Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '16

 
Kategori
Okullar
Okunma Sayısı
489
 

Erenköy Kız Lisesi 100 yaşında

Erenköy Kız Lisesi 100 yaşında
 

 Yıl 1961. O tarihlerde İstanbul Kız Lisesi'nde  Lise birden ikinci sınıfa geçmiş durumdayım.Lalelide oturuyoruz.Yazları ise bir yıl önce sahip olduğumuz Caddebostan'daki evimizde geçiriyoruz.Caddebostan, Laleli'nin kalabalık,bitişik yerleşim düzeninden sonra bahçeleri,denize yakınlığı, sakinliği ile çok hoşumuza gidiyor.Çok katlı, bitişik Laleli apartımanlarından sonra deniz gören geniş balkonları , hanımelleri, güller, mor salkımlarla dolu bahçeleri, az katlı bahçe içersinde yapışık olmayan evleri ebeveynlerimin fikrini değiştiriyor. Babamın iş ,kardeşimin okulu karşı yakada olmasına rağmen ailem Cadebostan'daki yazlık evde yaz kış oturma kararı alıyor. Aynen şimdilerde Bodrum'da ev sahibi olanların trafik, inşaat karmaşaşası, insan kalabalığından bunalıp İstanbul'u terk etmeleri gibi biz de Caddebostan'a göçüyoruz devamlı oturmak için. Herşey çok güzel de benim okulum yeni evimize çok uzak. Babam  bir vapur ile işine gidebilecek,kardeşim ise yatılı okuyor, ama bu benim için imkansız.

 Bu durumda benim evimize yakın bir liseye kaydım alınmaya karar veriliyor. En yakındaki lise Erenköy Kız Lisesi. Evimize yürüme mesafesinde ama ailem beni okul servisine yazdırıyor. Okul servisi de kış aylarında kanarları muşamba ile örtülen , içinde bir sürü çocuğun üst üste oturduğu faytonlar.

 İstanbul Kız Lisesindeki dört yıllık arkadaşlarımı, öğretmenlerimi bırakıp yeni bir okulda yeni arkadaşlar, yeni öğretmenler. 15 yaşındaki beni çok etkiliyor. İlk günler küçük öğrencilerin arasında tıkış tıkış okula gitmek,birbirini daha önceden tanıyan bir dizi kızın arasında yapayalnız kalmak, başka okuldan geldiğim için bana soru dolu gözlerle bakan öğretmenlerin davranışlarına alışmak zor geliyor. Fen sınıfındayım. Sınıfımız 17 kişi. Edebiyat bölümleri kalabalık olmasına rağmen pek fen sınıfına rağbet yok galiba burada.

 İlk günlerdeki tedirgınlığım bir süre sonra azalıyor. Ne yapacaksın alışmak zorundayım, elim mahkum.Yeni okulumda çok değerli öğretmenlerimiz var. Okulumuzun müdiresi Rabia Hanım biyoloji dersimize geliyor. Biyoloji dersimiz de cumartesi günleri. O tarihlerde cumartesi günleri tatil değil ve okul var. Ben üst üste bir kaç cumartesi okulu kırıp annemle kardeşimi yatılı okuduğu okuldan almaya gidiyorum. Bu olay Müdiremiz ve biyoloji öğretmenimiz Rabia Hanımın dikkatını çekmiş olmalı ki ilk karşılaşmamızda 'Oya sen cumartesileri tatil ilan ettin galiba'diyerek bana şaka yollu takılıyor.Anlaşılan bir kaç yıl sonra gerçekleşecek  cumartesi tatilini ben önceden tahmin etmişim.

 İlk günler alışamadığım okulum daha sonra bana şirin gelmeye başlamıştı. Okulun çok geniş bir bahçesi vardı. Öğle tatillerinde yemeğimizi , sandöviçimizi yanımıza alıp ağaçların altına dağılırdık. Herkesin bir ağacı olurdu altında oturduğu. Ben babamın bana hediye ettiği fotoğraf makinem elimde dolaşır arkadaşlarımın, bahçedeki çiçeklerin resimlerini çekerdim. Şimdi Bodrum'daki bahçemde çiçek resimleri çekerken bu çocukluk anılarım aklıma geliyor. Demekki yıllar önce de çiçek resmi çekmeyi çok seviyormuşum.Sonraki yıllarda araba ile okulumun önünden geçerken dikkatimi çekti. Bizim altında oturduğumuz ağaçlar kesilmiş ve yerine devasa apartımanlar dikilmişti. O bahçenin okula ait olmadığını o zaman anladım.

 Arkadaşlarım ile güzel anlaşmıştık. Önceleri faytonla yaptığım okul yolculuğum sonraki aylarda arkadaşlarımla gülüş cümbüş yürüyerek gittiğimiz bir şekle dönüşmüştü bir kaç ay sonra.

 İyi  günde , dertte tasada iki yıl güzel bir öğrencilik geçirdim bu çok köklü lisede.Üzerimde çok etkili olan edebiyat öğretmenimiz Behice Kaplan, Fizik öğretmenimiz Zekavet Hanım, Cebir Geometri öğretmenimiz Mükerrem Hanım,sosyoloji öğretmenimiz Ziya Somer ve  ismini hatırlayamadığım diğer öğretmenlerim. Müdiremiz Rabia Hanım bir yıl sonra emekli oldu.Yerine genç bir müdire geldi.Türkan Aymakoğlu . Ondan sonraki müdire ise benim sınıf ve sıra arkadaşım Emek Türk'tü. Ben hep gurur duydum en yakın arkadaşımın okuluma müdire olmasına. Yıllar sonra hala en yakın arkadaşım olan Emek Hanım ile sık sık anılarımızı tazeliyoruz.

 İki yıllık eğitim dönemimde anılarım o kadar  çok ki.Keşke dili olsa da anlatsa okulun bahçesi, merdivenleri,sınıfları, kantini bizim yaramazlıklarımızı.

 Ben hepsini yazmaya kalkarsam bu yazı bitmez. Oysa ki  bu yazıya Erenköy Lisemin 100. yılı olduğunu anlatmak için başlamıştım. 

 Bu yıl Erenköy Lisesinin 100. yaşını kutluyormuşuz. Ben 55 yıl önce okuduğuma göre demekki o tarihlerde epey gençmiş lisem. Bu arada benim de yaşım meydana çıktı galiba.

 Daha nice yıllara Erenköy Lisesi diye yazımı bitireyim. Daha nice yıllara ve nice öğrencilere, nice anılara.

 Yazıma eklediğim fotoğraf 1963 tarihini taşıyor. Edebiyat öğretmeni Behice Kaplan ve 6 Fen sınıfı öğrencileri.Bu arada ben fotoğraf çektiğim için karede yokum.

 

NAHİDE ÇELEBİ, Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel bir fotoğraf ne güzel anılar. Lise yıllarının anıları unutulmuyor. Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 29.04.2016 4:14
Cevap :
Gerçekten çok sevgi ile anılan günler.Yorumunuz için çok teşekkür ederim Değerli Arkadaşım.Sevgi ve selamlar  29.04.2016 10:18
 

Ne güzel, anıları yıllar sonrada olsa o günlerdeki gibi yaşamak. Esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 28.04.2016 21:51
Cevap :
Güzel günlerimizdi o günler. Yorumunuz için çok teşekkür ederim Sayın Yazarım. Saygılarımla  29.04.2016 10:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 826
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster