Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
9224
 

Erenköy Kız Lisesi anıları

Erenköy Kız Lisesi anıları
 

Öğrenciliğimde ve mezun olduğum zaman benim için çok da önemi yokmuş gibi hissettiğim sevgili lisemi yine ziyaret ettim. Bir mezunlar günüydü. Artık iyice yaşlanmış öğretmenlerimi, yavaş yavaş orta yaş sınırına tırmanan arkadaşlarımı görmek olağanüstü heyecan vericiydi. Hele okul yıllarında çok kızdığım (beni asi buluyordu) bir öğretmenimin beni onlarca yıl sonra tanıyıp, hiçbir şey olmamış gibi bağrına basması… Neredeyse kalpten gidiyordum.

Orası benim için çok değerli bir yuva. Eskiden Rıdvan Paşa köşküymüş. Bizim zamanımızda ana bina dışındaki binalar kullanılır durumdaydı. Demir parmaklıklı sera, şık kameriyeler, pembe ve beyaz at kestaneleriyle, mavi çamlarla dolu bahçeyi süslerdi. Hazım Amca ve onun Chitty Chitty Bang Bang'deki dedeye benzeyen ustası yaşlı bahçıvan baharla birlikte, bahçede durmadan büyük bir telaş içinde gidip gelirlerdi. Biz ise pergoladaki tahta banklara oturur kulaktan kulağa oynardık. Girişteki ana yolun iki kenarını süsleyen gül fidanlarını, Hıdırellez günü niyet yazılı kağıtları gömmekte kullanırdık.

Bugün güzel sanatlar lisesi olarak kullanılan bina ise yatakhane binamızdı. Yatılılar olarak orada acı tatlı pekçok günümüz geçti. Yatakhane müdürümüz Leman hanımı onu tanıyan hiç kimsenin unutmadığını biliyorum. Okulla yatakhaneyi ayıran sokaktan, aşağıdaki tren yolu ve alt geçit görünürdü. Tam akşam etüdü çıkışında oradan bir kara tren feryat figan geçer, tüm yatılıların yüreğini sıla hasretiyle cız ettirirdi.

Yüksek ağaçların tepesine tırmanmış dev mor salkım yıllar yılı lisenin girişini süsledi. Yine eskiden olduğu gibi nisan ayı geldiğinde kokusu dünyayı tutuyor.

Artık bir yıkıntı haline gelen köşkte bir zamanlar piyanolu bir salon varmış; genç kızlar orada müzik dersi yaparmış... Ne yazık ki korunamamış, yanmış, Erenköy'lülerin anılarında kalmış. Şimdi ağaçlara, otlara ev sahipliği yapıyor, bu tarihi değer. Keşke bir rölövesi yapılabilseydi eski köşkün. Yeniden canlandırılabilirdi geçmiş belki.

Sevgili EKL mezunları, Nisan ayında mezunlar gününde okulunuza giderseniz o mor salkımın altında durup kokuların sizi hangi anılara götüreceğine bir bakın derim. Bakalım siz de lise yıllarınızı acısıyla tatlısıyla yeniden yaşayacak mısınız benim gibi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okulumu çok özlemiştim anılarım canlandı size teşekkür ederim...

arzu gülener 
 03.02.2008 12:37
 

Bursa'dan gelip, erenköy kız lisesinde ösys imtihanına girmiştim, hatırlattınız. Çevirmen pratik iyi konuşabiliyormu, Bayan erkek, aynımı isimlendiriliyor. savgive saygıyla.

Nariçi 
 29.07.2007 23:05
Cevap :
Sevgili Nariçi, Bence çevirmen gayet güzel ve düzgün konuşabilmelidir. Sözlü çeviri yapmasa bile. Çünkü dile hakim olması gerekir. Eğitim alırken bu da önemseniyor bildiğim kadarıyla. Kendi adıma konuşursam, benim okuduğum filolojide düzgün bir İngilizce konuşmadan mezun olmak mümkün değildi. İngilizce yanında Türkçe'ye de önem verilirdi. Bence doğrusu da budur. Çevirmen hem erkek hem kadın için kullanılıyor. Böyle bir merakın olması benim hoşuma gitti. Çevirmenlik bir merak mesleğidir çünkü. Kelimelerin kökenini etimoloji sözlüklerinden inceleye bilirsin. Sevgilerimle.  31.07.2007 12:23
 

çok eski günlerini görme fırsatım olmasa da o tarih kokan havasını ben de soludum diyebilirim pilav gununde kendimden yaşça çok buyuk insanları gördükçe acaba onların arkadaşları nasıldı öğretmenleri nasıldı bizim yaşadıklarımıza benzer şeyler yaşamışlar mıdır diye kendi kendime sormadan edemedim.hatta bir kaç eski mezunla sohbet etmek istedim fakat arkadaşlarım pek yanaşmadığı için ben de bu isteğimi gerçekleştiremedim belki burdan tanışıp bir sonraki pilav gununde sizlerle görüşme fırsatı bulabilirim şimdilik hoşçakalın...Merve Arslan

Merve 
 07.05.2007 17:58
 

Sevgili Şefika, nasıl olur da bu kadar güzel bir yazıya insanlar duygulanıp da yorum yazmazlar anlamış değilim. Yahu hem diyorlar ki, bloglarda eğitimd düzeyi yok şu kadar, yok şu kadarı bilmem lise, şu kadarı yüksek okul mezunu falan. Yani içlerinde liselerini hatırlayıp yorum yazmak isteyen nasıl çıkmaz anlayabilmiş değilim? En güzel yıllar, en heyecanlı yıllar, aşkların en yoğun, korkuların en yoğun yaşandığı yıllar o yıllar değil miydi? En bilindik ama vazgeçemediğimiz hataları yaptığımız yıllar o yıllar değil miydi? kavgalarla aşkların iç içe yaşandığı yıllar ? Erenköy Kız Liseliler hadi ekran başına diyeceğim ama nerdeeeeee? Televizyon ekranına gider mider onlar şimdi. PC başına yani! Şefika ellerine sağlık, anılarda kalan tek şey dostluklar olsun...

Baver Ergun 
 16.03.2007 21:25
Cevap :
Sevgili Baver, Bizim insanımız yazı yazmayı pek sevmiyor sanırım. Şu ana kadar en yüksek hiti alan bu yazım çünkü. Selamlar.  22.03.2007 18:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3232
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

İzmit doğumluyum. İngiliz Filolojisi'ni bitirdim. İki çocuk annesiyim. Kitap çevirmenliği yapıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster