Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
392
 

Erdoğan mücahit mi?

Erdoğan mücahit mi?
 

Halama göre Erdoğan mücahit.

Arapça kökenli kelime olan mücahit'in kelime anlamı; Allah yolunda kutsal ülkeler uğruna savaşan kişi demektir. Başka bi deyişle, din uğruna savaşan savaşcı..

İki kutuplu soğuk savaş dönemi 89 yılında Sovyetlerin dağılmasıyla sona ermiş, yerini küresel sermaye diye nitelenen 'yeni dünya düzeni' aldı.

Bugün Sovyetler dahil dünya, küresel sermayenin güdümünde hareket etmektedir. Küresel gücün merkezi Washington. Başta AB ükeleri olmak üzere diğer dünya ükeleri merkezin birer ekipmanları konumundadır.

Bu bağlamda Türkiye'nin üstlenmiş olduğu rolün Ortadoğu ülkelerinin küresel gücün kapsamı alanına dahil etmek olduğunun altının çizilmesi gerekir.

Mücahit değil ama Erdoğan Cumhuriyet tarihinin en uzun soluklu lideri olduğunu ve liderliğini daha da uzun sürdüreceği öngörüsünde olduğumu belirtmek isterim.

Bazılarına göre devranın uzun sürmeyeceği, ükenin dönüşüm yaşayacağı şeklinde beklentileri olmuş olsa da 'görünen köy kılavuz istemez' misali, devran süreceği şeklinde olduğunu söylersek yanılmayacağımızı ilave etmek isteriz.

Büyük Ortadoğu Projesi uzun soluklu bir projedir.

Türkiye, Avrupa Birliğine üye olma nakış ve oyaları ile süslenirken, coğrafi stratejisi konumu itibariyle Asya ve Ortadoğu ülkesi olduğunu vurgulayan Sarkozy'nin sözlerini hatırlatmak isterim.

AB üyeliği kandırmacasıyla esas yapılmak istenen, yukarıda değindiğim gibi Türkiye BOP bağlamında önemli aktör olduğu şeklinde yorumlarsak haksızlık yapmış olmayız diye düşünüyorum.

Peki Erdoğan ile nereye kadar?

Erdoğan ile bi on yıl daha, belki onbeş belki yirmi yıl daha dersek abartı mı yapmış oluruz?

Küresel sermaye yani kapitalizm din argumanı ile beslendiği bir gerçektir. Hamaseti sever, cemaatleri kucaklar.

Gündemden düşmeyen Cumhuriyet ve Atatürk tartışmaları küresel sermayenin senaryo parçalarıdır.

Küresel sermaye gücü hamaseti ve cemaatleri kucakladığı gibi Cumhuriyet'ten de Atatürk ilkelerinden de nemalanmaktadır. Bu yüzden Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerinden vazgeçmeyi öngörmez.

Yapılan tartışmalar gündem değiştirip küresel sermayeye akış sağlamaktır.

Peki, Erdoğan için yaklaşık bi yirmi yıl daha öngörüyorsunuz, Erdoğan'ın sonu Kaddafi gibi mi olur? diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Hayır. Benzer bir sonu olmaz. Olmasını da istemeyiz zaten.

Öyle ya Kaddafi ve Mübarek de bir zamanlar Washington'un güdümünde idiler.

Yok hayır. Mısır ve Libya, küresel sermaye gücüne göre ya rejim değişikliğine gidilmeliydi, ya rejim değişikliğine gidilmeliydi..

Türkiye'de böyle bir şey söz konusu değildir. Gerektiğinde demokratik seçimlerle yeni liderini bulur.) Ee, tabiki Washington'un hesaplarına uyan bir lider.)

Demokratik seçim dediğimiz şu; Tıpkı Erdoğan'ın Başbakan olması için ABD destekli Genç Parti'yi siyaset arenasına dahil edildiği gibi..

ABD'nin her kulvarda olduğu gibi siyaset kulvarında da komplo teorileri fazla miktarda mevcuttur.

Demem şu ki; devran mevran fasafiso. Üsküdar çoktan aşıldı..

Küresel sermaye gücü kumaşından ülkeye gömlek 46 yılından itibaren biçildi. Bir çok liderlere giydirildi. Aynı gömlek hala giyilmekte.

Üstelik hem Kılıçdaroğlu hem de Bahçeli'yi saracak şekilde.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2233
Toplam yorum
: 1104
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 450
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster