :
Çok çabuk unutuldu o dönemin Cumhuriyet ve özgür düşünce savunucuları. O günün katliamcıları bugünün siyasileri oldu.  19.12.2011 20:32
 

Zaman değişti mi, değişmedi mi, değişen bir şey yok, o gün o 17 yaşında olan ve de suçu işlememiş olan idam oldu, bu hala kanayan yaradır.Bu gün aynı yaşlarda başka biri keyif için bir genç kızı yatırıp kesti.Ne oldu, Doğum yaşı, o günkü yaşı, babasının gözündeki yaşı, kemik yaşı, cani yaşı, testere yaşı hepsi birbirine karıştı, yakında çıkar.Ama, yine cinayetleri olmayanlar çıkamazken, trafik kazalarında en salağın bile ben bu şekilde bir araç sürersem insanlar ölür diyebileceği kazalarda, üç kişiyi, beş kişiyi öldüren, bir o kadarını da sakat bırakan vahşice katliam yapan caniler bile bir gün hapis yatmamaktadırlar.Ki suçlarının oluşumu cinayet kastı taşımaktadır.Demek ki bir şey değişmemiş.Hak hukuk, adalet toplumun güvencesi olmalıdır, adaletsizlik, tüm söylevlerin üzerinde güveni ortadan kaldırır.

FERDI KARAN 
 17.12.2011 18:47
 

Teşekkürler Yücel Bey.

Halil Tarakçı 
 14.12.2011 11:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 949
Kayıt tarihi
: 30.10.11
 
 

Ocak 1985'te Trabzon - Of ilçesinin Uluağaç Köyü'nde başlayan hayatım, eğitimimle paralel olarak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster