Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
3003
 

Erdoğan, Demirtaş, tahterevalli…

Erdoğan, Demirtaş, tahterevalli…
 

BDP genel başkanı Selahattin Demirtaş bir düğün salonunda yapılan toplantıda konuştu. Medyadan bu konuşmayı okurken aklımıza nedense tahterevalli geldi. Hani o çocukluğumuzun gözde oyuncağı. Biri inecek biri kalkacak. Oyunculardan biri ayaklarını direr de dengede tutmaya kalkarsa öbürü isyan eder. İşte o tahterevalli.

BDP nin PKK nın siyasal objesi olduğunu biliyoruz. Bu bakımdan Demirtaş’ın parlamenter demokrasi ile ilgili sözlerini hem ibretle hem de gülümseyerek okuyoruz. Aklımıza “Bir hilal uğruna ya-rab ne güneşler batıyor” mısraını “Birkaç oy uğruna ya-rab ne taklalar atılıyor” şeklinde okumak geliyor.

Demirtaş’ın "Ortadoğu'da sözü dikkate alınan Ortadoğu'nun en önemli faktörlerinden biri haline geldik. Bizim dokunulmazlıklarımızı tartışanlar, 'bunları bu parlamentodan atalım' diyenler zaten biz o parlamentoya girmeyelim diye her şeyini ortaya koymuştur. Buna rağmen o parlamentoya geldik. Engellemeye çalıştınız, seçim barajları koydunuz, seçim dönemlerinde vetolarla adaylarımızı engellemeye çalıştınız, mitinglerimizi yasakladınız, valinizle, emniyetinizle, kaymakamınızla, savcınızla, holdinglerinizle, para babalarınızla, kanepe, buzdolabı ve makarnayla bize karşı seçim kampanyası yürüttünüz. Buna rağmen bu halk kazandı. Biz kazandık parlamentoya gittik" şeklindeki sözleri gerçekten okuyanı gülümsetecek nitelikte. Zira biraz okuyan ve olayları derinlemesine inceleyen herkes anlıyor ki, BDP ile AKP tahterevallinin iki tarafıdır. Biri inecek biri çıkacak, halkı ilerde olması planlanan BOP projesinin yaptırımlarına alıştırmak adına bazen çatışacak, bazen el sıkışacaktır. BDP yi meclise ne Kürt halkı ne de PKK getirmiştir. Onları meclise getirenler ile AKP yi getiren efendiler aynıdır. Siyaseten BOP projesi kapsamında halka söylenmesi gerekenleri bir biri, bir diğeri söyleyecektir. Tahterevallinin karşısında seyredenlerde bir ona bir diğerine bakacaktır. Elli yıldır içimizde çalışan emperyal toplum mühendislerinin istediği kıvama gelene kadarda bu böyle devam edecektir.

Demirtaşın, "Sen bu halkın hazinesinden trilyonlar harcayarak devletin bütün imkânlarını kullanarak parlamentoya gittin. Biz halkın öz gücüyle kendi rızkından keserek partisine yaptığı yardımla o parlamentoya gittik. Senin bizi o parlamentodan atmaya ne gücün yeter ne böyle bir haddin olabilir ne de böyle bir cesaretin olabilir. Parlamento sizin mülkiyetiniz mi, şirketiniz mi,? Biz orda işçi miyiz, memur muyuz. Mikrofonu eline alan 'BDP'yi atarız, şunu çıkarırız' diyor. Sen hangi yetkiyle oraya gelmişsen bende aynı yetkiyle gelmişim. Sen benim patronum değilsin, genel müdürüm değilsin. Sen millet vekilisin, biz milletvekiliyiz. Sen kimsin ki bizi parlamentodan atıyorsun. Halk bizi seçti. Halk bizi oradan indirir. Onun dışında hiçbir güç yetmez.”Sözleri ise tahterevallinin diğer tarafındaki ile bir farkı olmadığını haykırmasından başka bir şey değildir.

Aynı zamanda içersinde demokrasi dersinden pasajlar da içermektedir. AKP kendisini o kadar dokunulmaz ve üst seviyede görmektedir ki, çoğunluk oyları ile her şeyi yapabileceğini, bunun adının da demokrasi olduğunu zannediyor. Dünya edebyatında bunun adı çoğunluk diktasıdır. Demokrasinin can damarı ve olmazsa olmazı, azınlığın haklarını çoğunluğun hakları ile eşit tutmaktır. Öyle çoğunluğuna dayanıp keyfi kanunlar çıkarır bu kanunlarla canının istediğini yaparsan Demirtaş gibileri bile sana demokrasi dersi verir.

Bir önemli husus da halkın bu tahterevalliden bir anda sıkılıp oyuncuları alaşağı ediverme durumudur. Şimdilik çerezle, fıstıkla halk uyutulurken, öte yanda hırsızlar cirit atıyor. Bakalım bu trajikomedi ne zamana kadar devam edecek?

İzmir 2012-09-23

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

BDP'nin söyledikleri doğru olabilir ama yaptıkları yanlış.Eli kanlı katillerle sarmaş dolaş olanlar barış söylemleriyle kimseyi inandıramazlar.Ben TSK'nın içinde de zararlı şahinlerin olduğunu düşünüyorum.Yani ordu da barış anlamında masum değil.Milli duygularla tek taraflı hareket edip yanlışa düşmemeliyiz.

Kerim Korkut 
 28.09.2012 19:00
Cevap :
Merhaba Kerim bey, "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" derler. Ne terör örgütünün kınayamayan BDP nin, ne de AKP gibi demokrasi diyerek demokrasiyi katledenlerin konuşmaları beni hiç etkilemiyor. Saygı ve selamlar...  29.09.2012 17:57
 

aga, tahterevalliyi iyi bulmuşsun ama bu halk yıllardır dönme dolabın içinde.Gittiğini ilerlediğini zanneden ama başladığı yere sürekli gelen ve miğde bulantısı ve kusmadan medet uman bir toplum olduk.Ben kendi adıma çaresiz ve bir bataklığa saplanmış görüyorum.pembe gözlüklü aç ve sefil insanlardan kurulu anlık doyumlara bel bağlayan bir toplumsal refleks.yarına dair hiç bir umudum yok.Atatürk'e neler yapmaktalar normal halka kimbilr ne planları var.Elbet bir gün'lerle nerelere geldik, narkoza yatırılan umutlarımızdan kifayet de bekleyiyorum artık.Bir Atatürk'çü olarak, bir Fenerbahçeli olarak güüçüm ve direncim bitme noktasında.Ecnebi bir ahtapot tüm kollarıyla gövdemizde sıkmakta bizi kemiklerimiz çatırdamakta ama beynimiz afyonlu ağrıyı sızıyı ancak ölünce anlayacak durumdayız.Bir Frankeştain doktorun elinde ülkemin herbir tarafı kobay istasyonu.Oldu,olmadı ama şunu deneyelim,bölelim,eleyelim yok olmadı baştan...Dününü hatırlamayan insanlardan,yarını inşa etmesi nasıl beklenebilir?

Cumhur Milletoğlu 
 24.09.2012 10:04
Cevap :
Merhaba, Sizi anlıyorum dostum. Ama karamsar olmaya ne gerek var ne de müsademiz. Biz dimdik ayakta durmayı çok daha zor koşullarda defalarca başardık. Yine de başarabiliriz. Tabii tepemize konan bu devasa kayayı hep beraber kaldırmayı denersek. Saygı ve selamlar...  24.09.2012 13:21
 

Bekleyip göreceğiz bu komedinin sonunu. Çok doğru, halkı alıştırma oyunları bunlar. Aslında ikisi de aynı,sadece dilleri farklı. Hedefte buluşacakları kesin elele...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 24.09.2012 0:31
Cevap :
Merhaba, Korkuyorlar, hemde çok korkuyorlar. İkisinin de bunca bağırıp çağırması bundan. Sonlarının yakın olduğuna inanıyorum. Saygı ve selamlar...  24.09.2012 13:25
 

Çoğu kez bir halkın bir Partiye oy verme nedenlerinden en önemlisi : Korku'dur. Doğu halkı BDP'ye niye oy vermiştir. Saygılar.

Erdal Ceyhan 
 23.09.2012 22:35
Cevap :
Merhaba Erdal bey, Korkunun ecele faydası olmadığını insanler bir gün öğreniyorlar. Sanırım bizim insanımız için de o gün yakın. Saygı ve selamlar...  24.09.2012 13:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1627
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster