Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
517
 

Erdoğan'ın övüncü ya da seyahat özgürlüğü

Erdoğan'ın övüncü ya da seyahat özgürlüğü
 

Tayyip Erdoğan grup toplantısında Türkiye'nin nüfusunun onda birinin artık dünyayı gezdiğini, dışarıda Türkiye'nin nasıl değiştiğini ve parasının, pasaportunun nasıl değer kazandığını deneyimlediğini söylemiş. 

Henüz dünyayı geziyorum diyemem belki, ama düzenli aralıklarla geziye çıkan ve son birkaç yıldır her yaz en az bir ülke görmeyi kendisine hedef koymuş biri olarak bugün bu yazıyı yazmaya hakkım olduğunu düşünüyorum, çünkü Tayyip Erdoğan'ın benim üzerimden kendisine siyasi rant devşirmesine izin veremem. 

İlk önce pasaportun değerinden başlayalım, Türk pasaportunun bir değeri yok. Bunu bir çırpıda söyleyince belki haksızlık ediyormuşum gibi gelebilir, ama gerçek maalesef böyle. Türk pasaportunuz varsa eğer, özellikle Avrupa ülkelerine gitmeden önce ülkenizde vize kuyruklarına girmeniz, ülkenizi ne kadar da sevdiğinizi ve vallahi billahi döneceğinizi kanıtlamanız gerekiyor ki, size ülkelerine gitme vizesi versinler. Vizeyi aldım rahatladım mı diyorsunuz? Elbette rahatlamadınız. 

Bindiniz uçağa ve gideceğiniz ülkeye indiniz, sınırda ters bir polise denk gelirseniz (ki neyse ki ben gelmedim hiç), size her türlü soruyu sorup, ülkeye girmemeniz için bin dereden su getirebilirler. Haydi girdiniz diyelim ve Avrupa içinde seyahat edeceksiniz otobüsle. Sınır geçişlerinde nadir karşılaşılan bir durum fakat, otobüsünüz durduruldu diyelim ve polis pasaport kontrolü yapıyor. Çoğu zaman insanların pasaportlarını almazlar bile, fakat sürpriz, sizin pasaportunuz alınır, çünkü siz Türksünüz ve pasaport ve vizenizin sahteliği kontrol edilmeli. 

Vizesiz yerlere gitmek istediniz bunlarla uğraşmamak için, Balkanlar'a mesela. Sınır geçişlerinde yine siz en şüphelisiniz. 

Haydi hepsini geçelim, benim bir zamanlar yeşil pasaportum vardı, dolayısıyla Avrupa'da birçok ülkeye vizesiz gidebiliyordum. Bir seyahatimde, hazır İspanya'ya kadar gitmişken oradan Fas'a geçmek istedim. O dönem Türkiye'nin Ortadoğu'da yıldızlaştığının söylendiği bir dönemdi, Fas'tan İspanya'ya gemiyle gitmeye karar verdik ve bilin bakalım ne oldu? Bizi Fas'tan çıkarmadılar, çünkü pasaportumuzda vize yoktu ve İspanya'ya yeşil pasaportla vizesiz girilebileceğine dair bilgi sınırda yoktu. Sabah 8 vapuruna aldığımız biletle, altı yedi saat sonra ancak ikna edip vapura binebildik. Bize güvenmediler, yanımızda Ortadoğu'da hiç de yıldız olmayan ülkelerin vatandaşları geçip geçip giderken... 

Pasaport değerini geçip, paranın değerine gelelim. 2007 yılında Fransa'dan aldığım Schengen vizesinin faturasını buldum geçenlerde, 60 Euro yine vizenin fiyatı, bu açıdan bir değişiklik yok, fakat Türk lirası karşılığı 106.75 TL. Bugün 60 Euro ne kadar ediyor? Peki Haziran'da ne kadar ediyordu? Temmuz'da yaptığım Orta Avrupa gezisi için 2.35 gibi fiyatlarla almışken Euro'yu, Ekim'de yaptığım Yunanistan gezisi için 2.69'dan alınca şanslı saydım kendimi.  

En nihayet Türkiye'nin değerine gelelim. Dışarıdan Türkiye'yi yanlış tanıyanlar elbette var, "ne kadar da güzel gidiyor her şey..." şeklinde özellikle Fas'ta çok yorum aldık. Kiminle konuşsam, bunu düzeltmeye çalıştım, Türkiye'de gerçekte neler olup bittiğini, nasıl da nefessiz kaldığımızı, yaşam alanımızın gitgide daraldığını ve Erdoğan'ın otoriter yönetimini anlattım insanlara. 

Böyle böyle bu yaza geldik ve Erdoğan için kötü bir haberim var, Gezi direnişi sizin maskenizi düşürdü. Artık insanlar hiç de gerçekleri göremiyor değiller, herkes bana Gezi direnişini sordu, herkes bizden hayranlıkla bahsetti. Direniş sürecinde dahi, gerek gezilerimde, gerek festivale gelen tiyatrocu yabancı arkadaşlarımdan, "yanınızdayız..." diye kaç mesaj aldığımı anlatamam. Dolayısıyla, artık bu dediğiniz de -neyse ki ve nihayet- geçersiz. 

Dedim ya, benim üzerimden siyasi rant çıkarmanıza razı değilim. Ben geziyorum evet ve o saydığınız oran içerisine dahilim muhtemelen. Fakat ben, size rağmen geziyorum. 

Kaldırmamakta ısrarcı olduğunuz, kaldırmamak bir yana, Gürcistan gibi ülkeleri dahi koyduğunuz yurtdışı çıkış haracına rağmen geziyorum.

Dünyanın en pahalı pasaportuna, hala her yıl otomatik zam yapmanıza rağmen geziyorum. Bu kadar pahalı olan bir pasaportun bile basımında sıkıntılar yaşamanıza, bir ay süreyle belki teslim edemeyecek konuma gelmenize rağmen geziyorum. Uçağımın kalkacağı gün elime pasaport gönderdiğiniz günleri biliyorum, ben buna rağmen geziyorum. 

THY'nin, elbette sizin rızanız ve desteğinizle, ucuz havayollarına yeni hat açma konusunda fırsat vermemesine ve birçok alanda neredeyse tekel olarak fahiş fiyatlarla uçuş gerçekleştirmesine rağmen, gideceğim yere bin dereden su getirip, dolanarak gitmeme rağmen geziyorum. 

Ben ufkum açılsın, önyargılarım yıkılsın diye geziyorum. Siz, ülkenin ufkunu ısrarla daraltıp, insanların hayallerini emerken, ben hayallerimin peşinden gidip geziyorum. Siz, ülkede huzur bırakmamışken, ben gittiğim yerlerde birkaç gün (övünerek söylemiyorum ama) ülkeyi takip etmeyip, kafamı ne kadar da rahatlattığımı fark ettiğim için geziyorum. 

Yeni kültürlerle karşılaşmak, başka başka insanlarla tanışmak için geziyorum. Siz kendi yaşam tarzınızı dayatırken, ben sizin için hiç de uygun olmayan yaşam tarzlarıyla karşılaşıp, onların yaşam tarzlarına uygun birkaç gün geçirebildiğim için mutlu geziyorum. Ben gezerken, sizin hiç de hoşunuza gitmeyecek şekilde davranıyorum. Gezip gördükçe, insanlarla konuştukça, sizden daha çok rahatsız oluyor, sizin yönetiminizin sona ereceği günü iple çekiyorum. 

Koyduğum fotoğrafa da bakın, griye boyalı yerler vizesiz gidemediğimiz yerler. Buna rağmen geziyorum. 

Ben sizin politikalarınız sayesinde değil, ben size rağmen geziyorum. Rica ediyorum, benim üzerimden politika yapmayınız, bırakınız bu lafları rica ederim. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merak etme Erdogan'in senin sirtindan siyasal rant devsirmeye (bu senin tabirin) ihtiyaci yok ve buna tenezzul etmez; yurdum insani yurdisina 2-3 kere çikmakla tum Avrupa'nin bizim hakkimizda ne dusundugunu anladigini sanir, ben yurdisinda yasayan biri olarak Avrupalinin yillar once bizi asagilarken simdi nasil hayranlikla izlediklerini ve bize nasil saygi duyduklarini goruyorum, Gezi direnisi de yanlis bir tabir, bunun karsiligi eylemdir Ayrica, AK Parti oncesinde TL doviz karsisinda her yil %50 deger kaybederken sorun degildi de, son 6 yilda toplam biraz zayifladi diye mi sorun oluyor ... THY AK Parti doneminde dunyanin en prestijli havayollarindan biri oldu, hizmet mukemmel ve fiyatlar da diger ozel ve yabanci havayollarindan hesapli; hangi yurtdisi uçusunda THY tekeli varmis soyle de bilelim

Demokrasi Penceresinden 
 02.12.2013 10:45
Cevap :
Tayyip Erdoğan nerede siyasi rant varsa, oradan devşirmeyi çok iyi bilir, bunu yıllardır izliyoruz, çok da güzel çarpıtır her şeyi. Tıpkı sizin yaptığınız gibi. "Benim üzerimden..." tabiri elbette ki sembolik bir tabirdi, bunu anlayabilirsiniz zannederim. Önyargıyla yazdığınızdan çok daha fazla gezdim, görev aldığım festival sebebiyle de buraya gelen birçok insanla da muhattap oluyorum, yani epey gözlem yaptım, yanlış fikirleri olan insanların da kafasındaki fikirleri değiştirmeye çalışıyorum. Yurtdışına giden hükümet yetkilileri bile şu an Gezi direnişi ile onur duyduklarından (lafı evirip çevirmelerle de olsa) bahsediyorlar, siz hala neyin derdindesiniz? THY tekeli konumuna gelince, Türkiye'de özel havayolu şirketlerinin yeni hat açmak için nelerle uğraştıklarını bir araştıralım önce. Sonrasında, şu an aklıma gelen ilk örneği vereceğim. İstanbul'dan Prag'a uçmaya çalışın bakalım, THY dışında bir firmayla aktarmasız uçuş gerçekleştirebiliyor musunuz? Teşekkürler yorumunuz için.   02.12.2013 13:40
 

10 - THY'nin bugün nasıl bir havayolları olduğunu zannediyorsunuz? Avrupa'nın lider havayolu vs. Çalışanlarının neden grevde olduğunu araştırınız. 11 - Ekonomik veriler üzerinden mi gidiyoruz hep, ekonominin iyi olduğu masalına siz inanmaya devam edin. Türk ekonomisinin nasıl bir bıçak sırtında olduğunu bence bu yaz çok yakından gördük. 12 - O dönem çöp dağlarının olduğu ülkeden geliyorduk, yine sokakta insanların öldürüldüğü aynı zamanda, çöp dağları gibi basit şeylerden gitmek zorunda değiliz. Bu dönemde de polisin insanları öldürdüğü bir ülkeden geliyoruz. Pek bir değişim olmamış, ne dersiniz? Yorumunuz için teşekkür ederim.

Cihan Y 
 02.12.2013 0:12
 

6 - Bu yol mevzusu uzar da uzar, hükümetin en büyük övüncü zira. Fakat doğru şekilde yapılmıyor, mühendislik hataları da çok ve yapılıyor-bozuluyor-yine yapılıyor. Uzmanı değilim, daha fazla konuşamam, fakat yüzeysel olarak bilgim var. Dolayısıyla bu kadarını söyleyebilirim. Kaldı ki hataları da çok yol yapımında, en basiti, Marmaris'te "Günlük" ağaçları kesildi yollar yapılırken mesela. 7 - Hava kirliliğinde epey kötü bir çizgide olduğumuzu kabul ederim. Fakat şunu da söyleyelim, Türkiye'nin başkentinde hava hala kirli. Ama yazanlar tehdit ediliyor. 8 - GSMH ile o dönem yerinmiyordum, bu dönem de övünmüyorum, çünkü hesaplama yöntemleriyle o miktarı istediğiniz gibi çıkarabilirsiniz, ayrıca o para o dönem de benim cebime girmiyordu, bu dönem GSMH da cebime girmiyor. 9 - Avrupa ülkeleri çok eskiden vizesizdi, sizi şok edecek belki ama. Kırmızı halı sermiyorlardı, bugün de sermiyorlar. Ama yazıdaki ayrıntıya dikkat ediniz, "lideri olduğumuz" İslam dünyasında da o kırmızı halı serilmiyor

Cihan Y 
 02.12.2013 0:11
 

Peki eski Hukumetler doneminde; 1. Cebinden yalislikla 20 milyon TL'yi cikardigin zaman bir Afrikali bile gulunce yerin dibine gecmiyormuydun? 2. Kac tane ulkeye viesiz giriyordun? 3. Yurtdisi harci hic odemiyormuydun? 4. Pasaport kac liraydi? 5. IMF'nin ayaklarina kapanan bir ulke olarak bunu gururla herkese anlatiyormuydun? 6. Elektrigi, suyu, yolu olmayan Turkiye'den mi bahsediyordun? 7. Hava kirliliginde dunyada benzeri az ulke olarak gurur mu duyuyordun? 8. kisibasina gayri safi hasila 3 bin Dolar diye ogunuyormuydun? 9. Avrupa ulkelerine girerken kirmizi hali mi seriyorlardi? 10. Gemiste THY ile nerelere ucabiliyordun ve THY nasil bir havayollari idi? 11. Bir gecede tum urunlere 100% zam geldigini ve cebindeki paranin her dakika deger kaybettiginden nasil bahsediyordun? 12. Cop daglari ve surekli grev yapan iscilerin yasadigi ulkeden geldigin ogrenilince gurur mu duyoyordun?

C D 
 01.12.2013 15:59
Cevap :
Bence yanlış yerlerden eleştiriyorsunuz, her neyse, ben dilim döndüğünce cevap vermeye çalışayım. 1 - Paradan sıfır atılmasıyla insanların alım gücünde nasıl bir değişiklik oldu? Ayrıca "Afrikalı bile..." derken neyi kastediyorsunuz? 2 - Vizesiz girdiğimiz ülkelerde bile nasıl karşılanıyoruz biliyor musunuz? 3 - Yurtdışı çıkış harcını AKP koydu diye bir iddia yok yazıda dikkatinizi çekerim. Fakat kaldırmıyor, kaldırdığı yerlere dahi yeniden koyuyor. (bkz: Gürcistan). Bu haracın mantıksızlığına odaklansak? 4 - Pasaportun o dönem kaç lira olduğunu bilmiyorum, fakat bugün dünyanın en pahalı pasaportu olduğu gerçeğine odaklansak? 5 - IMF'ye olan borcumuz kapandı, fakat sadece dış borcun adresi değişti, araştırınız. (ek yorumlarla devamını cevaplamaya çalışacağım.)   02.12.2013 0:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 142
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1067
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakülteliyim. Seyahat benim için bir tutku, her fırsatta bir yerlere ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster