Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
262
 

Erdemi yüksek kelime

Erdemi yüksek kelime
 

-Bence!
-Gerçekçi olmak evladır a dostlar.

-Daha geçen sene değil miydi Dağlıca baskını?
-Yaşamını kaybetmedi onlarca asker?
-Ya o zamandan beri devam eden ölümler.
-Sayısı kaç bilmiyoruz.
-Otuz yıllık isyanın faturasını konuşmaya bilmiyorum gerek var mı?
-Gerek var mı kaç ailenin ocağına ateş düştüğünü konuşmaya?
-Kaç insanın gazi olduğuna?
-Kaç insanın hayatının en güzel çağlarında sakat kaldığına?
-Apansız bir yaşam sürdürdüğüne?
-Bilmiyorum gerek var mı tekrar ve tekrar dile getirmeye?
-Ve annelerin ve babaların yaktığı ağıtları gözümüzün içine içine sokmaya gerek var mı?

-Ne diyordu TSK yaptığı açıklamalarda?
-“İnlerini geçirdik başlarına.”
-Öyle miydi?
-İnler geçmiş miydi başa?
-Genel Kurmaya akredite olan basın manşetten çakıyordu haberleri.
-İnler geçmişti başa.
-Tepe noktadakiler bir bir öldürülmüştü.
-Ve hedefler tam da on ikiden vurulmuştu.
-Ne oldu o zamandan bu zamana?
-Koca bir hiç.
-Demek ki çözümün ta kendisi bu değil.
-Demek ki bu bir çözüm yöntemi değil.
-O zaman da söyledik.
-O zamanda dikkat çektik.
-Aklı başında birçok çevre bu hadiseyi dile getirdi.
-Ve popüler kültürün has temsilcisi Bülent Ersoy bile ettiği bir laftan dolayı yargılandı.
-Vatandaşı güya askerlikten soğutuyormuş

-Tarihe göz attınız mı hiç?
-Bence tekrar bir Osmanlı tarihini okumakta fayda var.
-Tekrar Kurtuluş Savaşını incelemekte kesinlikle yarar var.
-Ve biz kimlerle savaşmıştık?
-Neden savaşmıştık?
-Niçindi savaşlarımız?
-Ve dönünde bir arkanıza bakın.
-İyice bir bakın.
-Tam otuz yıldır bir isyana tanıklık ediyoruz bu topraklarda.
-Ve bu isyan bastırılamadı.
-Bu isyanı bastırmak adına öneri olarak ortaya sunulup, uygulanan yöntemler, bu isyanı bastıramadı.
-Gerçek budur.
-İstesek de budur gerçek.
-İstemesek de budur.
-Amuda da kalkılsa gerçeğin ta kendisi, bastırılamayan bir isyandır tam da orta yerde duran.
-Ve bu isyanın aktörleri diz çökmemiştir işte.
-Bundan daha yalın bir gerçek yoktur orta yerde duran.

-Dönün dedik.
-Bir bakın tarihinize.
-Var mı tarihte otuz yıldır süre gelen bir isyan.
-En baba isyan üç yıl bile sürmemiş Osmanlı tarihinde.
-Sahi Osmanlının en uzun savaşı hangisi olmuş?
-Ve kaç yıl sürmüş Osmanlının en uzun savaşı?
-Ya Kurtuluş Savaşı kaç yıl sürmüş?
-Yıl mı?
-Yanıldım kusura bakmayın.
-İngilizlere ne yaptık biz?
-Yunanlılarla ne yaptık?
-Fransızlar İstanbul’a keyfe mi gelmişlerdi?
-Ya İtalyanlar?

-Şimdi hangisi bizim düşmanımız?
-Hangisi ile masaya oturmadık ki?
-Hangisi ile çözümler için adım atmadık ki?
-Ve bir şekilde hepsi yürüdü gitti.

-Şimdi ortada bir PKK sorunu var.
-Ortada Kürt Sorunu var.
-Ne kadar kabul edilmese de en yalın gerçek budur.
-Ve bir isyan bastırılamıyorsa.
-Ve bu isyan sebebi ile oluk oluk kan dökülüyorsa, işte masa ortada.

-Bu işin başkaca bir çözümü olduğunu düşünenler, bence, akan kandan, akmakta olan kandan ve akacak olan kandan sorumludur.

-Barış.
-Uzlaşma.
-İşte en yalın çözüm.
-Çok basit.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gibi daha nicelerini birer günlük yasla unutup tarihe gömüyoruz. Size aynen katılıyorum. Bu terör eylemi bir 30 senemizi daha alır. Binlerce can daha veririz, BBG! evini de seyretmeğe devam ederiz. Bence Kürt kökenli vatandaşla terör arasına kalın bir eğitim hattı çekilerek ayrılmalıdır. Daha geçen gün "Sadece Kalem" istiyordu, küçük bir kız. Demek ki bir kalemi bile hala oralara ulaştıramıyoruz. Terörü besleyen kaynakları kurutamazsak kan akmaya devam edecektir. Selamlar.

Kenanca 
 23.10.2008 15:28
Cevap :
Kuşkusuz terör olgusuna çanak tutan birçok nedenselliği sıralayabiliriz. Yani var olan anlayış, politika ve siyaset terörü besleyen ana kaynak nedenlerinden birisi. Ve en dikkat çekici nokta ise şu olmalıdır. Bu gün yaşana terör sorunu bir asayiş ve güvenlik sorunu değildir. Bu yönde olaya bakanlar ciddi bir yanlıgıya düşüyor ve teşhis yanlış olunca tedaviside o oranda yanlış oluyor.  24.10.2008 9:38
 

Yanılıyorsunuz... Kürt sorunu ya da henüz sorunlaşmamış diğer etnik konular... Objektif değilsiniz... PKK yı destekleyen güçler açık ve net ortda... Bütün kültürlerde hiç bir sosyal yapı, kendini yok etmeye çalışan bir terör hareketine boyun eğmez. Bu ulus bir yandan kendini yok etmeye kararlı olan emperyalizme direnirken bir yandan da Ermeni Taşnak, Kürt Teali ve Pontus Rum taşeronlarıyla da baş etmeyi bilmiştir. Şu an çözülemedi gibi görünen bu sorunun bu şekilde bir havaya girmesinin tek nedeni karşı devrimci iktidarlardır. Türk solu, bu sorunu bir damla kan akıtmadan çözer... Çözüm emperyalizmin maşalarıyla uzlaşarak sağlanmaz.

yeşilsoğan 
 18.10.2008 21:56
Cevap :
Sevgili Yeşilsoğan; Bende size katılıyorum. Evet. Türk solu yaşana gelen dramı kan akıtmadan çözer. Ama Türk solu dediğimiz CHP eksenli bir sol değil. Hakikaten sosyal demokrat, sosyalist bir sol çözebilir. Ulusal sol diye tabir edilen bir sol anlayış aksine sorunu derinleştirir.  19.10.2008 22:11
 

Ben, otuz yıldır süren bu çatışmanın, "kürtler için kültürel hak talebi" olduğuna inanmıyorum. Bu, Türkiyeyi ortak çıkarlarına uygun seviye ve hizada tutmak isteyen iç ve dış mihrakların, kürt hakları üzerinden kotardıkları bir tezgahtır diyorum. Bildiğim bir şey var: Devletin veya devlet yetkisi kullanan bir gücü arkasına alamayan hiç bir terör örgütü, çete veya mafya varlığını sürdüremez. Son bir kaç yıldır kapkaç olaylarının kesildiğine dikkat ediyor musunuz? Çünkü sistemin ve sitem adına yetki kullananların desteğini çektiği oluşumların yaşama şansı yoktur. Aslında hak mücadelesi demokratik yollarla yapılsaydı, şimdi daha iyi sonuçlar alınabilirdi. Demem o ki, PKK nın asıl görevi bizim zannetteğimizin dışındadır. Mesela; DTP liler devlete, "bırak şu teröristleri. O bölgenin temsilcileri biziz. Bizi muhatap alın" diyemezler mi? Terörü kınayamazlar mı? Asıl amaç, "haklar" olsa kınarlar... Fakat ne olursa olsun bu terör bitmeli ve kan durmalı. Hak kısıtlaması olmamalı. Saygılar.

Hüseyin Atacan 
 18.10.2008 21:24
Cevap :
Hüseyin bey düşüncelerinize kısmen katılmakla birlikte Ulusal temele dayalı hareketlerin özünde emperyalizmle ilişki içerisinde olmak vardır. Ve dış politikanın temel nedenlerinden biriside ülke çıkarlarını ön planda tutmaktır. Bu yüzdendir ki emperyalist odakların var olan böyle bir sorunu kaşımaları ve denge unsuru olarak kullanmaları doğaları gereğidir. O halde bu sorundan bir an evvel kurtulmak için ne yapılmalı? Bence bu gün yapılması gereken temel tartışma sorusu bu olmalıdır. Bakınız bu gün Türkiye'deki siyasi ve askeri otorite bu hadisede herkesi muhatap alıp elini sıkma gereksinimi duymuştur. Bir tek bu sorunun çözümünde Kürtlerin elini sıkmamıştır. Seçilmiş olan vekillerini bile görmezden gelmiştir. Bu gün bakıyoruz atanmışlar seçilmişlere bu ülkede hükmedebiliyor. Gerçek bu. Sonuç olarak artık bir gerçek tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Yaşana gelen sorunun çözümünde asayiş tipi yöntemler sorunu daha da derinleştirmekte. Bu sorun bir asayiş sorunu değildir.  18.10.2008 23:25
 

çok haklısınız, sevgiler, saygılar..

zelinartug 
 18.10.2008 21:17
Cevap :
Teşekkür ederim.  18.10.2008 23:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1123
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster